Cumhurbaşkanı Erdoğan Ardahan'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ardahan'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ardahan'da
- Erdoğan: (2) - "(Eğer Erdoğan pazar günü istediğini alırsa durdurulamaz olacak) diyorlar. Hale bak. Erdoğan diyerek sanmayın ki benim şahsımı kastediyorlar. Asıl durdurulamaz dedikleri Türkiye" - "Bir İngiliz gazetesi bu seçimle ilgili olarak ne diyor biliyor musunuz? 'Tam batılılaşmamış, yoksul Müslümanların, kendi ülkelerini yönetmesine izin verilemez'. Sen kimsin ya, terbiyesiz. Haddini bil. Ne zamandan beri size böyle bir yetki verildi. Türkiye artık mandaların egemen olduğu bir Türkiye değil. O tarih oldu. Artık bu milletin gerçek evlatları bu ülkede yönetime sahip"

ARDAHAN (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "(Eğer Erdoğan pazar günü istediğini alırsa durdurulamaz olacak) diyorlar. Hale bak. Erdoğan diyerek sanmayın ki benim şahsımı kastediyorlar. Asıl durdurulamaz dedikleri Türkiye" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, PTT kavşağı önündeki Kongre Caddesi'nde düzenlenen programda, Ardahanlılara hitap etti.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun, SSK'nın başında olduğu 6 yılı, hastanelerin halini iyi bildiklerini belirterek, Kars'ta, Ardahan'da o dönem doğru düzgün hastane bile olmadığını kaydetti.

Buraları hastane sahibi yaptıklarını anımsatan Erdoğan, "Şimdi istediğin hastaneye gidiyor musun? İstediğin eczaneden ilacını alıyor musun? İnsana değer veren bir hükümet ve devlet var. Bu bir görev. Bu görev yerine geldi" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın sandık başına gidileceğini ifade ederek, "Ben inanıyorum ki vatandaşlarımın sorumluluğu çok ağır ve bunun gereğini de yapacak" dedi. 

Bir İngiliz gazetesinin yarınki seçimle ilgili, "Tam batılılaşmamış, yoksul Müslümanların kendi ülkelerini yönetmelerine izin verilemez" yazdığını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sen kimsin ya? Sen kimsin, terbiyesiz. Haddini bil. Ne zamandan beri size böyle bir yetki verildi? Türkiye artık mandaların egemen olduğu bir Türkiye değil. O tarih oldu. Artık bu milletin gerçek evlatları bu ülkede yönetime sahip. İşte IMF dedim ya, IMF'nin başındaki adamla son Davos gidişimde görüşme yapıyorum ve Davos gidişimde kendisine dedim ki, 'Siz bize para mı verdiniz, yoksa başka bir şey mi?'. 'Para verdik'. 'Sen paranı borç takviminin ödenmesiyle ilgili süreçte alırsın. Biz size bu parayı öderiz' dedim. Biz, Yunanistan gibi 'ödemeyiz' demiyoruz. Öderiz. Ama 'Bize emir vermeye kalkmayın. Bize emir veremezsiniz' dedim. Zaten o IMF'nın başkanı da fazla kalamadı orada, o gitti ve biz parayı da ödedik. 23,5 milyar bitti. Biz buyuz. Bu millet sıradan bir millet değil."

- "Bunun için 12 yıldır milli irade vurgusu yapıyoruz"

"Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya 'millet, milliyet nedir' öğretmişiz. Biz öyle bir milletiz" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu millete bu tür bir oyun oynanır mı? Ama maalesef aciz yöneticiler sayesinde bu oyunlar oynandı. Geçmişte de Türkiye için 'Kendi başına bırakılamayacak kadar önemli ülke' diyorlardı. 'Türkiye, Türklere bırakılamayacak kadar önemli bir ülke' diyorlardı. Şimdi de bizim kendi ülkemizi yönetmemize izin vermeyeceklerini söylüyorlar. Hem de eğip bükmeden, açıkça söylüyorlar. İşte bunun için 12 yıldır milli irade vurgusu yapıyoruz. Yani bu ülkeyi sen yöneteceksin, sen. Benim Ardahanlı kardeşim yönetecek. Başkaları değil. 12 yıldır Türkiye'yi ekonomisiyle, demokrasisiyle, bağımsız bir ülke haline getirmenin mücadelesini verdik. İhracatımız 36 milyar dolardı, şimdi 160 milyar dolar. Nereden nereye geldi."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, artık tankını, insansız hava aracını, silahını, gemisini yapan bir Türkiye'nin olduğuna dikkati çekerek, "Kendimizi yönetmemize izin vermeyeceklerini söylemekle kalmıyorlar. Bir şey daha söylüyor. Utanmadan yazıyorlar bunları. (Eğer Erdoğan pazar günü istediğini alırsa durdurulamaz olacak) diyorlar. Hale bak. Erdoğan diyerek sanmayın ki benim şahsımı kastediyorlar. Asıl durdurulamaz dedikleri Türkiye" değerlendirmesinde bulundu.

- "Bunlar kudurdu"

"Buradaki amacı da bir başka ülkedeki gazete ifade ediyor. O da bir Alman gazetesi. İstanbul'daki 3. havalimanının temelini attık ya. Bunlar kudurdu" ifadesini kullanan Erdoğan, üçüncü havalimanının maliyetinin 12 milyar avro olduğunu ve yılda 150 milyon yolcunun gidip geleceğini anlattı. 

Söz konusu havalimanının kiralayan firma tarafından 25 yıl işletileceğini, 25 yılda 22 milyar avro kira ödeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hem yapacak hem de 22 milyar avro kira ödeyecek. İş bilenin, kılıç kuşananın. Böyle kurusıkı atmakla bu iş olmuyor. İşte gelmiş Kars'a, Kılıçdaroğlu orada konuşuyor. 'Et-Balık Kurumunu kaldıracağım, Et-Süt Kurumu yapacağım' diyor. Yahu başbakanlığım dönemimde biz onu, Et-Süt Kurumu yaptık zaten. Haberi yok, haberi. Hala uçuyor. Kalkmış, terör örgütünün arkasında olduğu ve Sayın Kılıçdaroğlu, hepsi de 'Üniversite harçlarını kaldıracağız' diyorlar. Yahu üniversite harçlarını biz zaten kaldırdık. Başbakanlığım dönemimde kaldırdık. Bunlar geriden geliyor. Bunlar nal topluyor nal. Durumları bu. Bunlardan yönetici olmaz."

Marmaray'ın açılışından bu yana 18 ay geçtiğini ve bu sürede 75 milyon yolcunun taşındığı bilgisini paylaşan Erdoğan, "Dedemiz Fatih, gemileri karadan yürüttü. Biz de 'Ey dedem Fatih. Sen gemileri karadan yürüttün, biz de denizin altında raylı sistemi yürütüyoruz.' 'Olmaz' dediler. Biz yaptık" diye konuştu. 

- "Nerede bir mazlum varsa biz oradayız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, boğazın üzerine Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün inşa edildiğini ve dünyanın en geniş köprüsü olacağını hatırlatarak, konuşmasına şöyle devam etti:

"Düşünebiliyor musunuz? Nereden nerelere geliyoruz ve bunu da üçüncü havalimanıyla birleştiriyoruz. Marmaray'ın güneyinden, denizin altından bir tünel daha yapıyoruz, iki katlı. Oradan da arabalar geçecek. O da 2017'de bitiyor. Ben, '-cek, -cak' ile konuşmuyorum. 'Şunu yaptık, şunu yapıyoruz' diye konuşuyorum. Önemli projelerimizi kastederek, 'Bunların büyüme değil, Türkiye'yi gerçeklerden uzaklaştırma işlevi gördüğünü' öne sürüyor, Alman. Diğer gazetenin ifade ettiği, 'Kendi kendini yöneten, kendi istikametini kendi belirleyen, kendi kararlarını kendi alan, kendisiyle birlikte tüm kardeşlerine el uzatan Türkiye', bunları rahatsız ediyor. Şu anda Türkiye'nin eli Balkanlar'da, Filistin'de, Suriye'de, Irak'ta, Libya'da, Orta Asya'da. Bunları rahatsız ediyor. Türkiye'nin eli Myanmar'da, Açe'de. Niye? Nerede bir mazlum varsa biz oradayız."

(Sürecek)