Cumhurbaşkanı Erdoğan Nevşehir'de

Cumhurbaşkanı Erdoğan Nevşehir'de
Cumhurbaşkanı Erdoğan Nevşehir'de
- Erdoğan: (3) - "Sözüm ona 'aydın' kisvesi altında 200 kişi bir araya gelmiş bildiri yayınlamış. Onların da derdi eş başkanların partisinin barajı geçmesi. Bizi de vesayet rejimi oluşturmakla suçluyorlar" - "Biz vesayet rejimini 27 Mayıs darbesinden, 12 Eylül darbesinden, 28 Şubat postmodern darbesinden, 27 Nisan o bildirisinin okunduğu zamandan biliriz. Biz vesayetle çarpışa çarpışa bugünlere geldik. Bugün illa bir vesayet arayacaklarsa gitsinler arkasında durdukları yere baksınlar" - "Vesayete niyetlenmek Van'da bilboardlara kan akan musluk resimleri asmaktır. Vesayeti istemek, bölgenin her yerinde vatandaşlarımızı kendilerine oy vermeleri için tehdit etmektir. Vesayeti desteklemek Diyarbakır'da 3. kattan atılan, bıçaklanarak otomobille üzerinden geçilen Yasin Börü'nün katline ses çıkarmamaktır" - "Bu sözde aydınların 6-8 Ekim olaylarında öldürülen 50 kişi için bildiri yayınladıklarını duydunuz mu, gördünüz mü? Ne aydını, bunlar karanlık, karanlık. Bunların hiçbir milli meselesi yok. Hiçbir milli mesele için bir bildiri yayınladıklarını görmedik, göremezsiniz. Çünkü bunlar hiçbir zaman benim milletimin canının, inancının, kültürünün, tarihinin, değerlerinin yanında yer almadılar. Bunlar her zaman milletin karşısında oldular"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Sözüm ona 'aydın' kisvesi altında 200 kişi bir araya gelmiş, bildiri yayınlamış. Onların da derdi eş başkanların partisinin barajı geçmesi. Bizi de vesayet rejimi oluşturmakla suçluyorlar"

 Erdoğan, Damat İbrahim Paşa Bulvarı'nda Nevşehirlilere hitap etti.

"(Yüzde 52 ile seçilmiş cumhurbaşkanına idam) başlığını attılar, üzerine de benim resmimi koydular. Bir de kurnazlık yapıyorlar. 'Biz böyle bir şey yapmadık'. Dürüst olun dürüst. Adam gibi adam olun" diyen Erdoğan, "O dolarlarınız, o paralarınız, o sermayeleriniz, o şirketleriniz sizi hiçbir zaman, bilesiniz ki o büyük hesap gününde, o hesaptan kurtarmayacak. O büyük hesap günü ebedi alemdir. Orada hesaplar şaşmaz. Orada rüşvet geçmez. Orada yolsuzluk yok. Orada terazi çok dürüst tartar" ifadesini kullandı.

Yurt dışının devreye sokulduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Biz Türkiye'nin kazanımlarını korumak, Türkiye'nin önünü açmak için meydanlara çıkınca da 'Vay efendim Cumhurbaşkanı meydanlara çıktı'. Elbette meydanlara çıkacağım. Türkiye'nin kazanımlarının göz göre göre heba edilmesine müsaade edemeyiz ki. Ben cumhurun başkanıyım. Cumhur bana görev verirken 'Haklarıma sahip çıkacaksın' dedi. Bunu anlatmam lazım" diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulu'na  MHP , CHP ve HDP'nin müraacat ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Tabi ret ret ret. Bunlar ne anayasa biliyor ne şu ne bu. Zannediyorlar ki böyle dersek sustururuz. Susturamazsınız, biz bu meydanlardan geldik, bu meydanlardan Allah'ın izniyle çıkmayacağız" dedi. 

Kendisinin tarafının millet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Her partiye eşit mesafedeyim tamam ama benim de gönlümde herhalde bir aslan yatıyor. Bu sözlerimi ifade etmekten kimse beni alıkoyamaz. Darbecilere, vesayetçilere, bölücülere, paralellere karşı milletimin, ülkemin hakkını savunacağım" değerlendirmesinde bulundu. 

Yeni Türkiye'nin inşası, yeni anayasa, başkanlık sistemi için düşündüklerini paylaşacağını ifade eden Erdoğan, bunun millete karşı sorumluluğunun gereği olduğunun altını çizdi. Bir ittifaka gidildiğine değinen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Aslında bu ittifak başından beri vardı ama ilk defa bu kadar genişledi. Bölücü örgüt ile paralel örgüt bir oldu. Yanlarına Ermeni lobisini, New York Times gazetesini de aldı. Türkiye'de siyaseti dizayn etmeye çalıştılar. Tutmaz. Siyaset mühendisliği ana muhalefetin genlerinde zaten var. Milliyetçi olduğu iddiasındaki parti de geçmişine ve tabanına ihanet pahasına bu ittifakta yerini aldı. Kendisine prens olarak da bölücü örgütün güdümündeki partiyi seçtiler. Hep birlikte onun için çalışıyorlar."

- "50 kişinin ölümüne sebep olan bu değil miydi?"

"Bir popstar çıkardılar" diyen Erdoğan, şöyle konuştu: 

"İyi saz çalıyormuş, sesi de güzelmiş öyle diyorlar. Hayırlı olsun. 6-8 Ekim olaylarında milleti sokağa döküp 50 kişinin ölümüne sebep olan bu değil miydi? Bir yandan da milleti tehdit etmekten geri durmuyorlar. Neymiş efendim, bölücü örgütün ve paralel yapının desteklediği parti barajı aşamazsa kriz çıkarmış, erken seçime gidilirmiş. Kim söylüyor bunu, bir yanda milliyetçi olduğu iddiasındaki partinin genel başkanı söylüyor. Böyle bir yanlış olabilir mi, bunu nasıl söylersin? Bu ülkenin güvenlik güçlerini tepeden tırnağa nasıl yok farzedersin."

Bu ülkede hukuka, yasalara ters hareket edenin gerekli muameleyi göreceğinin altını çizen Erdoğan, "Kimlerin nerelerde bir araya geldiğini görüyor musunuz? Nevşehir bu oyuna izin verir mi? İşte bunun için Hacı Bektaş-ı Veli'nin diyarında buradan sesleniyorum; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Ben de şunu ilave ediyorum, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız" şeklinde konuştu. 

-  "Ne aydını, bunlar karanlık, karanlık"

Erdoğan, 200 kişinin hazırladığı bildiriye değinerek, şöyle konuştu:

"Sözüm ona 'aydın' kisvesi altında 200 kişi bir araya gelmiş bildiri yayınlamış. Onların da derdi eş başkanların partisinin barajı geçmesi. Bizi de vesayet rejimi oluşturmakla suçluyorlar. Biz vesayet rejimini 27 Mayıs darbesinden, 12 Eylül darbesinden, 28 Şubat postmodern darbesinden, 27 Nisan o bildirisinin okunduğu zamandan biliriz. Biz vesayetle çarpışa çarpışa bugünlere geldik. Bugün illa bir vesayet arayacaklarsa gitsinler arkasında durdukları yere baksınlar."

Vesayete niyetlenmenin 'Van'da bilboardlara kan akan musluk resimleri asmak' olduğunu dile getiren Erdoğan, "Vesayeti istemek, bölgenin her yerinde vatandaşlarımızı kendilerine oy vermeleri için tehdit etmektir. Vesayeti desteklemek Diyarbakır'da 3. kattan atılan, bıçaklanarak otomobille üzerinden geçilen Yasin Börü'nün katline ses çıkarmamaktır. Bu sözde aydınların 6-8 Ekim olaylarında öldürülen 50 kişi için bildiri yayınladıklarını duydunuz mu, gördünüz mü? Ne aydını, bunlar karanlık, karanlık. Bunların hiçbir milli meselesi yok. Hiçbir milli mesele için bir bildiri yayınladıklarını görmedik, göremezsiniz. Çünkü bunlar hiçbir zaman benim milletimin canının, inancının, kültürünün, tarihinin, değerlerinin yanında yer almadılar. Bunlar her zaman milletin karşısında oldular" ifadesini kullandı. 

- "Milletimizin sorulacak hesabı var"

Şair Erdem Beyazıt'ın "Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır, her kırışığı sorulacak bir hesabı, 
her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır" dizelerini hatırlatan Erdoğan, "Milletimizin bunlardan sorulacak çok hesabı var. Milletimizin Diyanet İşleri Başkanlığımızı kapatmak isteyenlerden sorulacak hesabı var. İmam hatip okullarını kapatmak isteyenlerden sorulacak hesabı var. Din derslerini kaldırmak isteyenlerden sorulacak hesabı var. 'Taksim Kabe'mizdir', 'Kabe Arap'ın olsun, bize Çankaya yeter' diyenlerden sorulacak hesabı var. Milletimizin istikrar ve güven ortamına kast edenlerden sorulacak hesabı var" diye konuştu.

7 Haziran'ın bu hesabın görüleceği gün olduğunu belirten Erdoğan, kalabalığa şöyle seslendi:

"Nevşehir 7 Haziran'da bunlardan hesap sormaya hazır mı? Nevşehir 7 Haziran'da yeni Türkiye'nin yolunu açıyor mu? Nevşehir 7 Haziran'da yeni anayasa ve başkanlık sistemi için güçlü bir irade ortaya koyuyor mu?"

"Bizim Rabiamız var. Rabiamızı öyle bir haykıralım ki ana muhalefetiyle yavru muhalefetiyle eş başkanlarıyla bölücü örgütüyle paralel örgütüyle Ermeni lobisiyle hepsi duysun. Rabia" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Tek millet. Ne var bunun içinde? Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Arap'ı, Çerkez'i, Gürcü'sü, Boşnak'ı, Arnavut'u, Roman'ı ne varsa 78 milyon, tek millet. 

Tek bayrak. Bayrağımızın rengi, şehidimizin kanıdır, hilal bağımsızlığımızın ifadesidir; yıldız şehidimizin sembolüdür. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.'

Tek vatan. 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Bazıları, operasyona hevesleniyor. Bölücü terör örgütü, karşısında bizi bulurlar, silahlı kuvvetlerimizi bulurlar, güvenlik güçlerimizi bulurlar. Hepsinden öte, milletimizi bulurlar. 

Tek devlet. Devlet içinde devlet olur mu? Çıkmış bir paralel devlet. Siz ne yapıyorsunuz? Akıllı akıllı, uslu uslu bu ülkede çalışmak varken; bu devleti içinden ele geçirmek, nereden çıktı bu iş? Ne oldu, sonunda oyun bozuldu, öyle mi? Düşün, beni dinleyecek, Cumhurbaşkanını dinleyecek, Anayasa Mahkemesi'ni dinleyecek, Genelkurmay Başkanı'nı dinleyecek, aklınıza ne gelirse, tüm bakanları dinleyecek. Ne oldu? Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncü de... Olay bu."

Başbakan olduğu dönemde "bunların inlerine gireceğiz" şeklinde açıklama yaptığını anımsatan Erdoğan, "Girdik mi? Girdik. Şimdi Türkiye'den kaçıyorlar. Ben merak ediyorum, 1999'da kaçan niye ABD'ye, Pensilvanya'ya gitti? Sen, vaiz değil miydin? Sen hoca değil miydin? ABD'de ne işin var? Mekke'ye Medine'ye gitseydin? Niye oraya gittin?" diye konuştu. 

"Şimdi de Türkiye'deki imamları kaçıyor" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunların da biliyorsunuz, her ilde imamları var. İmam, mihrabı terk eder mi? Bunları da yapmaya başladılar, kaçıyorlar. Onlar da kovalanacak. Hukuk içinde ne gerekiyorsa bunlara hepsini yapıyoruz ve yapacağız. Durmak yok" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanındaki coşkunun bambaşka olduğu yorumunda bulunarak, hep birlikte "Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor" dedi.

Kendilerinin Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri gibi "doğruluğun dost kapısı olduğunu" ifade ettiklerini belirten Erdoğan, "İnşallah bu dost kapısından ömrümüz boyunca da ayrılmayacağız. Ahde vefanız için her birinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Kalın sağlıcakla" diyerek sözlerini tamamladı.

- Notlar

Ellerinde Türk bayraklarıyla alanı dolduran Nevşehirliler, sık sık tekbir getirdi, " Recep Tayyip Erdoğan " ve "Nevşehir seninle gurur duyuyor" sloganı attı. 

Kürsünün kurulduğu alanın karşısındaki binaya Erdoğan posteri ve "Milletin adamı, Cumhurun başkanı" yazılı dev pankart asıldı.

Konuşmasının ardından kürsüye çıkan eşi Emine Erdoğan ile alandakilere karanfil atan Erdoğan, kürsüden inerken evlerinin balkonlarından kendisini izleyenleri de selamladı, kendisini çiçekle karşılayan küçük kız çocuğunu sevdi. 

Erdoğan, konuşması sırasında yakasındaki Türk bayrağı rozetini ön tarafta kendisini dinleyen bir kadına verdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, alandan otobüsle ayrılırken çocuklara oyuncak dağıttı. 

(Bitti)