GAP Eylem Planı Tanıtım Toplantısı

GAP Eylem Planı Tanıtım Toplantısı
GAP Eylem Planı Tanıtım Toplantısı
- Başbakan Davutoğlu: (4) "Serbest kur sistemi içinde tüm bu dalgalanmaları, ekonominin istikrarını sarsmadan değerlendirmek icap eder. O bakımdan kamuoyumuzun, bütün kurum ve kuruluşlarımızla tam bir koordinasyon içinde olduğumuzu bilmelerinde fayda mülahaza ediyorum. İlgili tüm kurumlarımızla her an temas halindeyiz" - "Özellikle iş dünyamızın, yatırımcılarımızın, halkımızın Türkiye'nin ekonomik gücüne güvenmesi, finansal ve bankacılık sistemindeki sağlam yapısına güvenmesi ve ekonomi yönetimi bağlamında da yakın koordinasyon içinde her türlü tedbiri alacağımızı bilerek, istikrarı bozacak bazı spekülasyonlardan uzak durması büyük önem taşıyor" - "Şu anda bu konularda hemen somut ve atılacak adımlar konusunda bir yorumda bulunmak doğru değil, (Merkez Bankası Başçı'nın İsviçre'den) dönüşünde değerlendireceğiz. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımıza da Merkez Bankası Başkanımız ve Başbakan Yardımcımız bütün bu yaklaşımlarla ilgili olarak bilgi arzında bulunacaklar. Önümüzdeki hafta içinde olan bütün gelişmeleri adım adım takip edeceğiz" - "En önemli, en büyük teşvik Çözüm Süreci'nin kendisidir. Bunlar tamamlandığında bölge halkının hayat standardı değişecek. Türkiye'nin arkadan gelen değil sürükleyen, lokomotif bölgesi haline getireceğiz"

MARDİN (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, serbest kur sistemi içindeki tüm dalgalanmaların ekonominin istikrarını sarsmadan değerlendirmek gerektiğini ve ilgili tüm kurum, kuruluşlarla tam bir koordinasyon içinde olduklarını belirterek, "Özellikle iş dünyamızın, yatırımcılarımızın, halkımızın Türkiye'nin ekonomik gücüne güvenmesi, finansal ve bankacılık sistemindeki sağlam yapısına güvenmesi ve ekonomi yönetimi bağlamında da yakın koordinasyon içinde her türlü tedbiri alacağımızı bilerek, istikrarı bozacak bazı spekülasyonlardan uzak durması büyük önem taşıyor" dedi. 

Başbakan Davutoğlu, Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

Özel sektörün bölgeye daha fazla yatırım yapması içinde teşvik sisteminde bölgeye özel yenilikler düşünülüp düşünülmediğine ilişkin soru üzerine Davutoğlu, 2012'deki değişiklikten sonra bölgenin ciddi bir yatırım çektiğini, "hiç yatırım çekmedi" gibi bir kanaatin doğru olmadığını ancak daha fazla yatırımın bölgeye gelebileceğini söyledi. 

Bölgeye daha fazla yatırım için hem bölgesel hem de ulusal alanda her türlü çalışmanın yapıldığına işaret eden Davutoğlu, "Dar ölçekli, kısa dönemli yatırım değil de uzun dönemli yatırımın gelmesi için yatırımcıların orada kalıcı bir istikrarı ve kamu düzeni ortamını görmesi lazım" değerlendirmesinde bulundu. 

Kamu yatırımlarında da Yüksekova'da yapılan havaalanı inşaatında olduğu gibi büyük engellerle karşılaştıkları ve bunun sürdüğünü ifade eden Davutoğlu, şantiyelere, firmalara yapılan baskılar veya güvenlik ortamındaki bozulmaların olumsuz etki yaptığını kaydetti. Başbakan Davutoğlu, "Önümüzdeki dönemde de teşvikleri artıracağız. Teşvikler, özellikle 6. Bölge teşvikleri bağlamında zaten çok geniş imkanlar sunuyor. Buna bir de yüksek teknoloji ağırlıklı bir yatırım varsa ek teşvikler sağlıyoruz. Kalkınma ajansları, KOSGEB, bankalar ve benzeri kurumlar aracılığıyla da kredi veya hibe desteği sağlıyoruz" diye konuştu.

-"Mezopotamya ekonomik anlamda tekrar bir bütünlük haline dönüşecek"-

Organize sanayi bölgesi ve teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulması, üniversite-sanayi işbirliği anlamında ciddi atılım yapılacağını dile getiren Davutoğlu, iktidara geldiklerinde 76 olan üniversite sayısının 176'ya yükseldiğini, üniversitelerin şehirlere ve bölgeye yapılan yatırımlarda iş dünyasıyla işbirliği ortamı oluşturmasının istediklerini belirtti. 

Başbakan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bütün bunların ötesinde en önemli, en büyük teşvik Çözüm Süreci'nin kendisidir. Silvan Barajı çarpıcı bir örnektir. Çok sayıda terör saldırısıyla maalesef baraj inşaatı istediğimiz hızda ilerleyememiştir. Bunlar tamamlandığında bölge halkının  hayat standardı değişecek. Bölgede o kadar geniş imkanlar var ki... Türkiye'nin arkadan gelen değil sürükleyen, lokomotif bölgesi haline getireceğiz. Bizim 5, 10, 20 sene sonrasına bölgeyi hazırlamamız lazım. 

Tekrar inşallah, idealimiz odur, 2011'de Suriye'de baskı ve zulüm dönemi, Irak'ta mezhep çatışmaları başlamadan önce Irak ve Suriye ile ekonomilerimizi entegre etmek için çok ciddi tedbirler almıştık. Bunları inşallah tekrar yapacağız, bunlar tekrar öyle veya böyle gerçekleşecek. Bereketli Mezopotamya ekonomik anlamda tekrar bir bütünlük haline dönüşecek. Ortadoğu'daki terör ve rejim baskıları sonrasında bölge halkları entegre olduğunda, Çözüm Süreci nasıl ulusal anlamda en büyük teşvikse çevre ülkelerde sağlanacak düzen ve istikrar da Ortadoğu bölgesinin yeniden inşası bağlamında çok büyük bir zemin ve ortam sağlayacak."

-"Yatırımcıların ortak kanaati, Türkiye'nin yatırım için cazip noktada olduğu"- 

"Önümüzdeki hafta Merkez Bankasından dövize doğrudan bir müdahale beklentisi içine girilmeli mi, bu konuda paylaşabileceğiniz bir detay var mı" sorusunu yanıtlayan Davutoğlu, bütün dünyada çok ciddi bir dalgalanma, volatilite olduğuna, doların sadece Türk lirası karşısında değil bütün dünya para birimleri karşısında değer kazandığına işaret etti.

Artışın konjonktürel olması halinde Türkiye'nin kendi özel tedbirlerini alabileceğini ancak küresel ekonomiyi ilgilendiren bu durum karşısında alınacak tedbirlerin doğurabileceği sonuçların çok iyi hesap edilmesi gerektiğini ifade eden Davutoğlu, bu dalgalanma yaşanırken New York'ta olduğu için küresel ekonominin nabzını tutma imkanı bulduğunu söyledi. 

Yatırımcılarla konuştuğunu aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Yatırımcıların ortak kanaati, Türkiye'nin bütün sayısal göstergelerinin yatırım için cazip noktada olduğu yönünde. Biraz önce zikrettiğim, özellikle bütçe, finansal sektördeki temel parametreler, kalkınma perspektifi, enflasyonun düşme trendi içine girmiş olması, faizlerin enflasyonla birlikte düşme trendi içine girmiş olması, bütün bunlar olumlu göstergeler.

Biz aslında emtia fiyatlarının düşüşüyle petrol fiyatları, çok ciddi şekilde avantajlı bir ülke konumuna geldik. Cari açığımız önemli ölçüde düştü, 18 milyar dolar. Bunlar Türk ekonomisinin göreceli avantajlarıydı. Tam bu göreceli avantajlarla özellikle enflasyon ve faizde düşme trendi içindeyken bu dalgalanma gündeme geldi. Bu dalgalanmanın konjonktürel ve kalıcı boyutlarının nabzını tutmaya çalışıyoruz, tutuyoruz da."

-"Müdahalenin zamanı ve araçlarından bahsettiğiniz anda etki kaybolur"- 

New York'tan döndükten sonra Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vahdettin Ertaş ve Hazine Müsteşar Vekili Cavit Dağdaş'dan ayrı ayrı bilgi aldığını, küresel ekonomideki son gelişmelerle ilgili gözlemlerini de paylaştığını aktaran Davutoğlu, "Bu çerçevede atılabilecek adımlar da dahil olmak üzere her türlü konuyu görüştük" dedi.

Merkez Bankası Başçı'nın Basel toplantıları için İsviçre'ye gittiğini, bu toplantılarda 35 ülkenin merkez bankası başkanlarının bir araya geldiğini söyleyen Davutoğlu, toplantının dalgalanma üzerine düzenlenmediğini ancak bu konunun da ele alınacağı bir koordinasyon toplantısı yapılacağını kaydetti.

Başbakan Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Merkez Bankası Başkanının dönüşünden sonra tekrar değerlendireceğiz, özellikle merkez bankalarının ortak yaklaşımları konusunu. Türkiye ölçeğinde atılacak adımlarla ilgili de bazı gözlemlerimiz oldu. Zaten Merkez Bankası günlük bazda 40 milyondan 60 milyona çıkardı satış miktarını. Bunların belli bir etkisi oldu. Önümüzdeki günlerde daha başka neler yapılacağı konusunu ele alacağız. Ancak bunlar o kadar dinamik şekilde seyreden süreçler ki müdahalenin zamanı ve araçlarından bahsettiğiniz anda müdahale etkisini kaybeder.

Dolayısıyla şu anda bu konularda hemen somut ve atılacak adımlar konusunda bir yorumda bulunmak doğru değil, dönüşte değerlendireceğiz. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımıza da Merkez Bankası Başkanımız ve Başbakan Yardımcımız bütün bu yaklaşımlarla ilgili olarak bilgi arzında bulunacaklar. Önümüzdeki hafta içinde olan bütün gelişmeleri adım adım takip edeceğiz. Serbest kur sistemi içinde bütün bu dalgalanmaları ekonominin istikrarını sarsmadan bir eksen içinde değerlendirmek icap eder. O bakımdan kamuoyumuzun, bütün kurum ve kuruluşlarımızla tam bir koordinasyon içinde olduğumuzu bilmelerinde fayda mülahaza ediyorum. İlgili tüm kurumlarımızla her an temas halindeyiz. New York'tan da neredeyse saat bazlı değerlendirmelerle temas halindeydik. Özellikle iş dünyamızın, yatırımcılarımızın, halkımızın Türkiye'nin ekonomik gücüne güvenmesi, finansal ve bankacılık sistemindeki sağlam yapısına güvenmesi ve ekonomi yönetimi bağlamında da yakın koordinasyon içinde her türlü tedbiri alacağımızı bilerek, istikrarı bozacak bazı spekülasyonlardan uzak durması büyük önem taşıyor. Anlık bazlarda da değerlendirmelerimize devam edeceğiz."

-"Bu bir ev ödevidir"-

Özel sektör temsilcilerine "Elinize taşın altına koyun, barışa daha fazla destek olun" demeyi düşünüp düşünmediği sorusu karşısında, "Kesinlikle" ifadesini kullanan Davutoğlu, eylem planlarının bütüncül bir perspektifle ele alınması halinde etkili olacağını belirtti. 

Davutoğlu, "Bütüncül perspektiften kasıt şu: Hükümet, bakanlıklar, bütün kamu kurumları bu eylem planı içerisinde hareket edecekler. Bu bir ev ödevidir. 2018'de nereye geldiğimizi tek tek kontrol edeceğiz" dedi.

Söz konusu eylem planını hayata geçirecek olan en önemli kesim olmaları dolayısıyla özel sektör ile de yakın temas halinde olunacağını ifade eden Davutoğlu, özel sektör temsilcileriyle istişare toplantısında bir araya gelmeyi planladığını söyledi.

Davutoğlu, gelecek Çarşamba günü özel sektör temsilcileriyle bir araya geleceğini dile getirerek, "Orada, özel sektörümüze bu eylem planı da dahil olmak üzere Türkiye'deki ekonomik gidişle ilgili görüşlerimi paylaşacağım. Bölgesel bazda da bütün bu bölge kalkınma projeleri için özel sektörle temasımız olacak" diye konuştu.

Yeni eylem planının bölgede kadın istihdamını nasıl etkileyeceği sorusuna karşılık da Davutoğlu, kadın istihdamına verdikleri önemi vurgulayarak, son dönemde Türkiye'de kadın istihdamın artmasından duydukları mutluluğu ifade etti. Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Özellikle eğitimli kadın istihdamında önemli bir artış var. Bütün dünyada işsizlik artarken, Avrupa'da milyonlarca insan işini kaybederken, biz 2008'den bu yana 6 milyon yeni iş imkanı sağladık. Son 1 yıl içerisinde 2014'de bütün bu küresel çalkantılara rağmen 1,4 milyon iş alanı oluşturduk. Bunu sürdürmemiz lazım. 80'li yılların 90'lı yılların tembelliğine kapılmamamız lazım. 'Aman kadınlar iş hayatına katılmasınlar, çocuk da az olsun. kişi başına düşen milli hasıla bu yolla artsın.' 'Nüfus olmazsa nüfus düşerse kişi başına düşen gayrisafi milli hasıla artar' gibi bir yaklaşım içerisinde olmadık. Hem nüfusun dinamik yapısını koruyacağız hem kadınlarımızın annelik görevlerini yerine getirecekleri imkanları sağlayacağız hem de kadınlarımızın istihdamını teşvik edeceğiz. Nüfusun yüzde 50'sinin ekonomiye katkıda bulunmadığı bir yerde toptan ve bütüncül bir kalkınma imkanı olmaz."

Kadın istihdam eden işletmelere prim desteği sağladıklarını, gerekirse bunu artırabileceklerini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:

"Bu konuda, bölgesel ya da il bazında düzenlemeler yapabiliriz. Eğitim ve mesleki eğitimle kadınlarımızın istihdam edilebilirliğini artırıyoruz. Kreş teşviki getirdik. Ayrıca yerel yönetimlere mutlaka kreş açma zorunluluğu getiriyoruz. İş hayatı ile aile hayatını uyumlaştıran adımlar atıyoruz. Yine bölgede çok yaygın olan mikro kredi uygulamalarıyla evde üretecekleri şekilde teşvik edilmesi. Bunları da sağlıyoruz. Kadınların iş gücüne katılım oranı 2004'te yüzde 23, 2014'te ise yüzde 31 arttı. Bu dönemde üniversite mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı ise yüzde 74. Kadınların elinin değdiği yerde bereket olur, nezaket olur, letafet olur."

(Bitti)