Cumhurbaşkanı Erdoğan Bursa'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bursa'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Bursa'da
- Erdoğan, "Büyük Roman" ödül töreninde konuştu: (2) "Kendi hırsları ve kirli ideolojileri çerçevesinde insanları sokak ortasında vurmak, öldürmek, yazarlara çizerlere şiddet uygulamak bizim medeniyetimizde asla kendisine yer bulamamıştır. Bu canileri, bu vahşileri, bu teröristleri İslam diniyle ve Müslümanlarla özdeşleştirenler, bu cinayetlerin, bu vahşetin ve bu terörün en büyük destekçisidir, en büyük teşvik edenidir" - "Bizim topraklarımızda kendisi gibi düşünmeyeni yok etmek, yani terör yoktur. Kameraların önünde insanların boğazını kesmek, kadınları aşağılamak, insanların hürriyetlerini kısıtlamak, farklı din, mezhep ve etnik kökenden diyerek, insanlara zulmetmek, hele hele insanları ateşte yakmak gibi insanlık ve insaf dışı vahşice, canice davranışların içine girmek, bu topraklara ait bir yaklaşım değildir" - "Dünyanın neresinde olursa olsun Romanlara ya da bir başkasına yapılan aşağılamayı, tahkiri, ayrımcılığı, öfke ve nefreti asla kabul etmeyiz, asla onaylamayız. Biz, Roman kardeşlerimizin bütün haklarının takipçisiyiz, takipçisi de olmaya devam edeceğiz. Sadece Türkiye'de değil, dünyanın neresinde olursa olsun Roman kardeşlerimizin haklarını da en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz"

BURSA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Kendi hırsları ve kirli ideolojileri çerçevesinde insanları sokak ortasında vurmak, öldürmek, yazarlara çizerlere şiddet uygulamak bizim medeniyetimizde asla kendisine yer bulamamıştır. Bu canileri, bu vahşileri, bu teröristleri İslam diniyle ve Müslümanlarla özdeşleştirenler, bu cinayetlerin, bu vahşetin ve bu terörün en büyük destekçisidir, en büyük teşvik edenidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanlar Konfederasyonu tarafından düzenlenen "Büyük Roman" Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, Romanların mesleki eğitimleri konusunda attıkları adımları anlatarak, onlar için yapılan konutlara müzik okullarının da eklendiğini, Roman vatandaşların buralarda yeteneklerini geliştirmesine imkan tanındığını söyledi. 

"Bu, Allah'ın onlara verdiği bir vergi, orada yetişecekler ve bizim sanat dünyamızda yerlerini alacaklar" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Roman vatandaşların farklı sanat dallarındaki icraatlarını da yine meslek edindirme kurslarında geliştirebileceklerini kaydetti. 

- "Romanların kinleri mendil kuruyana kadar ama dostlukları okyanuslar kuruyana kadardır"

Romanların çok enteresan, ilginç ama çok güzel bir özellikleri bulunduğunu dile getiren Erdoğan, "Romanların kinleri mendil kuruyana kadar ama dostlukları okyanuslar kuruyana kadardır. Biz, bu konuda Türkiye ile sınırlı değiliz, dünyanın neresinde olursa olsun Romanlara ya da bir başkasına yapılan aşağılamayı, tahkiri, ayrımcılığı, öfke ve nefreti asla kabul etmeyiz, asla onaylamayız. Biz, Roman kardeşlerimizin bütün haklarının takipçisiyiz, takipçisi de olmaya devam edeceğiz. Sadece Türkiye'de değil, dünyanın neresinde olursa olsun Roman kardeşlerimizin haklarını da en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Irkçılık ve ayrımcılık dünyanın neresinde olursa olsun hangi bahanenin, hangi gerekçenin, hangi maskenin arkasına saklanırsa saklansın tartışmasız ve tereddütsüz şekilde kötüdür. Irkçılık ve ayrımcılık dünyada en fazla kan döken, can alan, en fazla zulüm üreten kavram ve yaklaşımdır. Kendisi dışındakini deri renginden, dilinden, kültüründen, yaşam tarzından, dininden ve inancından dolayı dışlamak insanlığa yakışmaz. Alemlere rahmet olarak gönderilmiş Hazreti Peygamber'in Veda Hutbesinde söyledikleri, o gün bize emrettikleri yaklaşım son derece nettir. Hazreti Nebi bizlere şöyle buyurdu; 'İnsanlar, Rabbiniz birdir. Babanız da birdir, hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap'a üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır. Allah nezdinde en kıymetli olanınız, Allah'tan en çok korkanınızdır.' Evet, mesele bu, ölçü bu.

İlk ve tek en büyük ırkçı kimdir biliyor musun? Şeytandır. Şeytan bir melek iken kendisine insana secde etmesi emredilmiş ama o kendisinin ateşten, insanın ise topraktan yaratıldığını söyleyerek, kendisinin üstün olduğunu söyleyerek kibir göstermişti. Bu kibrinden, asabiyetinden ve ırkçılığından dolayı da şeytan ebediyen lanetlenmiştir. Kim ki kendi ırkını üstün görüyorsa o şeytanın tuzağına düşmüştür, hatta şeytanlaşmıştır. Kim ki başkasını doğuştan edindiği vasıfları nedeniyle tahkir ediyorsa, onu aşağılıyorsa inanın o şeytanın izinde, şeytanın yolundadır. Türk diyerek, Kürt diyerek, Arap, Gürcü, Boşnak, Rum, Ermeni, Roman diyerek hiç kimse hiç kimseyi aşağılayamaz, tahkir edemez, hele hele onun haklarını elinden alamaz, onu en temel haklarından mahrum edemez."

- "Bizim topraklarımızda kendisi gibi düşünmeyeni yok etmek, yani terör yoktur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ırkçılık ve ayrımcılığın şeytani bir tavır, yol olduğunu bugün her zamankinden daha fazla hatırlatmak, hatırlamak ve vurgulamak zorunda olduklarına işaret ederek, İslam coğrafyasının bir kısmında farklı olana karşı tahammülsüzlüğün ve insanlık dışı şiddetin uygulandığına şahit olunduğunu, aynı şekilde Batı'da da başta Müslümanlar olmak üzere farklılığa karşı bir hoşgörüsüzlüğün yani ırkçılığın tehlikeli şekilde tırmandığının görüldüğünü söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim dinimizde, bizim inancımızda, bizim kadim kültür ve medeniyetimizde farklı olana tahammülsüzlük, zulüm ve eziyet yoktur. Bizim topraklarımızda kendisi gibi düşünmeyeni yok etmek, yani terör yoktur. Kameraların önünde insanların boğazını kesmek, kadınları aşağılamak, insanların hürriyetlerini kısıtlamak, farklı din, mezhep ve etnik kökenden diyerek, insanlara zulmetmek, hele hele insanları ateşte yakmak gibi insanlık ve insaf dışı vahşice, canice davranışların içine girmek, bu topraklara ait bir yaklaşım değildir. Kendi hırsları ve kirli ideolojileri çerçevesinde insanları sokak ortasında vurmak, öldürmek, yazarlara çizerlere şiddet uygulamak bizim medeniyetimizde asla kendisine yer bulamamıştır. Bu canileri, bu vahşileri, bu teröristleri İslam diniyle ve Müslümanlarla özdeşleştirenler, bu cinayetlerin, bu vahşetin ve bu terörün en büyük destekçisidir, en büyük teşvik edenidir. Vahşi, cani ve teröristin bu sıfatlardan başka bir sıfata ihtiyacı yoktur. Masum bir cana kasteden bütün insanlığa kastetmiştir.

Ortadoğu 'da vahşice ve canice cinayetler işleyip bunu da İslam parantezine alanlar apaçık bir sapkınlık, dalalet içindedirler. İslam coğrafyasının bir kısmındaki cinayetleri bütün Müslümanları ve İslam dinini karalamak için kullananlar da en az kınadıkları kadar ırkçı ve ayrımcıdır. Müslümanları topyekun şekilde terör parantezine almaya çalışanların artık aynada kendilerine bakmaları gerekiyor. Avrupa'da yükselen ırkçılığı, ayrımcılığı camilere, ibadethanelere saldırıları görmeyenler, hakkın tarafında duruyor olamazlar. İşte İsveç'te 3 camimizi yaktılar, Almanya'da kundakladılar ve gamalı haçlarla camilerimizi boyadılar, bunları görmeyecek miyiz? Kutsalları saldırıyı ifade özgürlüğü gibi lanse etmeye çalışanlar demokrasiden ve insan haklarından yana olamazlar. Bizim Roman kardeşlerimize Batı'da, Avrupa topraklarında tahammül gösteremeyenler evrensel insan haklarından, evrensel değerlerden bahsedemezler."

(Sürecek)