Nakil ruhsatı aldılar ama bağışçı yok

Nakil ruhsatı aldılar ama bağışçı yok
Nakil ruhsatı aldılar ama bağışçı yok
- Hacettepe Üniversitesi karaciğer nakli yapmaya hazır ancak organ bağışçısı bulunamıyor - Organ Nakli Merkezi Karadeniz Nakil Sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Doğrul: - "Hacettepe olarak yeni ruhsat aldığımız için şu an nakil bekleyen 8-9 hastamız var ama zamanla bu sayı artacaktır. Asıl sıkıntımız organ bağışı konusunda, bağış yapan kişi sayısı çok az olduğu için nakil yapamıyoruz"

ANKARA (AA) - YILDIZ NEVİN GÜNDOĞMUŞ - Yeterli nakil sayısına ulaşılamadığı için 3 yıl önce ruhsatını kaybeden Hacettepe Üniversitesi Organ Nakli Merkezi, bu yetkinin yeniden alınmasının ardından organ bağışçılarını bekliyor.

Merkezin Karadeniz Nakil Sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Ahmet Bülent Doğrul, organ bekleyen 8-9 hastaları olduğunu, bağışın yetersizliğinden dolayı nakil yapamadıklarını bildirdi.

Doğrul, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2012 yılında yeterli bağışçı olmadığı için yeterli nakil sayısına ulaşılamadığından dolayı ruhsatlarının iptal edildiğini anımsattı.

Ruhsatın 2014 yılının Nisan ayında geri alındığını anlatan Doğrul, "En son 2010 yılının Ağustos ayında bir karaciğer nakli gerçekleştirmiştik. Ruhsatımızı geri aldıktan sonra 5 yıl aranın ardından 2015'in Mart ayında bir nakil yaptık" dedi.

Ülkede organ bağışçısının az olduğuna değinen Doğrul, " Türkiye 'de yıllık 400 civarında karaciğer bağışı oluyor. Hacettepe olarak şu an nakil bekleyen 8-9 hastamız var ama zamanla bu sayılar artacaktır. Asıl sıkıntımız organ bağışı konusunda, bağış yapan kişi sayısı çok az olduğu için nakil yapamıyoruz" ifadesini kullandı. 

Doğrul, İç Anadolu'da 8 organ nakli merkezi bulunduğunu ifade ederek, acil çağrı yapılan hasta olmaması halinde bağışlanan organların Sağlık Bakanlığının belirlediği sırayla bu merkezlere gönderildiğini söyledi. 

-"Beyin ölümü 'ölüm' demek"

Organ bağışı konusundaki sıkıntının, vatandaşların beyin ölümü konusunda yeterli bilgiye sahip olmamasından kaynaklandığını anlatan Doğrul, şöyle konuştu:

"Vatandaşlar yakınlarının beyin ölümü gerçekleştiğinde organ bağışı konusunda bilgilendiriliyor ancak beyin ölümünün ne olduğu bilinmediği için 'kalbi atıyor' diye organ bağışına izin verilmiyor. Bu yüzden organ bağışı konusunda en büyük sorun vatandaşların beyin ölümünün ne demek olduğunu bilmemesinden kaynaklanıyor. 'Bir mucize yaşanır mı?' diye 3-5 gün cihaza bağlı olarak hastasını bekletiyor. Sonra kişinin organlarını bağışlasalar bile işten geçmiş oluyor çünkü çoğu zaman organlar işe yaramaz hale geliyor. Oysa beyin ölümü demek, 'ölüm' demek bunun ilkokuldan itibaren anlatılması gerekiyor."

Beyin ölümü tanısının hemen konulmadığını, bir kurul kararıyla alındığını aktaran Doğrul, tanı yüzde yüz kesin olmadan bir işlem yapılmadığını, kesinleşmesinin ardından organ nakli merkezinin devreye girdiğini söyledi. 

Canlı bağışçıdan naklin de çözüm olarak görüldüğünü ancak kadavradan organ bağışının ideal olduğunu vurgulayan Doğrul, bu konuda tüm vatandaşlara çağrıda bulundu.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve kanaat önderlerinin organ bağışına yönelik açıklamalar yapmasının önemine işaret eden Doğrul, bunun organ bağışı sayısını artıracağını söyledi.