Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir'de

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir'de
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir'de
-Erdoğan, Eskişehirlilere hitap etti: (5) -"Şimdi çıkmış bir paralel devlet. Milleti bölmek istiyor, milleti parçalamak istiyor. 40 yıldır meğerse bunların derdi, devleti ele geçirmekti. Fakat hamdolsun başaramadılar." -"Niye Mekke'ye, Medine'ye gitmedin de Pensilvanya'ya gidiyorsun. Şimdi küçük imamlar başladı. Onlar da mihrapları terk edip gidiyorlar. Ya mihrap terk edilir mi? Ama bunlar eder." -"Ne diyor 'zorunlu din derslerini kaldıracağız.' CHP'de aynısını söylüyor o da aynısını söylüyor. Neyi kaldırıyorsun ya dur bakalım. Bu milli iradenin önüne geçemezsin. Bu millet sana bunun fırsatını vermez"

ESKİŞEHİR (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Şimdi çıkmış bir paralel devlet. Milleti bölmek istiyor, milleti parçalamak istiyor. 40 yıldır meğerse bunların derdi, devleti ele geçirmekti. Fakat hamdolsun başaramadılar" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir Vilayet Meydanı'nda düzenlenen programda vatandaşlara hitap etti.

Eskişehir'e 600 yataklı Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin ve tam teşekküllü bin 80 bin yatak kapasiteli bir de şehir hastanesinin yapılacağını belirten Erdoğan, Eskişehir'in Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildiğini ve bunun gereklerini layıkıyla yerine getirdiğini ifade etti.

Hizmet ve eser için istikrar ve güvenin ortamının şart olduğunun altını çizen Erdoğan,  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun, seçim beyannamesinde eğitim sisteminde yapmayı vaat ettiği değişiklikle 'imam hatipleri kapatacağım' dediğini aktararak, "Biz bunu 28 Şubat'tan biliriz. Müslüman bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz" diye konuştu.

Çocukların katsayı ve başörtüsü sorunu nedeniyle yurt dışında okuduğunu hatırlatan Erdoğan, o dönemde okulu birincilikle bitiren başörtülü kızlara diplomalarının dahi verilmediğini, imam hatiplerde 600 bin olan öğrenci sayısının da 60 bine düştüğünü söyledi.

Şimdi imam hatiplerinin orta kısımlarının açıldığını, katsayının sorununun çözüldüğünü ve imam hatiplerdeki öğrenci sayısının 60 binden bir milyona çıktığını kaydeden Erdoğan, düz liselerde peygamberin hayatının ve Kur'an-ı Kerim derslerinin seçmeli olarak okutulduğunu anımsattı.

Danıştay'ın "düz liselerde", Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun ise "yargıda" başörtüsü sorunu olmadığı yönünde karar aldığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Normalleşme bu. Normalleşen Türkiye bu. Refahın, huzurun olduğu Türkiye bu. Kılıçdaroğlu bunlar senin işine gelmiyor, cici çocuğun da işine gelmiyor. Bakıyorsun, bunlar Zerdüştlük dinini dağlarda öğretiyorlar, dağlara kaçırdıkları çocuklara. 

Neymiş, Diyanet İşleri Teşkilatını kaldıracakmış. Ben Kürtce mealli Kur-an'ı Kerim gösteriyorum, diyorlar ki 'ondan bir tane var. Ona özel göndermişler. Ertesi gün Diyanet İşleri Başkanlığı 10 bin adet bundan bastırdıklarını depolardan gösterdi. Sen mi gösterirsin. Kalktı dedi ki 'biz Diyanet İşleri Başkanının altındaki Mersedesi alacağız. Kaynak o' dedi. "

O dönem Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile Arnavutluk'a gittiklerini ve orada Namazgah Camisinin temelini attıklarını hatırlatan Erdoğan, dönüşte Görmez'e "Bana bunu sorsaydın, sana bu arabayı iade etme derdim. Madem bunu yaptın o makamın bir iadeyi itibarı var. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığının havuzundaki zırhlı Mersedeslerden bir tanesini ben size tahsis edeceğim" dediğini aktardı.

- "O makam Vatikan'dan asla geri olamaz"

Vatikan'dan Papa Francesko'nun  Türkiye'ye özel uçakla ziyarete geldiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

 "Dedim ki yurtdışı seyahatlerle ilgili de Başbakanımızla konuşacağım ve yurt dışı seyahatlerde bu uçaklardan bir tanesini biz Diyanet İşleri Başkanımıza tahsis etmeliyiz. Çünkü o makam Vatikan'dan asla geri olamaz. Bizler de layık olduğu ne ise onu yapmamız lazım. İşte bunlar, bunları rahatsız ediyor.

Ne diyor 'zorunlu din derslerini kaldıracağız.' CHP'de aynısını söylüyor o da aynısını söylüyor. Neyi kaldırıyorsun ya dur bakalım. Bu milli iradenin önüne geçemezsin. Bu millet sana bunun fırsatını vermez. İşte bir zamanlar 'Türkçe ezan' diyenler vardı. Bu millet onları ne yaptı, yok etti. Şimdi de 'Kürtce ezan' diyenler çıktı. Onlarda bu ülkede bu milletten iltifat göremez. Benim dindar Kürt kardeşlerim bunlara bu pazar günü gereken cevabı vermelidir, diye düşünüyorum."

Erdoğan, vatanın üzerinde operasyon yapmak isteyenlerin karşısında orduyu, güvenlik güçlerini ve milleti bulacağını söyledi.

Devletin içinde devlet olmayacağını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şimdi çıkmış bir paralel devlet. Milleti bölmek istiyor, milleti parçalamak istiyor. 40 yıldır meğerse bunların derdi, devleti ele geçirmekti. Fakat hamdolsun başaramadılar. 99'da başlarındaki baş imam kaçtı, gitti. Nereye? Amerika'ya, Pensilvanya'ya. Senin Pensilvanya'da ne işin var. Madem baş imamsın, Mekke'ye, Medine'ye gitseydin ya. Niye Mekke'ye, Medine'ye gitmedin de Pensilvanya'ya gidiyorsun. Şimdi küçük imamlar başladı. Onlar da mihrapları tek edip gidiyorlar. Ya mihrap terk edilir mi? Ama bunlar eder. Bunlar eder.

Başbakanlığımda 'inlerine gireceğiz' demiştim. Hatırlıyor musunuz? Girdik mi? Şimdi kovalıyoruz. Onlar kaçıyor biz kovalıyoruz. İşte bak Adana'daki MİT tırlarına operasyon yapanların da şu anda yargı takibinde. Çünkü bu ülkeyi, bölmek isteyenlere, bu milleti, bu ümmeti parçalamak isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Gereği neyse yapılacaktır. Hukukun verdiği yetki ne ise bunun bedelini ödeyecekler. Yeter ki sizler Rabia'ya sahip çıkın."

"Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" diyen Erdoğan, vatandaşlar oyuna sahip çıktıkça tüm oyunların bozulacağını belirtti. 

- Notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  konuşmasının sonunda eşi Emine Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna ve bazı milletvekilleriyle, sahneden vatandaşlara satranç takımı dağıttı.

Erdoğan, bu sırada kendisine gönderilen Eskişehir atkısını da takarak, poz verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara hitabından önce de valiliği ziyaret etti.

(Bitti)