Cumhurbaşkanı Erdoğan Sivas'ta

Cumhurbaşkanı Erdoğan Sivas'ta
Cumhurbaşkanı Erdoğan Sivas'ta
- Erdoğan: (2) - "Biz yeni Türkiye'nin inşası için canla başla çalışırken, karşımızda bir eski Türkiye koalisyonu var. Musluklardan kan akıtan, eli kanlı bir partiyle milliyetçi olduğu iddiasındaki parti kol kola girdi, burada yerini aldı. Batman'da pankart açıyorlar, 'Barajı aştık aştık, aşamadık, meskenimiz dağlardır' diyorlar. Çünkü bunlar, dağdan yönetiliyor. Bunlar silahı bırakmadılar. İşte bakın 6-7-8 Ekim tarihlerinde bu eş başkanlardan bir tanesi, sokağa davet etmedi mi ve 50 kişi öldü. Ölenler Kürt, öldürenler Kürt. Peki bunlar nasıl oluyor da benim Kürt vatandaşımın, Kürt kardeşimin temsilcisi oluyor?" - " 'Doksan tane partinin olduğu bir ülkede Tayyip Erdoğan diktatör'. Şu anda 20 parti seçime giriyor. Nasıl oluyor bu diktatör? Diktatörün olduğu ülkede bunlar olabilir mi? Böyle bir şey yapabilir misiniz? Dünyada diktatörlüğü biz iyi biliriz, görürüz. Hepsi iftira. Çünkü bunlar meşhur komünist rejimlerin kalıntıları. Maoist, Leninist, Stalinist..." - "Bir gazete utanmadan, sıkılmadan 'İçinde silah olmadığını söyleyen Erdoğan' diyor. Var veya yok, koyalım bir kenara. Bir defa sen o kadar basın ahlakından uzaksın ki... Bu ülkede Milli İstihbarat Teşkilatımızın yaptığı bir operasyona sen kalkıp, paralelle iş tutarak bunu dünyaya faş etmenin gayreti içine giriyorsun. Bir defa bu casusluktur, bu ajanlıktır. Şimdi bunlar dünyadaki ağababalarına gidiyorlar, ağababalarından destek almak suretiyle bizleri, hükümeti veya MİT'i bir yerlere şikayet etmenin gayreti içindeler. Nereye giderseniz gidin. Bizim Allah'tan başka kimseden korkumuz yoktur"

SİVAS (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , yeni Türkiye'nin inşası için canla başla çalışırken, karşılarında bir eski Türkiye koalisyonu olduğunu belirterek, "Musluklardan kan akıtan, eli kanlı bir partiyle milliyetçi olduğu iddiasındaki parti kol kola girdi, burada yerini aldı. Batman'da pankart açıyorlar, 'Barajı aştık aştık, aşamadık, meskenimiz dağlardır' diyorlar. Çünkü bunlar, dağdan yönetiliyor. Bunlar silahı bırakmadılar. İşte bakın 6-7-8 Ekim tarihlerinde bu eş başkanlardan bir tanesi, sokağa davet etmedi mi ve 50 kişi öldü. Ölenler Kürt, öldürenler Kürt. Peki bunlar nasıl oluyor da benim Kürt vatandaşımın, Kürt kardeşimin temsilcisi oluyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas kent meydanında vatandaşlara hitap ederek, bu memlekette her seçimin bir bakıma yeni bir Kurtuluş Savaşı ve bağımsızlık ve kalkınma mücadelesinin kesintisiz bir süreç olduğunu bildirdi.

 Erdoğan, "Bunun için milletimiz, Demokrat Parti'nin iktidara geldiği seçimleri hatırlayın, 'kurtuluş günü' olarak ilan etmiştir. O gün kadın, erkek, genç, yaşlı demeden milletimiz adeta Kurtuluş Savaşı ruhuyla, Kurtuluş Savaşı heyecanıyla sandığa gitti. O gün sandık tam bir mücadele alanıydı. Millet bu mücadeleden kaçmadı. Tüm baskılara ve tehditlere rağmen cesaretle sandığa gitti, oyunu kullandı. Allah da bu millete özlemini çektiği hürriyete, hizmetlere kavuşmayı nasip etti. Arkasından malum 27 Mayıs darbesi geldi. Ardından 1970'li yılların kara günlerine şahit olduk. Rahmetli Özal ile bir parça nefes alan bu millet, 1990'lı yıllarda yeniden kaosa, krize, teröre boğuldu" diye konuştu.

Milletin, koalisyon dönemini 2002'de AK Parti ile sona erdirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o dönem hükümeti DSP, MHP , ANAP'tan aldıklarını belirtti.

Erdoğan,  sözlerine şöyle devam etti:

"Kaç yıllığına onlara bu millet o görevi vermişti? 5 yıllığına. Peki 3,5 yıl kalıp da niye kaçıp gittiler? Niye yürütemediler? Çünkü Düzce, Sakarya, Bolu, Kocaeli depreminin altında kaldılar. Yürütemediler. Bunlara zaten beş koyun ver, kaybeder gelirler. Niye meydanlara çıkıp dolaşıyor, ben anlamıyorum. Senin yapacağın iş değil bu iş. Müslüman bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz. Sen yapamazsın bu işi. 25 tane bankayı batırdınız. 50 milyar dolar yük bıraktınız. Bunları biz hallettik. IMF'ye bunlar borçlandı, 23,5 milyar dolar, biz ödedik." 

Merkez Bankası'nın milli banka olduğunu ifade eden Erdoğan, "Hani milliyetçiydiniz? Kasada ne var? 27,5 milyar dolar. Şimdi ne var? 122 milyar dolar. Kim milliyetçi? Biz, biz. Biz öyle kafatası milliyetçisi değiliz. Biz milletini seven milliyetçiyiz, farkımız bu. Her seçim unutmayın, duymak, anlamak isteyene yeni Türkiye talebinin daha yüksek bir sesle ifadesiydi" dedi.

- "Yine bir Kurtuluş Savaşı'nın içindeyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran Pazar günü yapılacak seçimi hatırlatarak, "Bunun arifesindeyiz. Yine bir Kurtuluş Savaşı'nın içindeyiz. Görüyorsunuz, biz yeni Türkiye'nin inşası için canla başla çalışırken karşımızda bir eski Türkiye koalisyonu var. Musluklardan kan akıtan, eli kanlı bir partiyle milliyetçi olduğu iddiasındaki parti kol kola girdi, burada yerini aldı" diye konuştu.

Erdoğan, Batman'da açılan "Barajı aştık, aştık. Aşamadık meskenimiz dağlardır" yazılı pankarta ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çünkü bunlar dağdan yönetiliyorlar. Bunlar, silahı bırakmadılar. İşte bakın 6-7-8 Ekim tarihlerinde, bu eş başkanlardan bir tanesi, sokağa davet etmedi mi? 50 kişi öldü. Ölenler Kürt, öldürenler Kürt. Peki bunlar nasıl oluyor da benim Kürt vatandaşımın, Kürt kardeşimin temsilcisi oluyor? Mesele bu. Şimdi, aydın geçinen 200 kişi bildiri yayınlamış. Bunlar aydın değil, karanlık karanlık. 50 kişinin ölümüne neden olan bu zihniyete destek verenler nasıl oluyor da aydın oluyor? Bu ülkenin geleceğini karartmak isteyenler nasıl oluyor da aydın oluyor? Hesap ortada, kitap ortada. Halep oradaysa, arşın burada.

'Tayyip Erdoğan, diktatör.' 'Doksan tane partinin olduğu bir ülkede Tayyip Erdoğan, diktatör'. Şu anda 20 parti seçime giriyor. Nasıl oluyor bu diktatör? Diktatörün olduğu ülkede bunlar olabilir mi? Böyle bir şey yapabilir misiniz? Dünyada diktatörlüğü biz iyi biliriz, görürüz. Kardeşlerim, hepsi iftira. Çünkü bunlar meşhur Komünist rejimlerin kalıntıları. Maoist, Leninist, Stalinist... Bunlar Boraltan Köprüsü üzerinde Azeri kardeşlerimizi, evet o zaman ki CHP rejimi, bunları Stalin rejimine teslim ediyor. Orada Stalin'in askerleri Azeri kardeşlerimizi şehit ediyor. Bir Azeri şair ne diyor, 'Keşke bunları siz şehit etseydiniz de Stalin'in askerlerine teslim etmeseydiniz.' Bahçeli, şimdi bunlar için Meclis'e girme çalışması yapıyor."

- "Bu casusluktur, ajanlıktır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz analar ağlamasın diye Çözüm Süreci'ni yürütürken bize demediklerini bırakmayanlar şimdi gidip anaları ağlatanların bizzat kendileriyle al takke, ver külah, birlikte yol yürüyorlar. Sadece bu kadar değil, Pensilvanya'daki ihanet şebekesiyle Kandil'deki kan tüccarı da yoldaş oldu. Bu koalisyonda yerini aldılar. İşte gazetelerde boy boy resimleri görüyoruz, yan yana resimleri görüyoruz. Hayatta bir araya gelebilecekleri düşünülmeyenler şimdi bir araya geliyorlar. Paralel yapı denilen ihanet şebekesi, Suriye'deki Türkmenlere gönderdiğimiz yardım üzerinden bizi dünyaya şikayet ederken en büyük desteği bunlardan alıyor."

Geçenlerde bir gazetenin utanmadan, sıkılmadan "İçinde silah olmadığını söyleyen Erdoğan" dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Var veya yok, koyalım bir kenara. Bir defa sen o kadar basın ahlakından uzaksın ki... Bu ülkede Milli İstihbarat Teşkilatımızın yaptığı bir operasyona, sen kalkıp paralelle iş tutarak bunu dünyaya faş etmenin gayreti içerisine giriyorsun. Bir defa bu casusluktur, bu ajanlıktır. Bununla ilgili de biz yargıya zaten suç duyurusunda bulunduk, gereği yapılacaktır. Tabi bunlar hemen dünyadaki ağababalarına gidiyorlar. Dünyadaki ağababalarından destek almak suretiyle kendilerini bizleri hükümeti veyahut da MİT'i bir yerlere şikayet etmenin gayreti içerisindeler. Nereye giderseniz gidin, bizim Allah'tan başka kimseden korkumuz yoktur."

(Sürecek)