Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)
-"(MİT tırlarına ait olduğu iddia edilen görüntülere ilişkin) Seçimin son haftasına girerken, ismini zikrettiğiniz gazete ve o ismini zikrettiğiniz şahıs ki geçmişin biliyorsunuz malum takımlarından birisidir, şu anda bunu gündeme getirmesinin tek sebebi, tekrar ülkeye zarar vermek, bir tezvirat, böyle bir kampanya" -"Kaldı ki bu yargıda şu anda. Yargı süreci devam ediyor. O savcılar, hakimler vesaire bunlar hepsi yargılanıyor. Askerler yargılanıyor. Bununla ilgili subay, astsubay bazı tutuklu olanlar var. Böyle bir sürecin içerisinde sen kalkıyorsun, böyle bir başlık atıyorsun. Böyle bir başlığı atman bile bana göre hem ülkeye bir ihanettir hem de bunun nereye gideceği konusunda sen bu kararı neye göre veriyorsun? Paralel yapının dediği istikamette bunu kullanıyor" -"MHP, milliyetçilik derken, kafa tası milliyetçiliği yapıyor. MHP'nin yaptığı milliyetçilik, bu ülkenin kalkınmasına yönelik, bu ülkenin uluslararası camiada bir yer edinmesine yönelik değil. Ben millilik dendiği zaman, milliyetçilik dendiği zaman Türkiye'nin ekonomik alanda, siyasi alanda, askeri alanda velhasıl her alanda kalkınmasını anlarım. Uluslararası alanda bir saygınlığının olmasını anlarım"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , MİT tırlarına ait olduğu iddia edilen görüntülere ilişkin "Seçimin son haftasına girerken, ismini zikrettiğiniz gazete ve o ismini zikrettiğiniz şahıs ki geçmişin biliyorsunuz malum takımlarından birisidir, şu anda bunu gündeme getirmesinin tek sebebi, tekrar ülkeye zarar vermek, bir tezvirat, böyle bir kampanya" dedi.

Erdoğan, SHOW TV canlı yayın programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

"Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tırlarına ait olduğu iddia edilen görüntüler yayınlandı Cumhuriyet gazetesinde. Bunun ardından bir tartışma başladı, siz de bu tartışmaya müdahil oldunuz. Bu yayını yapan gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında suç duyurusunda bulundunuz. Bu sürece dahil gelişmede müdahil olmanızın nedeni ne?" sorusu üzerine Erdoğan, MİT'in devletin şu anda en özel teşkilatı olduğunu, bu teşkilatın gerek ulusal bazda, gerekse uluslararası bazda hassas görevleri olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu görevleri yerine getirirken kimler, nereye kadar buraya müdahale edebilir, bunların da hepsi kanunlarla belirlenmiştir. Bu tür bir şeyde, Başbakanın her şeyden önce, herhangi bir müdahale Müsteşara falan olacağı zaman bundan haberinin olması lazım, izninin olması lazım. Bu olayla ilgili olarak MİT araçları olduğu halde, bunlara müdahale etme yetkisi yok. Böyle bir yetki olmadığı halde, burada MİT'in bu tırlarına çok farklı bir alanda bir müdahale söz konusu olmuştur. Bunun uluslararası alanda bir tezvirat, uluslararası alanda Türkiye'ye yönelik bir karalama kampanyası, bunlar var. Peki bunun arkasında kim var? Baktığımız zaman burada bir defa yine bir üst aklın olduğuna inanıyorum. Üst aklın kullandığı kim? Bu da paralel yapı."

"Paralel yapının" burada da devreye girdiğine dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Neticesinde bakın şu anda hepsi dökülmeye başladı. Bunlar konuşuldu. O günlerde bunlar gazetelerde, televizyonlarda yer aldı. Peki şimdi, tekrar seçimin son haftasına girerken ismini zikrettiğiniz gazete ve o ismini zikrettiğiniz şahıs ki geçmişin biliyorsunuz malum takımlarından birisidir, şu anda bunu gündeme getirmesinin tek sebebi, tekrar ülkeye zarar vermek, bir tezvirat, böyle bir kampanya. Kaldı ki bu yargıda şu anda. Yargı süreci devam ediyor. O savcılar, hakim vesaire bunlar hepsi yargılanıyor. Askerler yargılanıyor. Bununla ilgili olarak subay, astsubay bazı tutuklu olanlar var. Böyle bir sürecin içerisinde sen kalkıyorsun, böyle bir başlık atıyorsun. Böyle bir başlığı atman bile bana göre hem ülkeye bir ihanettir hem de bunun nereye gideceği konusunda sen bu kararı neye göre veriyorsun? Paralel yapının dediği istikamette bunu kullanıyor."

-"Bunlarda icraat yok"

O zaman "Biz Bayırbucak Türkmenlerine her türlü insani, lojistik desteği veriyoruz, bunu da vermeye devam edeceğiz" dediklerini de anımsatan Erdoğan, Bayırbucak Türkmenlerinin ileri gelenlerin konuyla ilgili açıklamaları olduğunu söyledi.

Hatta MHP 'li bir milletvekilinin de gerek kendisine gerek dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na teşekkürleri olduğunu da hatırlatan Erdoğan, "(Siz olmasanız Bayırbucak Türkmenleri burada ne yapacaklar?) Çünkü Suriye'de rejim onların da üzerine geliyor. Lazkiye'den Hatay'a doğru, o bölgede biliyorsunuz Bayırbucak Türkmenleri var ama bunlar Türkiye'de Hükümeti, son dönemlerde şahsımı terör örgütlerine destek veriyormuşuz diye itham etme noktasına gittiler. Bir algı operasyonu. Bunu kim adına yapıyorlar, o da belli'' diye konuştu.

"MHP, MİT tırlarının durdurulması noktasında paralel yapının girişimlerine karşı bir tavır almadı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP'nin bu tür şeylerde milli bir meselesi olmadığı yanıtını vererek cevapladı.

Erdoğan, ''MHP, milliyetçilik derken, kafa tası milliyetçiliği yapıyor. MHP'nin yaptığı milliyetçilik, bu ülkenin kalkınmasına yönelik, bu ülkenin uluslararası camiada bir yer edinmesine yönelik değil. Ben millilik dendiği zaman, milliyetçilik dendiği zaman Türkiye'nin ekonomik alanda, siyasi alanda, askeri alanda velhasıl her alanda kalkınmasını anlarım. Uluslararası alanda bir saygınlığının olmasını anlarım. Bugün eğer Türkiye G20 içerisinde yer almışsa, milliyetçilik budur. Oraya Türkiye'nin gelmesi öyle sıradan olmuyor. Bunlarda icraat yok" diye konuştu.

-"Devlet işçisine, memuruna borçlu olur mu?"

MHP, ANAP ve DSP'nin iktidara geldiğini ifade eden Erdoğan, "5 yıllığına görev yapacaklardı. Peki 3,5 yılın sonunda erken seçim kararını alıp da niye kaçıp gittin? Niye buna 5 yıl buna tahammül edemedin? Bunlar Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu depremlerinin altında kaldılar. Ekonomi o denli çökmüştü" dedi.

Koalisyon dönemine ait elinde bazı tablolar olduğunu belirterek, bazı gazete kupürlerine ait haberleri paylaşan Erdoğan, şunları ifade etti:

"Buyurun, 1999, 'Vergi depremi', evden otomobile, cep telefonundan kira gelirine, silah ruhsatından faize kadar her şeye vergi. Çok daha enteresan, 'Böyle geçici bütçeyi bir tek Kurtuluş Savaşı'nda gördük' bütçe büyüklüklerini anlatıyor. Aynı şekilde 'Skandal itiraf. IMF'nin deprem paralarıyla işçi ve memur maaşların ödedik' diyor. Şimdi bu Hürriyet gazetesi bunların hepsinin yanında. Bir şey daha söylüyorum o da çok enteresan. 'Devletin faiz yükü 20 yılda 754 bin kat daha büyüdü.' Buyurun, yine Hürriyet gazetesi. Bakın enteresan bir şey daha söylüyorum, burada da yine 'Bir millet eriyor', 2001, Milliyet. 'Umut veren sözler.' 'Tanrım sen aklımıza mukayyet ol.' Aynen Yunanistan'ın durumuna düşürdüler bizi."

Göreve geldiklerinde kendisine iki tablo getirildiğini anlatan Erdoğan, "Bunların bir tanesi zorunlu tasarruf denilen olay. Memur ve işçiden kesilen para. Maaşları ödeyemiyorlar ve oralardan para kesiyorlar. Eski rakamla neydi biliyor musunuz zorunlu tasarruf? 15 katrilyon, hatta 15,1 katrilyon. Bir de Konut Edindirme Yardımı, bununla ilgili de kesintiler. O da 3,5 katrilyon. Ne yaptı? 18,5 katrilyon. Devlet işçisine, memuruna borçlu olur mu?" dedi.

Bunun sadece MHP, DSP, ANAP dönemine ait olmadığını ifade eden Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

"Geçmişte de var. SHP filan, onların dönemi de var. Biz bu parayı, sendikalarla arkadaşlarımız bir araya geldiler, bu borcu biz ödedik. Düşünün 18,5 katrilyon, bugünün rakamı ile 18,5 milyar. Şimdi kurusıkı atıyorlar 'Memura şunu vereceğim...' Geçmişte gördük biz sizin neyi verip veremediğinizi. Bırakıp gittiniz. Depremin altında kaldınız. Biz de deprem geçirdik. Mesela bu depremlerden bir tanesi malum Bingöl depremi. Gecesinde gittik. Aynı şekilde Simav depremi, anında müdahale. Bir yılda yeni Bingöl inşa ettik, Simav inşa ettik. En büyüğü Van depremiydi. İki yılda Van'ı yeniden inşa ettik. Şu anda bir Erciş'e gitseniz adeta deniz manzaralı bir şehir görürsünüz, yeni yaptığımız konutların olduğu bölgeyi kastediyorum. Edremit'te, aynı şekilde deniz manzaralı TOKİ'nin yaptığı yerleri görürsünüz. Bu güçlü bir iktidarın neler yapabileceğini ortaya koyması bakımından önemli. Bakın ben yaptığımızı konuşuyorum."

(Sürecek)