Cumhurbaşkanı Erdoğan Aksaray'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan Aksaray'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Aksaray'da
- Erdoğan: (4) - "Bugün MHP kendine oy istemek yerine maalesef bölücü örgütün güdümündeki partiye oy dilenir hale geldi. Bu tablo gerçekten ibretlik bir tablodur" - "Şimdi ne oldu da bölücü örgütün güdümündeki parti için 'Meclise giremezse erken seçim olur' diyorsunuz. Bu sevdanın sebebi ne? Kendi partinizden esirgediğiniz mücadeleyi niçin bölücü örgütün partisi için veriyorsunuz? 'Biz nasıl 4 yıl beklediysek sizin de beklemeniz gerekir. Kaosa izin vermeyiz' demeniz gerekmez mi? İşte tezgah bu kadar açık" - "Benden sonrası tufan anlayışıyla kendilerinin içinde olduğu gemiyi batırmaktan çekinmeyecek bir ruh hali içindeler. Türkiye'nin kazanımlarını 'komşunun iki gözü çıksın' mantığıyla hiç düşünmeden ateşe atabilecek kadar gözleri dönmüş vaziyette. Ama ben milletimin bu tezgahı bozacağına inanıyorum, ben milletimin ferasetine inanıyorum, basiretine güveniyorum"

AKSARAY (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Bugün MHP kendine oy istemek yerine maalesef bölücü örgütün güdümündeki partiye oy dilenir hale geldi. Bu tablo gerçekten ibretlik bir tablodur" dedi.

Kent Meydanı'nda Aksaraylılara hitap eden Erdoğan, KPSS yolsuzluğuyla milletin evlatlarının geleceğinin çalındığını belirterek, şantajcı, montajcı, paralel çetenin sırtının sıvazlandığını dile getirdi.

Muhalefet partilerinin izlediği politikanın yanlış olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zalim Esed'e sahip çıkmayı, Mısır'da darbecileri desteklemeyi, 9 vatandaşımızın katili İsrail'e göz kırpmayı dış politika diye sunuyorlar. Bütün bunlar, hepsi bu arada oluyor. Şunu bilmemiz lazım; hangisi bu milletin faydasına olacak işler. Zaten bunların böyle bir derdi yok, bunların tek gayesi; 2023 hedeflerine doğru ilerleyen Türkiye'yi rayından çıkarmak. IMF'ye 23,5 milyar dolar borcu kim yaptı? MHP, DSP, ANAP, bunlar yaptı. Kim ödedi? Biz ödedik. 'Milliyetçiyiz' diyorlar. Merkez Bankasının kasasında ne vardı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar. Bunun yarıdan fazlası yurtdışındaki işçilerimizin parasıydı. Şimdi ne var? 122 milyar dolar. 27,5 milyar dolar niree, 122 milyar dolar nire... Fark bu. Paramızın pul, itibarımızın sıfır olduğu o kötü günlere ülkeyi tekrar döndürmenin planlarını yapıyorlar. İnşallah milletimiz bunlara prim vermeyecek."

- "İşte tezgah bu kadar açık"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'nin söylemlerini eleştiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Geçen hafta MHP'nin Genel Başkanı çıktı; 'bölücü örgütün partisi Meclise giremezse ülkede istikrarsızlık olur, erken seçime gidilir' dedi. Bu partinin bir milletvekili adayı da, 'HDP'yi mecliste görmek isteriz' dedi. Dün de bölücü örgütün güdümündeki partinin bir milletvekili, Bahçeli ile aynı ifadelerle 'Meclise giremezsek ülke kriz yaşar, erken seçime gidilir' diyor. Bugün MHP kendine oy istemek yerine maalesef bölücü örgütün güdümündeki partiye oy dilenir hale geldi. Bu tablo gerçekten ibretlik bir tablodur. Şimdi ben buradan soruyorum Sayın Bahçeli, 2002 seçimlerine siz de girdiniz, milletim sizi cezalandırdı ve baraj altında bıraktı, öyle mi? Siz baraj altında kaldığınızda dahi çıkıp meydanlara 'erken seçim isteriz' diye nümayiş yaptınız mı? Yapmadınız, 4 yıl beklediniz. Tekrar seçimlere girdiniz ve bu şekilde Meclisteki yerinizi aldınız."

-"Bu sevdanın sebebi ne?"

"Şimdi ne oldu da bölücü örgütün güdümündeki parti için 'Meclise giremezse erken seçim olur' diyorsunuz. Bu sevdanın sebebi ne?" diye soran Erdoğan, şunları söyledi:

"Kendi partinizden esirgediğiniz mücadeleyi niçin bölücü örgütün partisi için veriyorsunuz? 'Biz nasıl 4 yıl beklediysek sizin de beklemeniz gerekir. Kaosa izin vermeyiz' demeniz gerekmez mi? İşte tezgah bu kadar açık. 'Benden sonrası tufan' anlayışıyla kendilerinin içinde olduğu gemiyi batırmaktan çekinmeyecek bir ruh hali içindeler. Türkiye'nin kazanımlarını 'komşunun iki gözü çıksın' mantığıyla hiç düşünmeden ateşe atabilecek kadar gözleri dönmüş vaziyette. Ama ben milletimin bu tezgahı bozacağına inanıyorum, ben milletimin ferasetine inanıyorum, basiretine güveniyorum. Bu millet, Yunus Emre'nin aşk pınarından, Somuncu Baba'nın irfan çeşmesinden kana kana içmiş bir millettir. Bu millet Alparslan'ların, Kılıçarslan'ların, Fatih'lerin, Kanuni'lerin Yavuz'ların torunu olan bir millettir." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin, bundan 100 yıl önce Çanakkale'de destan yazdığını, tüm yokluğa, yoksulluğa, sıkıntıya rağmen istiklalinden taviz vermediğini ifade ederek, "Şimdi buradan öyle bir haykıralım ki Çanakkale şehitlerimizin ruhu şad olsun. Öyle bir coşkuyla söyleyelim ki Suriyeli yetimlerin, Filistinli masumların, Mısırlı yiğitlerin yüreklerine su serpilsin. Öyle bir ses verelim ki Pensilvanya kaçakları, Kandil'deki terör baronları, Amerika'dan burayı karıştırmaya çalışan darbe sevdalısı medya bunları duysun" ifadelerini kullandı.

Alandakilere, 'Hazır mısınız? 7 Haziran'da demokrasiye sahip çıkıyor muyuz? 7 Haziran'da sandıkları patlatıyor muyuz? Yeni Türkiye'nin inşasına hazır mıyız? Yeni anayasayı istiyor muyuz? Başkanlık sistemini destekliyor muyuz?' diye soran ve 'Evet' yanıtını alan Erdoğan, "Bu sese kulak vermeyenler, bu coşkuyu görmeyenler iflah olmaz" dedi. 

- "Bunları bu vatanın samimi evlatları diye düşündük ama meğer hesap başkaymış"

Milletin kararlılığının, 27 Mayıs heveslilerinin kabusu, şer şebekelerinin hüsranı olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

Hacı Bektaş-ı Veli ne diyor? 'Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız'. Bende ilave ediyorum; kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Ama bizim bir Rabiamız var biliyorsunuz, Rabiamız'da ne var, tek millet'. iki 'tek bayrak', şehidimizin kanı, rengi. Hilal; bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız; 'şehidimizin ifadesi'. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Üç, 'tek vatan' 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Bu vatanda kimse ameliyata heves etmesin, karşılarında bizi bulurlar, ordumuzu bulurlar, güvenlik güçlerimizi bulurlar. Hepsinden öte milletimizi bulurlar. Dört; 'tek devlet'. 

Çıkmış bir paralel devlet. Nerede dolaşıyorsun? Bunları 'bu vatanın samimi evlatları' diye düşündük ama meğer hesap başkaymış. 40 yıl başka tezgahın peşinde olmuşlar. 99'da kaçıp gitti. Hoca Efendi niye kaçıp gittin ya? Kaçıp gideceksen niye Amerika'ya gittin? Mekke'ye gitseydin, Medine'ye gitseydin. Orada ne işin var? Şimdi de bunların illerde imamları var; o imamlar da kaçmaya başladı. Başbakan iken bir şey söylemiştim; 'İnlerine gireceğiz' demiştim. Şu anda girdik. Yahu imam mihrabı bırakıp kaçar mı? Bunlar kaçar çünkü dert başka. Onlar kaçacak biz de hukuk içerisinde bunları kovalayacağız. Çünkü bu ülkeyi parçalamaya, bu ümmeti parçalamaya, bu milleti parçalamaya müsaade etmeyeceğiz." 

- Notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, vatandaşlarla buluşmak için geldikleri kent meydanında hazırlanan kürsüye çıkaran vatandaşları selamladı. Protokolde kendileri için ayrılan yere geçen Erdoğan çifti, bu sırada yanlarına gelen çocukları severek, çeşitli hediyeler verdi.

Alanda yer alan "Biz seni telekulakla değil, can kulağıyla dinliyoruz" yazılı bez afiş dikkati çekti.

(Bitti)