Hacı Bayram Camisi Çevre Düzenlemesi ve Kitapçılar Çarşısı açılış töreni

Hacı Bayram Camisi Çevre Düzenlemesi ve Kitapçılar Çarşısı açılış töreni
Hacı Bayram Camisi Çevre Düzenlemesi ve Kitapçılar Çarşısı açılış töreni
- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Bu millet, demokratik hakkını kullanarak, bunlara gereken dersi vermesi lazım ama burada kalmaması lazım bunun. 'Çünkü sen cumhurbaşkanısın tarafsız kal' diyorlar. Ben milletin tarafındayım. Partilere karşı tarafsızım. Gönlümde bir aslan yatıyor, o ayrı mesele ama tarafım belli, milletin tarafı" - "Yeni anayasanın içinde bir şey daha var. Başkanlık sistemine hazır mısınız? Ben bütün bunlarda, inanın, 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür' bu anlayışı görüyorum. Hacı Bayram Veli Hazretlerinin bereketinin, feyzinin, çok önemli katkısının olduğuna inanıyorum"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Bu millet, demokratik hakkını kullanarak, bunlara gereken dersi vermesi lazım ama burada kalmaması lazım bunun. Çünkü sen cumhurbaşkanısın tarafsız kal' diyorlar. Ben milletin tarafındayım. Partilere karşı tarafsızım. Gönlümde bir aslan yatıyor, o ayrı mesele ama tarafım belli, milletin tarafı" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hacı Bayram Camisi Çevre Düzenlemesi ve Kitapçılar Çarşısı'nın açılış töreninde halka hitap etti.

Erdoğan, bugün birilerinin çıkıp da "Taksim bizim Kabemizdir" dediğini aktararak, bunların Kürtleri istismar ettiğini söyledi. 

"Ama bizim de bir Kabemiz var, o da Mekke'de. Farkımız bu" diyen Erdoğan, bugün hala seçim vaadi olarak 'Diyanet kalkmalıdır, zorunlu din dersi kalkmalıdır' onun da yetmeyip 'İmam hatipleri kapatacağız' denildiğini dile getirerek, "Ama gidiyor Kayseri'ye, 'Ben öyle bir şey demedim' diyor. Daha ne diyecektin ya. '1+8+4...' '1+8+4'ü getireceğiz' dediğin zaman, bunun anlamı 'İmam hatiplerin orta kısımının kapatılması' demektir. Sayın Kılıçdaroğlu , tereciye tere satma, dürüst ol" diye konuştu.

- "Başörtülü kızlarımın üniversite kapılarından nasıl döndürüldüğünü bilirim"

Kendisiyle birlikte dört çocuğunun da imam hatip lisesi mezunu olduğunu anlatan Erdoğan, kendileriyle iftihar ettiğini belirtti.

Onların üniversite kapılarında çektiği çileleri iyi bildiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Başörtülü kızlarımın üniversite kapılarından nasıl döndürüldüğünü bilirim. Oğlumun kat sayıya takılıp, nasıl bu ülkede okuyamadığını bilirim ama ne oldu? Bunlar bizi, adeta ev sahibi yaptılar. Kızlarımızı yurt dışına gönderdik. Orada inandığı gibi okuyabildi. Evladımız aynı şekilde ve birçok kızımız gittiler, Avusturya'da okudular. Oralardan doktor oldular, mühendis oldular, hukukçu oldular, ekonomist oldular geldiler. 'Öz yurdunda garipsin. Öz vatanında parya' dediler ama ne oldu? Bütün bunlar aşıldı. Şimdi artık orta kısımlar (imam hatip ortaokulları)  açıldı mı? Açıldı. İmam hatiplerdeki öğrenci sayısı, 600 binden 60 bine düşmüştü. Şimdi ne oldu? 60 binden 1 milyona çıktı. Bu ne demektir? Anne baba diyor ki 'Ben evladımı buraya göndereceğim sana ne?' Öyle değil mi? 'Sana ne?' Ve artık kat sayı var mı? Yok. Ve şimdi Danıştay bir karar daha aldı. Ne dedi: 'Ortaokullarda da liselerde de başörtülü olarak öğrenci okuyabilir' dedi. E buyur, şimdi Türkiye bunların hepsini başardı."

Türkiye'nin, artık özgürlükler ülkesi olduğunu, eğitim öğretimde de bunların yakalandığını vurgulayan Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:

"Ankara buna şahit mi? Öyleyse Ankara, bak göreviniz ağır. 7 Haziran'a az kaldı. Bunlara gereğini yapmanız lazım. Çünkü yeni Türkiye bu. Yeni Türkiye'ye hazır mısınız? Yeni anayasaya hazır mısınız? Ama yeni anayasanın içinde bir şey daha var. Başkanlık sistemine hazır mısınız? Ben bütün bunlarda, inanın, 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür' bu anlayışı görüyorum. Hacı Bayram Veli Hazretlerinin bereketinin, feyzinin, çok önemli katkısının olduğuna inanıyorum."

 

- "Ankara, 12 yıl önce istikrarsızlığın, kaosun, kavganın başkentiydi"

Bazı şeylerin çok çabuk unutulduğunu dile getiren Erdoğan, 12 yıl öncesinin Ankara'sının hatırlanmasını istedi.

Erdoğan, "Ankara'nın 12 yıl önce istikrarsızlığın, kaosun, kavganın başkenti" olduğunu, krizlerin birbirini kovaladığını, her gün yeni bir senaryonun uygulamaya konulduğunu söyledi.

Esnaf protestolarını hatırlatan Erdoğan, "Hastanelerin halini, oralardaki kuyrukları, sıra nöbetlerini hatırlayın. Kim vardı SSK'nın başında? Şimdi, yani bir taraftan bu hali hatırlayacağız, bir taraftan da bu millet, demokratik hakkını kullanarak, bunlara gereken dersi vermesi lazım ama burada kalmaması lazım bunun. 'Çünkü sen cumhurbaşkanısın tarafsız kal' diyorlar. Ben milletin tarafındayım. Partilere karşı tarafsızım. Gönlümde bir aslan yatıyor, o ayrı mesele ama tarafım belli, milletin tarafı" ifadelerini kullandı.

 

- "Sırtlarında yumurta küfesi yok. Rahat atıyorlar"

"Emekli maaşı almak için ne sıkıntılar çekildiğini biliyorsunuz değil mi?" diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Göreve geldim, başbakanım. Hani şimdi söylüyorlar ya 'Emekli maaşını şöyle yapacağız, memur maaşını böyle yapacağız' diye. Yahu göreve geldim, emekli ve işçilere devletin borcu neydi biliyor musunuz? 15 katrilyon. Maaş ödeyemiyorlardı yahu, maaş. Kimden almıştık o zaman hükümeti,  MHP 'den. Kimden DSP'den, kimden ANAP'tan. Ama bu borçların geçmişe dayalı, ta SHP'ye dayanan bir geçmişi var. 15 katrilyon... Bir de konut edindirme noktasında orada da kesinti yapmışlar. Yine işçi memur. Ne kadar borç? 3,5 katrilyon. Ne oldu, 18,5 katrilyon. Arkadaşlara dedim ki 'Bunu hemen ödeyeceğiz.' Ve hemen ilk işimiz, bu borçları ödemek oldu. Şimdi kuru sıkı atıyorlar. Kim memurun yanında? Kim işçinin yanında? Bu borçları biz ödedik yahu. Bunlardan devraldık, ödedik. Şimdi tabi sırtlarında yumurta küfesi yok. Rahat atıyorlar."

(Sürecek)