Devlet başkanlarına "sürdürülebilir enerji kaynakları" çağrısı

Devlet başkanlarına "sürdürülebilir enerji kaynakları" çağrısı
Devlet başkanlarına "sürdürülebilir enerji kaynakları" çağrısı
- Bilim insanları, G20 ülkelerine "insan sağlığı için harekete geçilerek temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarının seçilmesi" çağrısında bulundu - Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Yorgancıoğlu: - "İklim değişikliği ve hava kirliliğinin sağlık üzerinde oluşturduğu tehditlere dair yeni kanıtlar çerçevesinde, başta Türkiye olmak üzere, dünyanın en büyük 20 ekonomisinin liderleri olarak sizi, yeni kömürlü termik santral yapımından vazgeçmeye, fosil yakıt teşviklerini durdurmaya yönelik net bir yol kararlaştırmaya çağırıyoruz"

ANTALYA (AA) - Bilim insanları, geçtiğimiz günlerde Türkiye'de gerçekleştirilen G20 Zirvesi'ne katılan ülkelerin liderlerine, "insan sağlığı için harekete geçilerek temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarının seçilmesi" çağrısı yaptı.

Türk Toraks Derneği tarafından, geçtiğimiz günlerde Türkiye'de gerçekleştirilen G20 Zirvesi'nde derneğin yayımladığı deklarasyonla ilgili Antalya'da basın toplantısı düzenlendi.

Dernek Başkanı Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu, solunum yolu hastalıklarının alınacak tedbirlerle büyük ölçüde önlenebildiğini belirterek, bunun için doğru stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

G20 Zirvesi sürerken, Temiz Hava Platformu olarak 13 dernek tarafından hazırladıkları ortak metni liderlere gönderdiklerini hatırlatan Yorgancıoğlu, bilimsel araştırmaların, iklim değişikliği ve hava kirliliğinin çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Yorgancıoğlu, "Öyle ki, iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerinde yarattığı tehditler geçtiğimiz elli yılda insani gelişme ve sağlık alanlarında elde edilen küresel kazanımları baltalayacak büyüklüğe ulaşmıştır. Bu çerçevede kömürün küresel enerji bileşiminden hızla çıkarılması, hava kirliliği azaltılarak kalp-damar ve solunum sağlığının korunması yolunda ciddi bir adım olabilir" dedi.

Arzu Yorgancıoğlu, 2009 yılında G20 ülkelerinin fosil yakıt teşviklerini sonlandırmaya söz verdiğine işaret ederek, "Ancak maalesef, bugüne kadar bu yönde çok az ilerleme kaydedilmiş, G20 ülkeleri geçen zaman diliminde halkın sağlığı yerine, küresel şirketlerin çıkarlarını gözetmeyi sürdürmüştür" iddiasında bulundu. 

Türkiye'nin kömür santralleri yoluyla enerji üretim sürecinde, dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra en büyük üçüncü yatırımcı ülke konumuna ulaştığını belirten Yorgancıoğlu, "Türkiye'de var olan 20'nin üzerindeki mevcut kömürlü termik santrale ek olarak 80'in üzerinde yeni termik santral yapılması planlanmaktadır. Önümüzdeki dönem kömürlü termik santral sayısında artışa gidilmesi halinde, Türkiye'de kömürlü santrallere bağlı olarak ortaya çıkacak sağlık yükü hızla yükselecektir" diye konuştu. 

- "İklim anlaşması karara bağlanmalı"

Yorgancıoğlu, sağlıklı yaşamak ve temiz hava solumanın bir insanın en önemli hakkı olduğunu dile getirerek, bunun sağlanabilmesi için G20 hükümetlerinin, enerjinin verimli kullanılmasına yönelik tatmin edici girişimlerde bulunması, yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretimindeki payının artırılmasını sağlaması ve yeni kömürlü termik santrallerin yapımından vazgeçmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. 

Başta Türkiye olmak üzere zirveye katılan tüm ülkeleri, bu konuda uygulamaya geçmeye çağırdıklarını belirten Yorgancıoğlu, G20 devlet başkanlarına gönderilen deklarasyon metnindeki önemli başlıklar hakkında şunları söyledi:

"İklim değişikliği ve hava kirliliğinin sağlık üzerinde oluşturduğu tehditlere dair yeni kanıtlar çerçevesinde, başta Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olmak üzere, dünyanın en büyük 20 ekonomisinin liderleri olarak sizi, yeni kömürlü termik santral yapımından vazgeçmeye, fosil yakıt teşviklerini durdurmaya yönelik net bir yol kararlaştırmaya çağırıyoruz.

Ayrıca, Aralık ayında Paris'te yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda toplum yararına bağlayıcı bir iklim anlaşmasının karara bağlanmasına liderlik etmeye acilen ve ısrarla çağırıyoruz."