G20 Liderler Bildirgesi açıklandı: (4)

G20 Liderler Bildirgesi açıklandı: (4)
G20 Liderler Bildirgesi açıklandı: (4)
- "Tüm ülkeleri, ulusal imkanları çerçevesinde, göç krizinden etkilenen ülkelere yardım etme yeteneklerini artırabilmelerini teminen ilgili uluslararası kuruluşlara yapmakta oldukları katkıları artırmaya davet ediyoruz" - "Göç ve mülteci akımlarına yönelik uzun vadeli hazırlık ve bu akımların yönetimi için kapasitenin güçlendirilmesini teminen diğer ülkelerle beraber çalışacağız" - "Ekonomilerimizin gerçek ve potansiyel büyümesini yükseltmek, istihdam oluşumunu desteklemek, dayanıklılığı güçlendirmek, kalkınmayı teşvik etmek ve politikalarımızın kapsayıcılığını artırmak için beraber hareket etmeyi sürdürme kararlılığımızı devam ettiriyoruz"

ANTALYA (AA) - G20 Liderler Bildirgesinde, tüm ülkelere çağrıda bulunularak, "Ulusal imkanları çerçevesinde, göç krizinden etkilenen ülkelere yardım etme yeteneklerini artırabilmelerini teminen ilgili uluslararası kuruluşlara yapmakta oldukları katkıları artırmaya davet ediyoruz" denildi.

G20 Antalya Zirvesi'nin sonuçları, Liderler Bildirgesi ile kamuoyuna duyuruldu.

Bildirgede, 2015'in sürdürülebilir kalkınma için kritik bir yıl olduğu belirtilerek, eylemlerin düşük gelirli gelişmekte olan ülkeler de dahil olmak üzere kapsayıcı ve sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunmasını temin etmek konusundaki kararlılığın teyit edildiği ifade edildi.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Addis Ababa Eylem Gündemi'nin dahil olduğu 2030 Gündemi'nin, küresel kalkınma çabaları için kapsamlı, evrensel ve iddialı bir çerçeve çizdiğine işaret edilen bildirgede, şu görüşlere yer verildi:

 "Herkes için kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesine yönelik çabalarımızda kimsenin arkada bırakılmamasının sağlanması için 2030 Gündemi'nin sonuçlarının uygulanmasına kuvvetle bağlıyız. Kalkınma konusundaki diyalog ve angajmanımızın güçlendirilmesi için G20 ve Düşük Gelirli Gelişmekte Olan Ülkeler Çerçevesi'ni onaylıyoruz. Çalışmalarımızın 2030 Gündemi ile uyumlaştırılması için 2016 yılında bir Eylem Planı hazırlayacağız."

Bildirgede, bu seneki çalışmaların enerjiye erişim, gıda güvenliği ve beslenme, insan kaynaklarının geliştirilmesi, kaliteli altyapı, finansal kapsayıcılık ve iç kaynakların harekete geçirilmesi gibi alanlarda sürdürülebilir kalkınmayı desteklediği vurgulanarak, "Ürettiğimiz, tükettiğimiz ve sattığımız gıdanın tüm boyutlarıyla ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilir olmasının sağlanmasına yönelik taahhüdümüzün altını çizen G20 Gıda Güvenliği ve Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Eylem Planı'nı onaylıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Küçük ölçekli ve aile işletmeleri ile kırsal alanda bulunan kadınlar ve gençlerin ihtiyaçlarına özel bir dikkat gösterileceği kaydedilen bildirgede, gıda israfı ve kayıplarının küresel ölçekte azaltılması taahhüdünde de bulunuldu. "Gezegeni Doyurmak -Yaşam için Enerji" temasıyla düzenlenen Expo Milano'nun memnuniyetle karşılandığı belirtilen bildirgede, Tarım Bakanlarının, G20 ülkelerinin ve diğer ülkelerin gıda israfı ve kayıplarını ölçebilecekleri ve azaltabilecekleri yöntemlerin iyileştirilmesi için yeni bir platform tesis edilmesine yönelik kararının da memnuniyetle karşılandığı kaydedildi.

- Kalkınmada özel sektörün gücü

Kalkınmada ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasında özel sektörün güçlü bir rolü olduğu vurgulanan bildirgede, şu değerlendirmelerde bulunuldu.

"Kapsayıcı iş çağrısı yoluyla düşük gelirli kişilerin ve toplulukların piyasalara alıcı, üretici ve tüketici olarak katılımları için fırsatlar yaratılması yolunda bütün paydaşların ortak çalışma ihtiyacını vurguluyoruz. Bu yıl geliştirdiğimiz G20 Para Transferleri Ulusal Planları, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Addis Ababa Eylem Gündemine uyum sağlamak hedefiyle, para transferlerinin ortalama küresel maliyetinin yüzde 5'e indirilmesi yönündeki taahhüdümüz için somut eylemler içermektedir. Ödemelere, tasarruflara, kredilere ve benzeri hizmetlere erişimi açmaya yardımcı olmak yoluyla finansal tabana yayılmayı geliştireceğiz. Finansal Tabana Yayılma Küresel Ortaklığı (GPFI) içerisinde finansal tabana yayılmaya ilişkin devam eden çalışmaları memnuniyetle karşılıyoruz."

- Enerjiye erişim

 Bildirgede, G20 enerji işbirliği prensiplerine odaklanmaya devam edileceğinin altı çizilerek, enerji bakanlarının ilk kez düzenlenen toplantısının memnuniyetle karşılandığı kaydedildi.

Bildirgede, şu ifadeler yer aldı:

"Dünyada 1,1 milyardan fazla insanın elektriğe erişimi olmadan yaşadığının ve yaklaşık 2,9 milyar insanın yemek pişirmek için geleneksel biyoyakıt kullanmak zorunda olduğunun bilinciyle, ilk aşamasında sorunun en yoğun olduğu Sahra Altı Afrika'da elektriğe erişimin iyileştirilmesine odaklanan 'G20 Enerjiye Erişim Eylem Planı: Enerjiye Erişimde Gönüllü İşbirliği'ni onaylıyoruz. Enerjiye erişimin kalkınmayı sağlamadaki önemli rolünü kabul ederek, Plan, G20 koordinasyonunu güçlendirmeyi ve önümüzdeki dönemde başka bölgelerde de uygulanabilecek olan, uzun vadeli gönüllü bir işbirliği çerçevesi oluşturmayı amaçlamaktadır. Planın bu ilk aşamasında, ulusal ihtiyaçlar ve koşulları da dikkate alarak, politika ve düzenleyici çerçeveler, teknoloji geliştirme ve kullanma, yatırım ve finans, kapasite inşası, bölgesel bütünleşme ve işbirliği alanlarında Afrikalı ülkeler ve ilgili bölgesel ve uluslararası kuruluşlar ile çalışacak ve işbirliği yapacağız."

Enerji verimliliğini geliştirme, temiz enerji teknoloji yatırımlarını artırma ve bu alandaki araştırma ve geliştirme faaliyetlerini destekleme konularını da içeren enerjiye ilişkin eylemlerin, iklim değişikliği ve etkileriyle mücadelede öneminin bilincinde olunduğuna işaret edilen bildirgede, "G20 Yenilenebilir Enerji Seçenekleri Listesi'ni onaylıyoruz" denildi.

Bildirgede, enerji verimliliği alanındaki işbirliğini ileri taşımada bu yıl içinde katılımcı ülkeler tarafından kaydedilen gelişmelerin altı çizilerek, "Başta ağır iş makinaları olmak üzere taşıtların emisyon performansı ve verimliliği, ürünler, binalar, endüstriyel enerji yönetimi, elektrik üretimi ve enerji verimliliğinin finansmanı alanlarındaki çalışmaların 2015 yılı sonuçlarını gönüllülük esasına dayalı olarak desteklemeyi kabul ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.

- Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi

Bildirgede, gaz piyasaları da dahil olmak üzere, şeffaf, rekabetçi ve iyi işleyen enerji piyasalarının teşvik edilmeye devam edileceği belirtilen enerji güvenliğinin artırılması için enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesinin ve enerji yatırımlarının devam etmesinin öneminin vurgulandığı kaydedildi.

Yoksulları destekleme gerekliliğinin farkında olunduğu, israfı teşvik eden verimsiz fosil yakıt sübvansiyonlarının rasyonalizasyonu ve orta vadede tedricen sonlandırılması taahhüdüne bağlılığın teyit edildiği ifade edilen bildirgede, bu taahhüdü ileri taşıma konusunda güçlü bir ilerleme sağlamak için çaba gösterileceği belirtildi.

Bildirgede, "Enerji Bakanlarımızı 'G20 Enerji İşbirliği Prensipleri'nin devam etmekte olan uygulaması konusunda 2016 yılında bize tekrar rapor vermeye çağırıyoruz" görüşüne yer verildi.

- İklim değişikliği

"İklim değişikliği zamanımızın en büyük sınamalarından biridir" ifadesi kullanılan bildirgede, 2015'in iklim değişikliği ve etkileriyle ilgili etkin, güçlü ve müşterek eylem gerektiren kritik bir yıl olduğunun farkında olunduğu bildirildi.

Bildirgede, Lima Eylem Çağrısında belirtildiği üzere, iki derecenin altı hedefinin teyit edildiği ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

"BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) altında tüm taraflara uygulanabilir hukuki bağlayıcılığı olan bir protokol, başka bir hukuki araç veya mutabık kalınmış bir çıktı kabul edilmesi için kararlılığımızı vurgularız. Eylemlerimiz büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecektir. Paris Anlaşması'nın adil, dengeli, iddialı, kalıcı ve dinamik olması gerektiğini teyit ederiz. Paris'te farklı milli koşullar ışığında, ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler prensibini yansıtan iddialı bir anlaşmaya ulaşma taahhüdümüzün altını çizeriz. BMİDÇS'nin iklim değişikliği müzakereleri için başlıca uluslararası hükümetlerarası organ olduğunu tekrar vurgularız. Tüm G20 ülkeleri de dahil 160'ın üzerinde tarafın BMİDÇS'ne ulusal olarak niyet ettikleri katkılarını (INDC) sunmuş olmalarını memnuniyetle karşılıyoruz ve henüz sunmamış olanları, bunu Paris Konferansı öncesinde gerçekleştirmeye davet ediyoruz. INDC'lerimizi uygulamaya hazırız."

Bildirgede, gelecek günlerde Paris'te, ileride izlenecek yolun belirlenmesi için müzakerecilerin, diğer hususlara ilaveten, salım azaltımı, uyum, finansman, teknoloji geliştirme ve transferi ile şeffaflık gibi kilit konuların görüşülmesine yapıcı ve esnek bir biçimde müdahil olmaları yönünde talimatlandırılacağı vurgulandı.

Bildirgede, Paris 21. Taraflar Konferansı'ndan başarılı bir sonuç çıkması için beraberce çalışma kararlılığı içinde olunduğu belirtildi.

- "Göç krizi küresel bir endişe haline geldi"

Başlıca insani, siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla mevcut göç krizinin boyutu, küresel bir endişe haline geldiğine dikkat çekilen bildirgede, anılan krizin ve uzun dönemli sonuçlarının üstesinden gelinebilmesi için koordineli ve kapsamlı yanıtlara ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.

Bildirgede, dünyanın çeşitli bölgelerinde benzeri görülmemiş sayılara ulaşan mülteciler ve yerlerinden edilmiş kişilere koruma ve destek sağlanması ve kalıcı çözümler bulunması yönündeki tüm çabalara yönelik desteği güçlendirmeye devam etmeye kararlı olunduğu ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

"Tüm devletleri, mevcut krize mukabelede bulunulmasına katkı sağlamaya ve mültecilerin yeniden yerleştirilmesi, diğer insani kabul yöntemleri, insani yardımlar ve mültecilerin hizmetlere, eğitime ve temel ihtiyaçlara ulaşmasının temini doğrultusundaki çabalar vasıtasıyla krizle bağlantılı külfeti paylaşmaya davet ediyoruz. Yer değiştirmelere neden olan temel sorunlara çözüm getirilmesi ihtiyacının altını çiziyoruz. Bu bağlamda, çatışmalara siyasi çözüm bulunmasının ve kalkınma için artırılmış işbirliğinin önemine de dikkat çekiyoruz. Mültecilerin ve yerlerinden edilmiş kişilerin güvenli ve gönüllü olarak kendi ülkelerine dönebilmelerini sağlayacak koşulların yaratılmasının önemini de kabul ediyoruz."

 Göç ve mülteci akımlarına yönelik uzun vadeli hazırlık ve bu akımların yönetimi için kapasitenin güçlendirilmesini teminen diğer ülkelerle beraber çalışılacağına vurgu yapılan bildirgede, "Tüm ülkeleri, ulusal imkanları çerçevesinde, bu krizden etkilenen ülkelere yardım etme yeteneklerini artırabilmelerini teminen ilgili uluslararası kuruluşlara yapmakta oldukları katkılarını artırmaya davet ediyoruz" denildi.

Bildirgede, özel sektörün ve şahısların da bu uluslararası çabalara iştirak etmeleri yönünde teşvik edildiğine de yer verildi.

- Bilgi ve teknoloji konusu

Küresel büyümeye fırsatlar ve sınamalar getiren internet ekonomisi çağında yaşandığına işaret edilen bildirgede, Bilgi İletişim Teknolojilerinin (BİT) kullanımına ve güvenliğine yönelik tehditlerin, dünyada ekonomik büyüme ve kalkınmanın güçlendirilmesi için interneti kullanmaktaki müşterek kabiliyete zarar veren riskler taşıdığının kabul edildiği belirtildi.

 Bildirgede, sayısal bölünmeler arasında köprü kurulabilmesi için çaba gösterileceği bildirilerek, diğer alanlarda olduğu gibi dijital ortamda da devletlerin güvenlik, istikrar ve ekonomik ilişkileri geliştirme konusunda özel bir sorumluluğu bulunduğu kaydedildi.

Bildirgede, bu hedef doğrultusunda, hiçbir ülkenin şirketlere veya ticari sektöre rekabet avantajı sağlamak dahil, internet iletişim teknolojilerini kullanarak ticari sırlar veya diğer benzeri gizli iş bilgileri dahil fikri mülkiyet hırsızlığı faaliyetlerinde bulunmaması veya desteklememesi hususunun teyit edildiği belirtildi.

Tüm ülkelerin internet iletişim teknolojilerinin güvenliğini sağlamak üzere, sayısal iletişim bağlamı da dahil olmak üzere, özel hayatın gizliliğine yönelik kanunsuz ve keyfi müdahalelere karşı özgürlük ilkelerini koruması ve saygı göstermesi gerektiğine dikkat çekilen bildirgede, şu ifadeler yer aldı:

"Birleşmiş Milletler'in bu konudaki normların geliştirilmesinde oynadığı temel rolü not ediyor, bu bağlamda BM Uluslararası Güvenlik Bağlamında Bilgi ve Telekomünikasyon Alanında Hükümet Uzmanlar Grubu 2015 Raporunu memnuniyetle karşılıyor, uluslararası hukuk ve özellikle BM Şartı'nın devletlere BİT kullanımın iletiminde uygulanabilir olduğunu teyit ediyor, tüm ülkelerin BİT'in kullanımı konusundaki  BM karar taslağı kapsamında sorumlu devlet tutumuna uyması gerektiği görüşünü benimsiyoruz. Tüm tarafların BİT'in güvenli kullanımının faydalarından yararlanabileceği bir ortam yaratılmasına yardımcı olmaya kararlıyız."

- Türkiye'ye teşekkür

Bildirgenin sonuç bölümünde ise "Ekonomilerimizin gerçek ve potansiyel büyümesini yükseltmek, istihdam oluşumunu desteklemek, dayanıklılığı güçlendirmek, kalkınmayı teşvik etmek ve politikalarımızın kapsayıcılığını artırmak için beraber hareket etmeyi sürdürmeye kararlılığımızı devam ettiriyoruz" değerlendirmesi yer aldı.

Sonuç bölümünde ayrıca, "Türkiye'ye G20 Başkanlığı için ve bu yıl başarılı bir Antalya Zirvesi'ne ev sahipliği yaptığı için teşekkür ediyoruz. Çin Başkanlığı kapsamında 2016 yılı Eylül ayında Hangzhou'da gerçekleşecek bir sonraki toplantımızı bekliyoruz. Ayrıca, 2017 yılında Almanya'da bir araya gelmeyi de bekliyoruz" görüşüne yer verildi.

(Bitti)