Ordu-Giresun Havalimanı açıldı

Ordu-Giresun Havalimanı açıldı
Ordu-Giresun Havalimanı açıldı
Başbakan Davutoğlu: (2) - "Biz siyaseti koltuk meselesi olarak görmeyiz. Beyannamede zikrettiğimiz gibi bütün bu hizmetler üzerinde, bütün bu başarılar üzerinde başarıların en büyüğünü gerçekleştireceğiz ve yeni sivil bir anayasa yapacağız sivil. Tamamıyla milletten gelen. O sivil anayasa içinde başkanlık sistemi de dahil her konuyu ele alacağız" - "Hiçbir ön yargı olmadan Türkiye için en doğru ne yapılması gerekiyorsa, bunu yapacağız. Çünkü bizim meselemiz koltuk meselesi değil. Ezeli ve ebedi bir davanın neferleriyiz. Biz yola çıkarken Tarık bin Ziyad gibi bütün gemileri yakmış çıkmışız. Türkiye için doğruysa ülkemiz, milletimiz için doğruysa hiçbir koltuğu arkamızda bırakırken gözümüzle dönüp bakmayız bile bakmayız"

ORDU (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz siyaseti koltuk meselesi olarak görmeyiz. Beyannamede zikrettiğimiz gibi bütün bu hizmetler üzerinde, bütün bu başarılar üzerinde başarıların en büyüğünü gerçekleştireceğiz ve yeni sivil bir anayasa yapacağız sivil. Tamamıyla milletten gelen. O sivil anayasa içinde başkanlık sistemi de dahil her konuyu ele alacağız" dedi.

Türkiye 'nin ve Avrupa'nın deniz üzerine kurulan tek havalimanı olma özelliğini taşıyan Ordu-Giresun Havalimanı'nın açılış töreninde konuşan Başbakan Davutoğlu, Türkiye adına yeni bir destan yazmak istediklerini belirtti.

İki hafta önce muhalefet partilerinin liderlerine meydan okuduğunu hatırlatan Davutoğlu, "Cumhurbaşkanımızdan başarı dolu bir 12 yıl devraldık, geleceğe doğru bunu götürmeye kararlıyız ama ola ki millet bize teveccüh göstermezse birinci parti olmazsak bu koltuğu bir başka arkadaşıma devrederim. Siz ne yaparsınız diye sordum; birer birer kıvırttılar" diye konuştu. 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu 'nun, 'Oyum düşmezse ben istifa etmem' sözlerine atıfta bulunan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Kılıçdaroğlu'nun bütün niyeti, yüzde 24-25 oy almak. İktidar olmak değil. Bahçeli, 'Ben oyumu kaybetmezsem bırakmam' dedi. 12 seçim kaybetmiş hala gözü koltuğunda. Diğeri 4-5 seçim kaybetti hala gözü koltuğunda. Çünkü bunların meselesi, koltuk meselesi koltuk. Bizim meselemiz hizmet meselesi. Demirtaş bir adım öteye gitti; iki şey söyledi ki buradan sizin huzurunuzda bir şekilde cevap vermek farz oldu. Dedi ki, 'Ben bırakırım ama barajın altında kalırsam ve başarısızlık benden kaynaklanırsa bırakırım' Böyle genel başkan olunur mu? Genel başkan dediğin, lider dediğin, başarının da başarısızlığın da sorumluluğunu üstlenir. İşte biz seçim neticesi ne olursa olsun sorumluluğu üstleniyoruz''.

Davutoğlu, eleştirilerine şöyle devam etti:

"Diğer taraftan da diyor ki küçük aklıyla ve o zayıf ahlakıyla kendisi gibi zannediyor diyor ki, 'Sayın Davutoğlu kazansa bile başkanlık sistemi gelecek ve koltuğunu bırakacak' Be ey gafil; buradan sesleniyorum, bizim siyaset anlayışımız sizin anlayışınız gibi değildir. Biz siyaseti koltuk meselesi olarak görmeyiz. Beyannamede zikrettiğimiz gibi bütün bu hizmetler üzerinde, bütün bu başarılar üzerinde başarıların en büyüğünü gerçekleştireceğiz ve yeni sivil bir anayasa yapacağız sivil. Tamamıyla milletten gelen. O sivil anayasa içinde başkanlık sistemi de dahil her konuyu ele alacağız. Hiçbir ön yargı olmadan, Türkiye için en doğru ne yapılması gerekiyorsa bunu yapacağız. Çünkü bizim meselemiz koltuk meselesi değil. Ezeli ve ebedi bir davanın neferleriyiz. Biz yola çıkarken Tarık bin Ziyad gibi bütün gemileri yakmış  çıkmışız. Türkiye için doğruysa, ülkemiz, milletimiz için doğruysa hiçbir koltuğu arkamızda bırakırken gözümüzle dönüp bakmayız bile bakmayız."

Kendilerinin anlayışlarının önce ahlak, erdem ve hikmet olduğunu, sonrasında siyaset geldiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Aziz Ordulular, değerli Giresunlular, bu havaalanı inşallah kazasız belasız nice yolculuklara şahit olacak. Havaalanına gelen ve giden yolculuklar dışında bir de milletlerin yolculuklar var. Milletlerin tarih içindeki büyük yolculuğu... 1071 Malazgirt, 1453 İstanbul'un fethi, 1923 Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması... Şimdi size soruyor ve bir anlamda şahitlik etmenizi istiyorum; bu tarihi yürüyüşte, 2023'te kuvvetli ve şefkatli bir Türkiye'yi kurmaya var mısınız? Kendi savaş uçağını yapan, kendi tankını, kendi helikopterini yapan, hiç kimseden borç almadan, borç istemeyen kudretli Türkiye'ye var mısınız? 2053'te Osmanlı Devleti'nin bütün o adalet mirasıyla dünyaya adalet ve nizam getirmeye var mısınız? 2071'de Malazgirt'in bininci yılında, bu topraklardaki ebedi kardeşliği, çevre coğrafyalara da bir barış mesajı olarak yaymaya var mısınız? Bunun için ilk adım 7 Haziran. İnşallah yeniden bir destan yazarsanız, 2023'ün, 2053'ün 2071'in önü açılacak ama bu dışarıdaki işbirlikçi çetelerin, paralelcilerin, onların buradaki uzantılarının hesabı gerçekleşirse ki gerçekleşmez; önümüzü kesmeye çalışacaklar.''

Davutoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Önümüzü kesmek isteyenlere dur diyecek miyiz? Tuzak kuranların tuzaklarını başlarında parçalayacak mıyız? Bu destan ile inşallah Ordu ve Giresun 9 milletvekilini el ele Ankara 'ya gönderiyor mu? Karadenizli söz verdim mi, Karadeniz dalgaları çıldırsa, bu sözünden dönmez, Karadeniz dağları çökmedikçe, Karadenizli sözünden dönmez. Allah yar ve yardımcımız olsun."  

(Bitti)