Cumhurbaşkanı Erdoğan Bayburt'ta

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bayburt'ta
Cumhurbaşkanı Erdoğan Bayburt'ta
- Erdoğan, toplu açılış töreninde konuştu (2): - "Biz bir terör örgütünden petrol alacak kadar haysiyetsiz değiliz, bunu böyle bilesiniz. Bize bu iftirayı atanlar, bilsinler ki müfteri sıfatını sahiplenmişlerdir" - "Rusya Devlet Başkanı'nın dün akşam Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Hollande ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamalar asla kabul edilebilir değildir. Türkiye kasıtlı olarak Rus savaş uçağını düşürmüş değildir. Bu olay sınır ihlaline verilen otomatik bir tepkiden ibarettir, angajman kurallarının uygulanmasıdır" - "Kendilerinden (Rusya Devlet Başkanı Putin) olayın olduğu gün randevu talebinde bulundum, telefonla görüşelim istedim. O günden bugüne dönmediler. Şimdi Paris'te İklim Değişikliği Zirvesi var. Zannediyorum kendileri de oraya gelecek, orada da bunları oturup konuşabiliriz, değerlendirebiliriz" - "Biz, Rus savaş uçaklarının sınırlarımızı ihlal ettiğini radar görüntüleriyle, ses kayıtlarıyla tüm dünyaya duyurduk. Bu konuda Türkiye'nin haklı olduğu tüm dünya tarafından kabul ediliyor. Rusya'nın da iddialarını bu şekilde ispatlama mükellefiyeti vardır, aksi takdirde Türkiye'ye yapılan bu ağır ve haksız itham yüzünden Rusya, yalancı durumuna düşecektir"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz bir terör örgütünden petrol alacak kadar haysiyetsiz değiliz, bunu böyle bilesiniz. Bize bu iftirayı atanlar, bilsinler ki müfteri sıfatını sahiplenmişlerdir" dedi.

Erdoğan, Bayburt Şehir Meydanı'nda gerçekleştirilen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye olarak pek çok kanaldan sınırlar konusundaki hassasiyetlerini Rusya'ya ilettiklerini belirtti.

"Buna rağmen kasıtlı mı olduğunu yoksa özensizlikten mi kaynaklandığını bilmediğimiz bir şekilde sınırlarımızın ihlaline bigane kalmamız mümkün değildir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayın olduğu andan itibaren meselenin bu çerçevede değerlendirilmesi için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ifade etti.

- "Rusya'nın bu gayretinden fevkalade rahatsızız"

Büyükelçi ve Askeri Ateşe'nin Dışişleri Bakanlığı'na çağrılarak, teknik her türlü bilginin verildiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yaşanan hadiseden duyduğumuz üzüntüyü ifade ettik. Rusya'nın bu olay üzerine gösterdiği tepkiyi yine anlayışla karşılamaya çalışıyoruz ancak meseleyi asıl mecrasından çıkartıp farklı alanlara taşımaya, Rusya'nın bu gayretinden fevkalade rahatsızız. Son olarak, Rusya Devlet Başkanı'nın dün akşam Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Hollande ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamalar asla kabul edilebilir değildir. Türkiye kasıtlı olarak Rus savaş uçağını düşürmüş değildir. Bu olay sınır ihlaline verilen otomatik bir tepkiden ibarettir, angajman kurallarının uygulanmasıdır."

 "Biz DAİŞ'e karşı mücadele veriyoruz" sözleriyle Rusya yönetimine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayırbucak Türkmenlerinin yaşadığı bölge ve Lazkiye'nin DAİŞ'in bulunduğu bölge olmadığını belirtti.

Erdoğan, "Dünyayı aldatmayalım, kimseyi aldatmayalım, DAİŞ'e karşı verilen bir mücadeleniz de olmamıştır. Zaten DAİŞ, rejimle şu anda ortak çalışan bir terör örgütüdür. Şu anda DAİŞ'e karşı böyle bir mücadeleyi veren Türkiye'dir" diye konuştu.

- "Türkiye'nin böyle bir İslamlaştırma hareketine ihtiyacı yoktur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kalkıp da Türkiye'deki yönetimin bir İslamlaştırma hareketi içerisinde olduğunu söyleyen Rusya yönetimine ben şunu söylüyorum, bakınız, Türkiye'nin yüzde 99'u Müslüman'dır. Türkiye'nin böyle bir İslamlaştırma hareketine ihtiyacı yoktur. Böyle bir yakıştırmayı ben Rusya hükümetine hiç yakıştıramadım. Şunu da çok iyi bilmeleri lazım. Acaba ben kalkıp da 30 milyonun yaşadığı Rusya için 'Sayın Rusya yönetimi bir Hristiyanlaştırma hareketi yapıyor' desem doğru mudur? O ne kadar yanlışsa, Türkiye'nin yönetimi için bu yakıştırmayı yapmak da o kadar yanlıştır."

"DAİŞ, Türkiye'ye petrol satıyor" denildiğini aktaran Erdoğan, "Yazıklar olsun, Türkiye'ye bu iftirayı atanlar bunu ispat etmekle mükelleftir. Türkiye DAİŞ'ten petrol almıyor, tam aksine Amerikan Hazine Bakanlığı açıkladı, Rus şirketleriyle DAİŞ'in ortaklaşa Suriye rejimine petrol sattığını ifade ettiler, belgelediler" diye konuştu. 

Türkiye'nin petrolünü birinci olarak Rusya'dan aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda Rusya'nın en fazla petrol sattığı ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı. 

Erdoğan, Türkiye'nin petrol aldığı diğer ülkelerin sırasıyla İran, Azerbaycan, Kuzey Irak, Cezayir ve Katar olduğuna dikkati çekerek, "Bizim kaynaklarımız belli, bize böyle bir iftirayı nasıl yaparsınız? Biz, bir terör örgütünden petrol alacak kadar haysiyetsiz değiliz, bunu böyle bilesiniz. Bize bu iftirayı atanlar, bilsinler ki müfteri sıfatını sahiplenmişlerdir" ifadelerini kullandı. 

Anamuhalefet partisinin ve gücünü terör örgütünden aldığını belirttiği bir diğer partinin şu anda Rusya'nın yanında yer aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu nasıl bir siyasettir, kendi hükümetinin, kendi devletinin yanında değil, orada yer alıyor, daha önce de zaten bunlar Suriye'deki devlet terörü estiren rejimin yanında yer almadılar mı, şimdi de aynı şeyi yapıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

- "En ciddi mücadeleyi biz veriyoruz"

Birleşmiş Milletler üyesi 120 ülkeyle Türkiye'de ılımlı muhalifleri muhatap olarak kabul ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  konuşmasına şöyle devam etti:

"Koalisyon güçlerinin DAİŞ'e karşı yürüttüğü operasyonlara Türkiye olarak aktif destek veriyoruz. Esasen tüm dünyada DAİŞ terör örgütüne karşı en ciddi mücadeleyi biz veriyoruz. 140 vatandaşımızın ölümüne, 7 güvenlik görevlimizin şehit olmasına yol açan bu örgütün faaliyetlerine karşı her türlü önlemi aldık, alıyoruz. Buna rağmen, Türkiye'yi DAİŞ'le ilişkili göstermeye çalışmak, Türkiye'ye karşı büyük bir saygısızlıktır. Hele hele petrol olayı tam manasıyla bir saygısızlıktır."

Putin'in Türkiye'ye giden ve petrol taşıyan kamyonlardan bahsettiğini aktaran Erdoğan, uluslararası ilişkilerin dedikoduyla, iftirayla yürümeyeceğini, bunun Putin'e yakışmayacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'nın böyle bir iddiası varsa tüm belgeleriyle bunu ispat etmek mecburiyeti olduğuna vurgu yaparak, şunları söyledi:

"Yakında Paris'te bir zirve var. Ben kendilerinden olayın olduğu gün randevu talebinde bulundum, telefonla görüşelim istedim. O günden bugüne dönmediler. Şimdi Paris'te İklim Değişikliği Zirvesi var. Zannediyorum kendileri de oraya gelecek, orada da bunları oturup konuşabiliriz, değerlendirebiliriz. Biz, Rus savaş uçaklarının sınırlarımızı ihlal ettiğini radar görüntüleriyle, ses kayıtlarıyla tüm dünyaya duyurduk. Bu konuda Türkiye'nin haklı olduğu tüm dünya tarafından kabul ediliyor. Rusya'nın da iddialarını bu şekilde ispatlama mükellefiyeti vardır, aksi takdirde Türkiye'ye yapılan bu ağır ve haksız itham yüzünden Rusya, yalancı durumuna düşecektir. Bizim gönlümüz hiçbir ülkenin böyle bir duruma düşmesine razı gelmez." 

(Sürecek)