Kınalı keklikleriyle çalışarak huzur buluyor

Kınalı keklikleriyle çalışarak huzur buluyor
Kınalı keklikleriyle çalışarak huzur buluyor
- Ankara'nın Çubuk ilçesinde yaşayan Ali Halıcı, her birine ayrı isimler verdiği kınalı kekliklerini 3 yıldır yanından ayırmıyor - Sineklik imalatı ve montajı işiyle uğraşan Halıcı, iş yerindeki tezgahın üzerinde gezinen kekliklerin yanında çalışıyor - Halıcı: - "Yumurtadan yeni çıkan yavruları büyüttükten sonra doğaya bırakıyorum ya da eşe dosta bir tek şartla büyütüp çoğaltmak ve yememek şartıyla hediye ediyorum"

ANKARA (AA) - HÜSEYİN YİĞİNER - Ankara'nın Çubuk ilçesinde yaşayan Ali Halıcı, her birine ayrı isimler verdiği kınalı kekliklerini 3 yıldır yanından ayırmıyor.

Çubuk Sanayi Sitesinde kapı ve pencerelere sineklik imalatı ve montajı yaparak geçimini sağlayan Ali Halıcı (39), yerinde esnafın hiç de alışık olmadığı bir şekilde çalışıyor.

İş yerindeki tezgahın üzerinde gezinen kekliklerin yanında çalışan Halıcı, kekliklerini yanından ayırmıyor. Sanayi esnafı, keklikleri sevmek ve keklik sesi eşliğinde çay içmek için Halıcı'nın iş yerine sık sık geliyor. İş yerinde tezgahın üzerinde gezinen keklikleri görenler ise şaşkınlığını gizleyemiyor.

Halıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir an bile yanından ayırmadığı kekliklerle arasında sıkı bağ oluştuğunu söyledi.

Halıcı, "Fırat" diye seslendiği keklik ile arasındaki bağın hepsinden farklı olduğunu, bu kekliğin "Fırat" dediğinde hemen yanına geldiğini belirtti.

Yumurtadan yeni çıkan yavruları büyüttükten sonra doğaya salıverdiğini veya beslemek isteyenlere verdiğini dile getiren Halıcı, şöyle konuştu:

"Kekliklerle ilgilenmek, iç içe yaşamak, çalışmak beni rahatlatıyor. Ben bıldırcın da besliyorum. Beslediğim hem bıldırcın hem de kekliklerin yumurtalarını çevremdeki astım hastalarına hediye ediyorum. Bu şekilde insanlardan teşekkür almak bana tarif edilemez bir haz veriyor. Bu kekliklerle iç içe çalışırken vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Keklikler, doğanın en güzel hayvanları arasındadır. Yumurtadan yeni çıkan yavruları büyüttükten sonra doğaya bırakıyorum ya da eşe dosta bir tek şartla büyütüp çoğaltmak ve yememek şartıyla hediye ediyorum. Ben yetiştiriyorum, almak isteyen varsa, benim gibi doğaya salmak isteyen varsa gelsin bendeki keklikleri verebilirim ama gelip benden 'yetiştireceğim' deyip de pilav üstüne koyarak yiyecekse vermem de satmam da. Bugün doğada keklik ve bıldırcın kalmamış, bu tür hayvanların doğaya çok büyük faydası var. Bunlar çok sayıda olsa, doğada kene olmaz."

Oto tamircisi Mehmet Karatepe ise "Ali ustamız sayesinde doğa hayvanlarıyla burada iç içeyiz. Ali abiyle bizde keklik sevgisi daha çok arttı. Sanayi esnafı olarak vaktimiz oldukça, boş kaldıkça buraya gelerek kekliklerle ilgileniyoruz" dedi. 


    ETİKETLER:

    Ankara

    ,

    kene

    ,

    Hediye

    ,

    Bugün

    ,

    Çay

    ,

    Oto

    ,

    Kapı

    ,

    doğa

    ,

    sanayi

    ,