Cumhurbaşkanı Erdoğan Mersin'de

Cumhurbaşkanı Erdoğan Mersin'de
Cumhurbaşkanı Erdoğan Mersin'de
- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Bu defa hayret verici bir ittifak var, endişe veren koalisyonlar var. Biz, buna eski Türkiye koalisyonu diyoruz. Çünkü, biz 'yeni Türkiye' dedikçe, onlar 'eski Türkiye, daha iyiydi' diyor" - "Bu koalisyonda kimler var? Ana muhalefet, hemen arkasında milliyetçi iddiasındaki olduğu parti, onun hemen yanında da bölücü terör örgütün güdümündeki parti var. Aynı şeyleri söylüyorlar. Aynı kampanyayı yürütüyorlar. Amblemlerini kapatın, sesleri değiştirseniz hangi kampanya kimin, hangi konuşmayı kim yapıyor, inanın bilemezsiniz" - "Pensilvanya, bu seçimde çok aktif. Dağ, taş dolaşıyorlar. Bu partilerin hepsiyle içli dışlı. Yeri geliyor, terör örgütüyle içli dışlı. Yeri geliyor milliyetçisiyle, yeri geliyor ana muhalefetiyle. Ama bunları o da kurtaramayacak"

MERSİN (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Bu defa hayret verici bir ittifak var, endişe veren koalisyonlar var. Biz, buna eski Türkiye koalisyonu diyoruz. Bu koalisyonda kimler var? Ana muhalefet, hemen arkasında milliyetçi iddiasındaki olduğu parti, onun hemen yanında da bölücü terör örgütün güdümündeki parti var" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Halkla Buluşuyor" programı kapsamında Mersinlilere hitap etti.

İmam Hatiplerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Ana muhalefetin başındaki adam, 'İmam Hatipleri kapatacağız' diyor. Kayseri'ye gidiyor, 'Hayır, bizim böyle bir sözümüz olmadı' diyor. Peki, 1+8+3 ne demek? Orta kısımları kapatmak demek. Biz, bu oyunu dün gördük. Biz, sizi iyi tanıyoruz" diye konuştu.

Orta kısımların kapatılmasıyla birlikte öğrenci sayısının düştüğünü belirten Erdoğan, orta kısımların açılmasıyla birlikte öğrenci sayısının artış göstererek 60 binden bir milyona çıktığını vurguladı. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP'nin bundan rahatsız olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bitmedi. Kat sayı var mıydı? İmam Hatipli üniversiteye girebiliyor muydu? Meslek liseli girebiliyor muydu? Şimdi girebiliyor mu? Bunları kim halletti? Şimdi, girebiliyor. Bunları kim halletti? Yeter mi? Yetmez" dedi.

Konuşmasında, "Bizim canımız yandı, canımız" ifadesine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin ve dört çocuğunun da İmam Hatip mezunu olduğunu, çocuklarını Türkiye'de üniversitede okutamadığını, kendisinin durumunda olan daha nice baba bulunduğunu anlattı. 

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Babalar, yavrularını yurt dışına göndermek zorunda kaldı. Bu, zulüm değil mi? Bu ayrımı niye yaptılar? Başı açık, başı örtülü. Bırak. Bunların hepsi, bu ülkenin evladı. Niye, bunların ayaklarına pranga vuruyorsun? İmtihana giriyor, kazanıyor. Bırak, aç önünü. Şimdi, açtık önünün, bakın ne oldu? Durum ortada.  Şimdi Danıştay bir karar daha aldı. Duydunuz mu? 'Düz liselerde de başörtülü olarak derslere girilebilinir' dedi. Bir karar daha geldi HSYK'dan. HSYK da dedi ki 'Yargıda başörtülü olarak duruşmalara girilebilir'. Nereden, nereye? Mesele ne biliyor musunuz? Sabreden kişi, zafere ulaşır. Sabrettiniz. Biliyorum, çok çile çektiniz. Ama, neticede zafer geldi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok çalışılması gerektiğini belirterek, "İstediğiniz üniversitelere gireceksiniz ve bu ülkeye hizmet edeceksiniz. Milli ve manevi değerlerine sahip bir nesil olarak görüyorum sizi ve selamlıyorum. Böyle de görmek istiyorum" diye konuştu.

-"Hiçbir makam bizi bugüne kadar eğmedi, eğmeyecek"

Seçimlerin yapılacağı pazar gününün bir kırılma noktası olacağını vurgulayan Erdoğan, vatandaşlardan gelen sloganlar üzerine "Biz, Allah'ın huzurunda rükuda eğiliriz. Bunun dışında, hiçbir makam bizi bugüne kadar eğmedi, eğmeyecek de. Bu yolda da böyle yürüyeceğiz" ifadesini kullandı.

Erdoğan, her seçimde ittifaklar kurulduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birisi çıkıyor ve diyor ki 'Kabe'miz Taksim'dir'. Bir diğeri de geçmişte ne diyordu? 'Kabe Arap'ın olsun, bize Çankaya yeter' diyordu. Ama bizim Kabe'miz Mekke'dir. Farkımız bu. Onların durumu da bu. 

Bu defa hayret verici bir ittifak var, endişe veren koalisyonlar var. Biz, buna eski Türkiye koalisyonu diyoruz. Çünkü, biz 'yeni Türkiye' dedikçe, onlar 'eski Türkiye, daha iyiydi' diyor. Halbuki Mersinli kardeşlerim, eski Türkiye'nin ne olduğunu çok iyi bilir. Yoklukların, yoksullukların, mazot kuyruklarında az mı çekti? Şeker kuyruklarında az mı çektik? Ekmek kuyruklarında az mı çektik? Çiftçi, mazot bulamıyordu. Şimdi var mı böyle bir sıkıntı? Krizlerin, kardeş kavgalarının Türkiye'sini, milletle devleti karşı karşıya getiren eski Türkiye'yi Mersin çok iyi bilir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Bu koalisyonda kimler var? Ana muhalefet, hemen arkasında milliyetçi iddiasındaki olduğu parti, onun hemen yanında da bölücü terör örgütün güdümündeki parti var. Aynı şeyleri söylüyorlar. Aynı kampanyayı yürütüyorlar. Amblemlerini kapatın, sesleri değiştirseniz hangi kampanya kimin, hangi konuşmayı kim yapıyor, inanın bilemezsiniz."

-"Pensilvanya, bu seçimde çok aktif"

Bunların, "ortada gözükenler" olduğunu, bunun dışında bir de "gözükmeyenler" bulunduğunu aktaran Erdoğan, "Bir de paralel örgüt. Pensilvanya, bu seçimde çok aktif. Dağ, taş dolaşıyorlar. Bu partilerin hepsiyle içli dışlı. Yeri geliyor, terör örgütüyle içli dışlı. Yeri geliyor milliyetçisiyle, yeri geliyor ana muhalefetiyle. Ama bunları o da kurtaramayacak" dedi.

Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"99'da üst takım emir verdi. 'Türkiye'den kaçıp gitti. Niye, bu ülkeden kaçıp gidiyorsun? 'Gel' dedi, gitti ve Pensilvanya'ya yerleşti. Bu hoca, vaiz, 400 dönüm arazide, maşallah orda yerinde. Villalar, saray, hepsi ortada. Peki, inzivaya çekilecektin de, hoca efendiysen niye Mekke'ye Medine'ye gitmiyorsun da ABD'ye gidiyorsun? Ne işin var orada? Bu kadar açık, ortada. Ne oldukları çıkıyor mu ortaya? Kimler idare ediyor, çok enteresan. Milletimizi, bu musibetten kurtarana kadar, ne demiştim Başbakan olduğum zaman 'inlerine gireceğiz' Girdik mi? Onlar kaçıyor, biz kovalıyoruz. Baş imam kaçtı, şimdi küçük imamlar da kaçmaya başladı. Küçük imamlara sormak lazım 'siz niye kaçıyorsunuz?' diye. Mihrap, terk edilir mi? Bunlar, mihrapları terk ederek gidiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, kaçacaklar ve biz de kovalayacağız."

(Sürecek)