Cumhurbaşkanı Erdoğan İskenderun'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan İskenderun'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan İskenderun'da
-Erdoğan: (4) -"Belçika'da Mahinur Özdemir diye bir kızımız var, milletvekili. Mahinur Özdemir kızımızı, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili partisinin kararına uymadı diye partiden ihraç ettiler. Kaldı ki Belçika devletinin böyle bir kararı da yok. Sadece partinin var. Hani siz özgürlüklerden yanaydınız? Milletin seçtiği milletvekiline nasıl olur da böyle bir şeyi dayatabilirsiniz? İşte batı bu. Batı, demokraside iki yüzlüdür" -"(Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde) Gayet ihtişamlı ve yine bizim mimarimizi yansıtan bir cami yapıyoruz. İnşallah bu Ramazan'a yetişecek. Türkiye'nin şu an itibariyle en büyük kütüphanesini yapıyoruz. 5 milyon cilt kitap alabilecek bir kütüphane. 24 saat gençlerimize hizmet verecek. Türkiye'de şu anda yok"

HATAY (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Belçika'da Mahinur Özdemir diye bir kızımız var, milletvekili. Mahinur Özdemir kızımızı sözde Ermeni soykırımı ile ilgili partisinin kararına uymadı diye partiden ihraç ettiler. Kaldı ki Belçika devletinin böyle bir kararı da yok. Sadece partinin var. Hani siz özgürlüklerden yanaydınız? Milletin seçtiği milletvekiline nasıl olur da böyle bir şeyi dayatabilirsiniz? İşte batı bu. Batı, demokraside iki yüzlüdür" dedi.

"Cumhurbaşkanı Halkla Buluşuyor" programları kapsamında İskenderunlularla bir araya gelen Erdoğan, Anıt Meydanı'nda halka hitap etti.

 7 Haziran Pazar günü yapılacak seçimlerin önemine değinen ve Hataylıların o gün gereken cevabı vermesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülke bu tür yalanla yatıp, yalanla kalkan siyasetçilerden kurtulsun. Bunların çapı, siyasetçiliği, vizyonu işte bu kadar" dedi.

Kendisi için "taraf" denildiğini aktaran Erdoğan, "Doğru, tarafım. Ben milletimin tarafıyım. Partilere eşit mesafedeyim ama benim de gönlümde bir arslan yatıyor tabi. Herhalde o da olacak, o benim en tabi hakkım. Ama taraf olarak milletimin tarafındayım. Milletime doğruları anlatmak görevim var. Ufku, klozet kapağının ötesine geçemeyenler, memleketin yönetimine talip. Bunların kılavuzu karga, fakat kargaya da hakaret. Anlıyorsunuz değil mi?" diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni inşa ederken iki hususa önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

''Bir dedik, tarihimizi. Çünkü mimari olarak Selçuklu mimarisi, Osmanlı mimarisi ve modern mimari. Üçünü bir araya getirdik. Külliyemizi böyle yaptık. Hemen yanında bir kongre merkezi. Hemen yanında gayet ihtişamlı ve yine bizim mimarimizi yansıtan bir cami yapıyoruz. İnşallah bu Ramazan'a yetişecek. Hemen onun yanında çok amaçlı toplantı salonu, sergi vesaire bunlar orada olacak. Hemen yanında büyük bina daha yapıyoruz. Orada da Türkiye'nin şu an itibariyle en büyük kütüphanesini yapıyoruz. 5 milyon cilt kitap alabilecek bir kütüphane. 24 saat gençlerimize hizmet verecek. Türkiye'de şu anda yok. Biz bunlarla uğraşıyoruz, bunlar neyle uğraşıyor."

-"Bunlardan bir şey beklenmez"

Kendilerinin iş ürettiklerini vurgulayan Erdoğan, "İşte 230 milyar dolardan aldık. 800 milyar dolara getirdik. Bu MHP , bu DSP, CHP 'nin yavrusudur. Bunlar biliyorsunuz IMF'ye borçlandılar, 23.5 milyar dolar. Kim ödedi? Biz ödedik. Merkez Bankası'nın kasasında ne vardı? 27.5 milyar dolar. Şimdi ne var? 122 milyar dolar. Nereden, nereye" dedi.

Geçmiş yıllarda devletin borçlanma faizinin yüzde 63 olduğunu, şimdi ise bu oranın tek haneli rakama indiğini kaydeden Erdoğan, enflasyonun da yüzde 30'dan tek haneye çekildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Bunlar, iş bilirsen olur. Bunlar memur ve işçi kardeşlerimizin paralarını kestiler. Zorunlu tasarruf adı altında 15 katrilyon memura, işçiye borcumuz var. Başbakan oldum, önüme bu geldi. Konut Edindirme Yardımı (KEY), yine memurdan, işçiden kestiler. 3.5 katrilyon. Ne yaptı? 18.5 katrilyon. Bu borçları kim ödedi? Biz ödedik, biz. Onlar borçlandı, biz ödedik. Şimdi kuru, sıkı atıyorlar 'Şunu vereceğiz, bunu vereceğiz.' Dürüst olun. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Bunlara beş koyun verin kaybedip öyle gelirler. Bunlardan bir şey beklenmez'' diye konuştu.

MHP, DSP ve ANAP'ın AK Parti'den önce hükümette bulunduğunu da anımsatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"5 yıllığına görev verildi. Ne kadar kaldılar? 3.5 yıl. Erken seçim kararı aldılar, kaçıp gittiler. Düzce depreminin altında ezildiler. Bolu depreminin altında ezildiler. Bolu depreminin altında ezildiler. Sakarya depreminin altında ezildiler. Biz de deprem geçirdik. Bingöl. Bingöl depreminde, yeni Bingöl'ü bir yılda inşa ettik. Simav depreminde, bir yılda Simav'ı inşa ettik. Van depreminde, Van'ı iki yılda yeniden inşa ettik. Bunları biz yaptık. Biz ağlamadık, işi kovaladık. Oradaki terör örgütünün malum güdümündeki partinin belediyesi musluklardan kan akıtıyor. Doğru, bunlar şehre su veremiyordu. Ben, Veysel Bey'e 'DSİ olarak oraya suyu verelim' dedik ve Van'a biz su verdik. Biz buyuz."

-"Batı demokraside iki yüzlüdür"

Batının hep demokrasi ve özgürlük dediğine vurgu yapan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Belçika'da Mahinur Özdemir diye bir kızımız var, milletvekili. Mahinur Özdemir kızımızı, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili partisinin kararına uymadı diye partiden ihraç ettiler. Kaldı ki Belçika devletinin böyle bir kararı da yok. Sadece partinin var. Hani siz özgürlüklerden yanaydınız? Milletin seçtiği milletvekiline nasıl olur da böyle bir şeyi dayatabilirsiniz? İşte batı bu. Batı demokraside iki yüzlüdür. Açık söylüyorum. Bunu, Mısır'da Mursi olayında da ortaya koydular. Mısır'a darbeyi kendi Milli Savunma Bakanı olan bir asker yaptı. Batı maalesef buna karşı tavır koymadı. Biz tavrımızı koyduk, koyuyoruz.

Benim indimde Mısır'ın Cumhurbaşkanı Mursi'dir. Ben Sisi'yi Cumhurbaşkanı olarak tanımıyorum. Bundan rahatsız olduklarını da biliyorum. Ama kendimle çelişkiye düşemem. Eğer demokrasiye inanıyorsak o zaman gereğini yapacağız. Şimdi idama mahkum ettiler. Hani batı, sizde idam yasaktı? Türkiye'de idam yasak. İdam yasak olduğuna göre niye buna her türlü yaptırımı uygulamıyorsunuz? Başka ülkeler olduğu zaman bu yaptırımı uyguluyorsunuz. Bunu niye uygulamıyorsunuz? İşte Türkiye, güçlendikçe, Allah'ın izniyle bunların hepsi hizaya gelir."

-"Amanos Tüneli" projesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çıkmış bir paralel devlet. Başındaki de 99'da kaçıp, Amerika'ya gitti. Pensilvanya'ya. Hani sen Hoca Efendiydin, orada ne işin var? Oraya kaçacağına Mekke'ye, Medine'ye gitseydin. Niye oralara gitmedin de oraya gittin? Dert başka, dert. Üst akıl meselesi. Üst akıl tarafından yönetiliyor. Dert 'Acaba Türkiye'yi, bu milleti nasıl böleriz?' Adımlar bunun için atıldı. Ama ne olursa olsun şu anda bizler Milli Güvenlik Siyaset Belgemizde de bunu oraya yerleştirdik. Nedir bu? Ulusal güvenliğimizi tehdit eden legal görünüm altındaki, illegal örgütlere karşı mücadele. Bu sürecek" diye konuştu.

Konuşmasında Amanos Tüneli projesine de değinen Erdoğan, Amanos Tüneli ile Hatay'ın önünde yeni bir dönem başlayacağını vurgulayarak, bu projenin Hatay'ın ekonomisine, sosyal ve kültürel hayatına çok önemli faydaları olacağını bildirdi.

Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı görevim süresince ki Başbakan da 2016 olarak dozerlerin çalışmaya başlayacağı tarihi açıkladı. Ben de takipçisi olacağım. Amanos Tüneli'ne Hatay'ın hep birlikte kavuşmasını sağlayacağız. Hatay'a sevgimiz, buradan aldığımız oyla orantılı değildi. Başbakanlığım dönemini söylüyorum. Biz Hatay'ı, Hataylıları Allah için seviyoruz. Sevgimiz daim olsun. Geleceğimiz aydınlık olsun" dedi.

-61 yıl sonra ilk kez bir Cumhurbaşkanı İskenderun'da 

İskenderun'a 61 yıl sonra ilk kez bir Cumhurbaşkanı geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce 1954 yılında, eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar İskenderun'a gelmişti.

"Halkla buluşma programının" gerçekleştirildiği Anıt Meydanı'nında, Türk bayrakları ile Atatürk ve Erdoğan posterlerinin yer aldığı, "Onurlandırdınız başbakan olarak, şereflendirdiniz Cumhurbaşkanı olarak, bekleyeceğiz devletin ilk başkanı olarak", "61 yıl sonra İskenderun'da ilk ilk Cumhurbaşkanı hoşgeldiniz" ve "Hayallerimiz sizinle gerçek oldu" yazılı pankart ve dövizler dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a İskenderun'da eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin de eşlik etti.

Program öncesi Erdoğan tarafından okunan şiirler alandakilere dinletildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıt Meydanı etrafındaki kafelerden sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlara, el sallayarak karşılık verdi.

(Bitti)