Cumhurbaşkanı Erdoğan Gölbaşı'nda

Cumhurbaşkanı Erdoğan Gölbaşı'nda
Cumhurbaşkanı Erdoğan Gölbaşı'nda
- Erdoğan: (2) - "Şimdi bunların bir cici çocuğu var, malum. Bu cici çocuk, benim Kürt kardeşlerimi sokağa davet etti mi? Etti ve o gün 50 kişi maalesef öldü mü? Öldü. Ölenler Kürt değil miydi? Öldürenler, onlar da Kürt'tü. Hele hele 15 yaşındaki Yasin Börü, 3 kattan atıldı, bıçaklandı, üzerinden arabayla geçilerek şehit edildi. Buradan ona söylemiyorum zaten, onda ciğer yok, onda bu noktada zerre kadar insaf yok. O aydınlara sesleniyorum, siz bu tür bir katliama vesile olanlarla beraber mi olacaksınız?" - "Ben Kürt kardeşlerime onun için sesleniyorum; şimdi de elinde saz olanlara inanmayın, bunların sazına güvenmeyin, gerçek aşıklardan değil bunlar, gerçek aşıklar şu anda toprağın altında. Onlar diyor ki 'Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece'. Unutmayın Aşık Veysel'i de bu Ankara'ya sokmamıştı bu zihniyet" - "Çıkmış Sayın Kılıçdaroğlu, 'Harçları kaldıracağım' diyor. Harçlar başbakanlığım döneminde kalktı. Bunların haberi yok. Demek ki sordum, millet boşuna 'çarkçı Kemal' demiyor, bundan diyor"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Şimdi bunların bir cici çocuğu var, malum. Bu cici çocuk, benim Kürt kardeşlerimi sokağa davet etti mi? Etti ve o gün 50 kişi maalesef öldü mü? Öldü. Ölenler Kürt değil miydi? Öldürenler, onlar da Kürt'tü. Hele hele 15 yaşındaki Yasin Börü, 3 kattan atıldı, bıçaklandı, üzerinden arabayla geçilerek şehit edildi. Buradan ona söylemiyorum zaten, onda ciğer yok, onda bu noktada zerre kadar insaf yok. O aydınlara sesleniyorum, siz bu tür bir katliama vesile olanlarla beraber mi olacaksınız?" dedi.

Erdoğan, eski belediye meydanında Go¨lbas¸ılılara yaptığı konuşmasında, normalleşen bir Türkiye'nin huzuruna birilerinin kastettiğini söyledi. 

"Huzur dolu bir Türkiye istemiyorlar" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin "Kürtçe kaset çıkartacağım" dediği için sanatçı Ahmet Kaya'nın vatanından ayrılmak zorunda kaldığı günlere şahit olduğunu anımsattı.

- "Aşık Veysel'i de bu Ankara'ya sokmamıştı bu zihniyet" 

Kaya'ya Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, cezaevine giderken Kazlıçeşme'de 1 milyona yakın insanın toplandığı gün Ahmet Kaya'nın da kendisi uğurlayanlardan biri olduğunu söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"O gün dertli birkaç türküyü söylemişti. Ama bizim Kürtçe kaset çıkarmamak diye bir derdimiz yoktu ki. İşte geldik, Kürtçe kaset de var mı? Her tür var mı? Zazacası da Arapçası da var mı? Bırak isteyen istediği gibi çalsın, isteyen istediği gibi dinlesin. Bunlar korkak, korkak. O gün biliyorsunuz orada bulunanlardan bazı köşe yazarları ertesi günü 'Vay şerefsiz vay' diye gazetelerinde başlık atmışlardı. Sonra utanmadan, sıkılmadan dediler ki 'Biz orada değildik'. Resimleriniz var, resimleriniz. Ne orada değildiniz, hepiniz fotoğraf karelerine girdiniz be. Kovaladınız o rahmetliyi be. Hepiniz oradaydınız. Ben Kürt kardeşlerime onun için sesleniyorum; şimdi de elinde saz olanlara inanmayın, bunların sazına güvenmeyin, gerçek aşıklardan değil bunlar, gerçek aşıklar şu anda toprağın altında. Onlar diyor ki 'Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece'. Unutmayın Aşık Veysel'i de bu Ankara'ya sokmamıştı bu zihniyet." 

Kendisinin Ziya Gökalp'in şiirini okuduğu için hapse girdiği, hukukun, demokrasinin, özgürlüklerin ayaklar altına alındığı günleri yaşadıklarını dile getiren Erdoğan, "İçine kapanan Türkiye. Adeta bölgesiyle, dünyasıyla tamamen irtibatı kopartılmış bir Türkiye. Bütün bunlara rağmen, inşallah bunları aştık, aşıyoruz" dedi.

- "Bunlardan olsa olsa kafatası milliyetçisi olur"

Milli geliri 230 milyardan 800 milyar dolara yükselttiklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Devletin dış borcu neydi biliyor musunuz? Milli gelire oranla yüzde 73. Şimdi yüzde 35. Enflasyon yüzde 30'du, şimdi tek haneli rakam. Devletin borçlanma faizi yüzde 63'tü, şimdi tek haneli rakam. Tüm çiftçi kardeşlerime sesleniyorum, Ziraat Bankası yüzde 59 faizle kredi veriyordu, şimdi yüzde 0-8 arası faizle kredi veriyor. Esnafa, Halk Bankası yüzde 46 faizle kredi veriyordu. Şimdi o da 0-8 aralığında, bak nereden nereye? Onlar zulmettiler, biz zulmü kaldırdık. Bir de '15 günde 15 kanun' hadisesini hatırlıyorsunuz değil mi? Sayın Derviş'i Amerika'dan ithal ettiler. Ne dedi Sayın Derviş, 'Bu 15 günde 15 kanun çıkmazsa IMF'den para gelmeyecek'. Para gelmeyince de emeklinin, işçinin, memurun maaşı ödenemeyecek. Sadece IMF'in değil, manşetlerin, bildirilerin, brifinglerin sözü siyasi partilerden, hükumetten çok geçiyordu. Türkiye'ye bu kara günleri yaşatanların gözüyse kendi kavgalarından, kendi hesaplarından başka bir şey görmüyordu. Koalisyon partilerinin kendi içi çekişmeleri yüzünden, ülkede karar alınamaz, alınan kararlar da uygulanamaz hale gelmişti."

Tüm bu anlattıklarının eksik olduğunu fazlası olmadığını dile getiren Erdoğan, alandakilere, "Doğru mu Ankara? Doğru mu Türkiye?" diye sordu.  

IMF'nin, MHP -ANAP-DSP döneminde Türkiye'ye verdiği 23,5 milyar dolar borçla ülkeyi devraldıklarını anlatan Erdoğan, "Ben şimdi MHP'ye, CHP 'ye, yavrusu DSP'ye ve hepsine sesleniyorum; 23,5 milyar dolar bu borcu biz ödedik, biz. Şimdi borcumuz yok. Başbakanlığım döneminde bitti. Şimdi onlar bizden istiyor, 5 milyar dolar. Arkadaşlara dedik 'İmzalayın'. Veren el, alan elden üstündür. Bu duruma geldik. Milliyetçiyiz diyorlar, ne milliyetçisi, bunlardan olsa olsa kafatası milliyetçisi olur" diye konuştu. 

Recep Tayyip Erdoğan, 2002'de Merkez Bankası'nın kasasında 27,5 milyar dolar olduğunu anımsatırken, bunun yarıdan fazlasının ise yurt dışındaki gurbetçilerin parası olduğunu kaydetti. 

Merkez Bankasının kasasında şu an 122 milyar dolar bulunduğunu bildiren Erdoğan, alt yapıda Türkiye'nin çehresinin değiştiğini vurguladı. 

- "Et Süt Kurumu yapalı yaklaşık 3 yıl oldu..."-

Erdoğan, "76 üniversite vardı, şimdi 193 üniversite var. 346 bin derslik vardı, 79 senede yapıldı bu. Biz buna 12 senede 234 bin derslik ilave ettik. Kitapları bedava verdik mi? Bitti. 182 bin öğrencilik yurtlarımız vardı, şimdi hem standartları yükselttik, buna 207 bin kişilik ilave yaptık" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çıkmış Sayın Kılıçdaroğlu , 'Harçları kaldıracağım' diyor. Harçlar Başbakanlığım döneminde kalktı. Bunların haberi yok. Demek ki sordum, millet boşuna 'çarkçı Kemal' demiyor, bundan diyor. Şimdi Kars'a gitmiş, zaten karşısında doğru dürüst bir katılım da yok, orada ne diyor biliyor musunuz; 'Et Balık Kurumunu, biz gelince kaldıracağız, Et Süt Kurumu yapacağız'. Ne biçim kılavuzu var bunun? Biz bunu Et Süt Kurumu yapalı yaklaşık 3 yıl oldu. Şu anda zaten Et Süt Kurumu. Şöyle bir Et Süt Kurumuna gidip de kıyma alsa işi bitirecek, orada tabloyu görecek. Mesele kılavuz meselesi."

- "Bu Kılıçdaroğlu, 6 yıl SSK'nın başındaydı..."

Erdoğan, sağlık alanında yapılan reformlara değinerek, şunları söyledi:

"Sağlıkta bin 78 sağlık tesisiyle devraldık Türkiye'yi. Bu Kılıçdaroğlu, 6 yıl SSK'nın başındaydı. Batırdı, değil mi? O hastanelere, anneler, siz nasıl gidiyordunuz değil mi? Neydi hastanelerin halleri? İlaçlarınızı alabiliyor muydunuz? Şimdi istediğin hastaneye gidiyor musun? İstediğin hastaneden ilacını alıyor musun? Halep oradaysa, arşın burada. 12 yılda 2 bin 500 sağlık tesisi kazandırdık Türkiye'ye. Sağlık çalışanlarının sayısını 179 binden 780 bine çıkardık. Bakın şimdi Ankara'ya 2 tane şehir hastanesi yapıyoruz. Dev hastaneler. Biri Etlik, biri Bilkent'te. İnşallah bu hastanelere gittiğiniz zaman, Allah'ın izniyle yok, yok. Gireceksiniz orada her türlü teşhis, tedavi yapılacak."

Karayollarını 6 bin 100 kilometreden 23 bin 700'e çıkardıklarını hatırlatan Erdoğan, sayısı 26 olan havalimanlarının 55'e çıkarıldığını belirtti. 

Yüksekova Selahaddin Eyyubi Havalimanı'nın açılış törenini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz  havalimanının açılışını yaparken, maalesef bu bölücü terör örgütün desteklediği partinin mensupları kepenkleri indiriyordu ve yakıp yıkıyorlardı" dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi bunların bir cici çocuğu var, malum. Bu cici çocuk, benim Kürt kardeşlerimi sokağa davet etti mi? Etti ve o gün 50 kişi maalesef öldü mü? Öldü. Ölenler Kürt değil miydi? Öldürenler, onlar da Kürt'tü. Hele hele 15 yaşındaki Yasin Börü, 3 kattan atıldı, bıçaklandı, üzerinden arabayla geçilerek şehit edildi. Buradan ona söylemiyorum zaten, onda ciğer yok, onda bu noktada zerre kadar insaf yok. O aydınlara sesleniyorum, siz bu tür bir katliama vesile olanlarla beraber mi olacaksınız? Devamlı tehdit. Bu tehditlerle demokrasi, siyaset olmaz. Siyaset sandıktadır. Siyaset, parlamentodadır. Demokrasi halktan geçer, silahtan değil. Silahla siyaset olmaz, fikirle siyaset olur."

Şu anda bin 212 kilometre olan hızlı tren yolunun 13 bin kilometreye çıkarılacağını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Önceki tüm dönemlerde 43 bin toplu konut yapılmıştı. 650 bin toplu konut daha yaptık. 195 baraj vardı biz geldiğimizde. Biz buna ne kadar ilave ettik biliyor musunuz? 279 baraj ilave ettik. Göletleri söylemiyorum, sadece baraj. Kardeşlerim, çünkü kuraklığa karşı tedbirimizi aldık. Elhamdülillah. Artık rahmet var. Artık barajlarımız doluyor. Sosyal devlet neymiş, biz gösterdik. 200 milyardan, yıllık dolara sosyal yardımları çıkardık. Bizden öncekiler çalışanlardan parayı kesiyordu. Bizim dönemimizde bunlar kalktı."

- Başbakan Yardımcısı Akdoğan

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin üç kat büyüdüğünü belirterek, "Eskiden bir lider bir baraj yapardı 'barajlar kralı' derlerdi, bir köprü yapardı 'köprüler kralı derlerdi. AK Parti'den önce 70 yılda 195 baraj yapılmış; Tayyip Erdoğan liderliğinde 279 baraj yapıldı" diye konuştu.

Geçmiş 70 yılda 26 havalimanı yapıldığını ifada eden Akdoğan, şunları kaydetti:

"Tayyip Erdoğan liderliğinde 27 havalimanı yapıldı. Geçmişte 70 yılda 6 bin kilometre duble yol yapılmış, AK Parti 18 bin kilometre duble yol yaptı, 76 üniversite vardı 117 üniversite yaptı; 660 bin toplu konut yaptı. Sade Ankara'da 60 katrilyon liralık hizmet ve yatırım gerçekleştirildi. Sayın Cumhurbaşkanım siz, bu milletin umudu oldunuz, bu millete özgüven aşıladınız. Allah, sizlerden razı olsun. Birileri, bundan rahatsızlık duyuyor. 'Türkiye, çok oluyor' diyorlar. Sesi çok çıkıyor, eli her tarafa uzanıyor. Türkiye, çok olmaya devam edecek. Mazlumların gür sesi olmaya devam edecek inşallah. Şimdi, topu bir araya geldi, bütün partiler, bütün örgütler, içeridekiler, dışarıdakiler ittifak yapıyorlar. Ama bize millet yeter. Milletin, hayır duası, onların beddualarına galip gelecek inşallah. Her şey süper olacak, millet oyunu bozacak."

Ankara'nın Türkiye'nin lokomotifi ve öncü şehri olduğunu ifade eden Akdoğan, "Ankara, ayağa kalkarsa Türkiye ayağa kalkar. Ankara ayağa kalktı, Türkiye ayağa kalkıyor inşallah" dedi.

- Notlar

Gölbaşı halkı ile buluşma programına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan da katıldı. 

Erdoğan, alana gelirken vatandaşların alkışları ile karşılandı. Protokol çadırına gelen biri bedensel engelli üç çocuğu seven Erdoğan, onlara oyuncak hediye etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından gökyüzüne balonlar uçuruldu. 

(Bitti)