Cumhurbaşkanı Erdoğan Aksaray'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan Aksaray'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Aksaray'da
-Erdoğan: (2) -"Şimdi çıkmış dağdan birileri konuşuyor, 'İmralı, İslamı çok iyi bilirmiş. Ya bunlar ateist, bunlar zerdüşt" -"Kürt kardeşlerim, onlara özellikle sesleniyorum: Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Boşnak, Arnavut, Roman, bizde böyle bir ayrım yok. Niye? Biz yaratılanı yaradandan ötürü sevdik. Ne Türk'ün Kürt'e, ne Kürt'ün Türk'e üstünlüğü yoktur, üstünlük sadece takvayladır. Biz bu yolda böyle yürüyoruz. Bizim için ne siyasi Türkçülük yapanlar doğru yoldadır, ne siyasi Kürtçülük yapanlar doğru yoldadır, hepsi de eğri yoldadır bunu iyi bilmemiz, iyi anlamamız lazım" -"Böyle bir Anamuhalefet olur mu? Bir taraftan gittiği her yerde 'Taşeronu kaldıracağım' diyor, madem taşeronu kaldıracaksın, sizin belediyelerinizde olan taşeronları bir kaldırın, oradan başlayalım bu işe. Kaldır o taşeronları sana inanalım" -"Anne baba evladını imam hatiplere göndermek istiyor, niye rahatsız oluyorsun, bırak göndersin. Sen benim eğitim öğretim özgürlüğüme niye karışıyorsun, ben istediğim yere yavrumu gönderirim"

AKSARAY (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Şimdi çıkmış dağdan birileri konuşuyor, 'İmralı, İslamı çok iyi bilirmiş. Ya bunlar ateist, bunlar zerdüşt" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aksaray kent meydanında düzenlenen programla Aksaraylılarla buluştu. Konuşması sırasında vatandaşların Anamuhalefet partisini yuhalaması üzerine Erdoğan, "Yuhalamayın, bu yuhları on gün sonra sandığa gömmeye var mısınız? Mesele bu ondan daha tesirlisi yok. En demokratik yuhalama odur. Çünkü biz dağlardakinin verdiği mesajlarla hareket eden bir demokrasi tanımıyoruz" dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi çıkmış dağdan birileri konuşuyor, 'İmralı, İslamı çok iyi bilirmiş. Ya bunlar ateist, bunlar zerdüşt, bunlar değil mi 'Taksim Kabe'mizdir' diyenler? Bunlar benim meydanlarda gösterdiğim Kürtçe mealli Kur'an-ı Kerim'i, 'Diyanet İşleri Başkanı bir tane hazırlattı Cumhurbaşkanına gönderdi' dediler. On bin adet basıldı ve şu anda da bitti veya bitmek üzere. Bunlar değil mi 'Zorunlu din derslerini kaldıracağız' diyenler, 'Diyaneti kaldıracağız' diyenler bunlar değil mi? Nasıl oluyor. Ah benim Kürt kardeşlerim, onlara özellikle sesleniyorum: Biz Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Boşnak, Arnavut, Roman, bizde böyle bir ayrım yok. Niye? Biz yaratılanı yaradandan ötürü sevdik. Ne Türk'ün Kürt'e ne Kürt'ün Türk'e üstünlüğü yoktur, üstünlük sadece takvayladır. Biz bu yolda böyle yürüyoruz. Bizim için ne siyasi Türkçülük yapanlar doğru yoldadır, ne siyasi Kürtçülük yapanlar doğru yoldadır, hepsi de eğri yoldadır, bunu iyi bilmemiz, iyi anlamamız lazım."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun projesini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Proje dediğinde elle tutulur bir şey yok. 'Sürekli görüşüyoruz, bize destek veriyor' dediği ve ithal garantisi verdiği ekonomi bakanı bile beğenmemiş bu projeyi" dedi.

Erdoğan, Anamuhalefet partisinin başındaki kişinin, "imam hatipleri kapatacağız" dediğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Fakat Kayseri'ye gitti. Kayseri'de dedi ki 'Ben böyle bir şey demedim'. Halbuki seçim beyannamesinde var, 1+8+4 biz bunu daha önce gördük bu formülü, bu ne demektir biliyor musunuz? 'İmam hatiplerin orta kısmını kapatacağız' demektir. Çünkü geçmişte bunlar bunu yaptı, orta kısmı kapattılar. 600 bin öğrenci vardı o zaman, nereye düştü, maalesef 60 bine düştü. 60 bindeyken şimdi biz orta kısımları yeniden açınca, katsayıyı kaldırınca ne oldu, öğrenci sayısı bir anda 1 milyona çıktı. 60 binden 1 milyona. Şimdi bunları rahatsız eden bu, yani nasıl bakıyorlar biliyor musunuz? Bu milletin mayasında bu var. Anne baba evladını demek ki imam hatiplere göndermek istiyor, niye rahatsız oluyorsun, bırak göndersin. Sen benim eğitim öğretim özgürlüğüme niye karışıyorsun, ben istediğim yere yavrumu gönderirim."

Kendisinin ve dört çocuğunun imam hatip mezunu olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak kız çocuklarının başörtüsü, oğullarının ise katsayı sorunu nedeniyle Türkiye'de okuyamadıklarını söyledi.

Çocuklarının yurtdışında okumak zorunda kaldığını, yurtdışında devlet başkanlarının ve Amerikalı yetkililerin "Siz kızlarınızı buraya neden gönderdiniz" diye sorduklarını, kendisinin de "başörtülü Türkiye'de okuyamadılar onun için" şeklinde yanıt verdiğini anlattı.

Erdoğan, "Şaşırdı. 'Siz Müslüman değil misiniz' dedi, 'Evet Müslümanız' dedim. Orada hançer saplandı böğrüme. Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya, böyle oldu. Düşünebiliyor musunuz, orada okuyor kendi ülkemde okuyamıyor" diye konuştu.  

Alanda bulunan gençlere "Şimdi katsayı kalktı mı? İstediğiniz üniversiteye gitme şansınız var mı?" diye soran ve olumlu cevap alan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  "Ama şimdi biz de sizden ne bekliyoruz, başarı bekliyoruz. Milli ve manevi değerlerine, vatanına sahip bir nesil, biz sizden bunu bekliyoruz ve inşallah öyle bir gençlik ki 'sağına soluna bakmadan kim var denildiğinde ben varım' diyen bir gençlik, işte bunu istiyoruz" dedi.

-"Böyle bir Anamuhalefet olur mu?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biliyorsunuz, meydan meydan dolaşıp ne diyor, 'Bana dört yıl verin işsizliği bitireyim'. Bir hafta önce Aksaray'daydı, burada da aynı şeyleri söylemiştir. Peki açıkladığı projede ne diyor, '2035 yılında yüzde 5'in altına inecek işsizlik' diyor. 'Dört yılı verin bitireyim' diyorsun, orada da 2035 diyorsun. Bunlarda yalan dümdüz. Allah aşkına böyle bir siyaset, böyle bir siyasetçi, böyle bir Anamuhalefet olur mu? Bir taraftan gittiği her yerde 'Taşeronu kaldıracağım' diyor, madem taşeronu kaldıracaksın sizin belediyelerinizde olan taşeronları bir kaldırın, oradan başlayalım bu işe. Kaldır o taşeronları, sana inanalım. Yani kendi belediyelerinde bunu kaldırmıyorsun 'gelince kaldıracağım' diyorsun. Hak isteyen taşeron işçilere bunlar, meydan dayağı attılar. Daha şimdiden asgari ücretle ilgili çark etmeye başladı. Seçim günü gelmeden muhtemelen emeklilerle ilgili vaadinden de cayabilir."

Başbakan olmasının ardından önüne iki başlık geldiğini söyleyen Erdoğan, bunların zorunlu tasarrufla 15 katrilyon, konut edinme yardımı adı altında da 3,5 katrilyon para kesintileri olduğunu anımsattı. Erdoğan, "İşçi, memur bunlar. Bir taraftan 'memuru gözeteceğim' diyorsun, 'işçiyi gözeteceğim' diyorsun, bir taraftan devlet işçisine memuruna borçlu olur mu? Bunlar borçlandılar, hemen sendikaları çağırdık, toplandık ve bu paraları elhamdülillah biz ödedik. 18 katrilyonu biz ödedik" diye konuştu. 

(Sürecek)