Siyasete akademik birikimini aktaracak, pratikte "iyi öğrenci" olacak

Siyasete akademik birikimini aktaracak, pratikte "iyi öğrenci" olacak
Siyasete akademik birikimini aktaracak, pratikte "iyi öğrenci" olacak
- Başbakan Davutoğlu'nun başdanışmanlığından adaylık için istifa eden ve AK Parti'nin Malatya'dan ikinci sıra milletvekili adayı olan SETA'nın eski başkanı, siyaset bilimci Taha Özhan, tecrübesini pratiğe aktaracak - Özhan: "Aday olmasak da 2005'ten bu yana bütün seçimlerde, sanki bir yerden adaymışız gibi süreçlerin içinde yer alma imkanı bulduk. Hem tecrübelerimizi kullanabileceğimiz hem de tecrübelerimizden çok daha fazlasını öğrenebileceğimiz bir sürecin içine girdik. İnşallah iyi bir öğrenci oluruz" - "11 Eylül'de ben New York'taydım, bizzat canlı gözlerle gördüm her şeyi. 11 Eylül olmasaydı herhalde ABD'de üniversitede kalır, orada da ders veren bir hoca olarak hayatımıza devam ederdik, bu kadar erken Türkiye'ye dönmezdim ama iyi ki dönmüşüz" - "Malatya'yı siyasete insan taşıyabilen, kendi kabuğunu kırmış bir şehir olarak biliyoruz. Bu yönüyle de Malatyalı olmaktan ve Malatya'da olmaktan mutluyuz"

ANKARA (AA) - A. EDA ÜNLÜ ÖZEN - AK Parti  stratejilerini belirleyen "beyin takımı"nda uzun yıllar çalışan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başdanışmanlığından milletvekili adaylığı için istifa eden ve Malatya'dan ikinci sıra milletvekili adayı gösterilen SETA'nın eski başkanı, siyaset bilimci Taha Özhan, tecrübesini pratiğe aktaracak. 

Üniversite eğitimi için gittiği ABD'de yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yapan, üniversitelerde ders veren, düşünce kuruluşlarında çalışan, 11 Eylül'ün yarattığı ortamın da etkisiyle Türkiye'ye belki öngördüğünden daha erken bir tarihte, 2005'te dönen siyaset bilimci Taha Özhan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) Vakfı'nın kurucu ekibinde yer aldı. Özhan, SETA başkanlığından Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başdanışmanlığına, oradan da milletvekili adaylığına uzanan süreci AA muhabirine anlattı. 

Eğitim hayatının ilk yıllarını doğduğu Malatya'da geçiren Özhan, memleketten ilk kez üniversite eğitimi için ayrıldı. İktisat alanında başladığı lisans eğitimine ABD'de devam eden Özhan, yüksek lisansını New School for Social Research'de "küresel ekonomi politik", doktora çalışmasını da siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanlarında yaptı.

Ortaokul yıllarında başlayan okuma merakı Özhan'ı o yaşlarda düşünce insanlarıyla bir araya getirdi. Akademik kariyere giden yolda ilk adımlarını o yıllarda atan, anlatılanları dinleyen ve tartışmalara katılan Özhan'a bu dönem, "üniversite yıllarının hemen başında kalem ve kağıtla buluşma" avantajını sağladı. 

"Erken dönemde yazmaya başladık, temel okumaların büyük bir kısmını tartışma ortamlarında, canlı düşünce dünyasında dinleme ve mütevazı şekilde de dahil olma imkanı bulduk" diyen Özhan, Malatya'daki yılların kendisine üniversite için ciddi bir hazırlık sağladığını ve bunun ilerleyen dönemde büyük faydasını gördüğünü anlattı.  

- "Dönüp dolaşıp memlekete yolumuz düşecekmiş"

Malatya'nın Türk siyasetindeki özel yerini de hatırlatan Özhan, "düşünen, okuyan, tartışan bir şehir" olarak tanımladığı kentin kendine kattıklarını ise şöyle aktardı:

"Malatya, sıcak bir tartışma ortamının olduğu, kitapla haşır neşir olan çok sayıda insanın yaşadığı hareketli bir şehir. Gençlik yıllarımda çok sayıda kitabevinin olduğu, her fraksiyondan kitapların rahatlıkla bulunabildiği bir ortamda büyüdük. Özellikle 80'lerin sonu ve 28 Şubat'a kadar olan dönemde de Malatya siyasi ve entelektüel anlamda hareketli bir şehirdi. 

28 Şubat darbesi sırasındaysa en ağır mağduriyetlerin yaşandığı bir şehre dönüştü. Meclis araştırma komisyonu belgelerinde Malatya '28 Şubat'ın pilot şehri' olarak zikredilir. Siyasete insan taşıyabilen, yetiştirebilen, fikir dünyasına yazarlar, düşünce adamları yetiştirebilen kendi kabuğunu kırmış bir şehir olarak Malatya'yı biliyoruz. Bu yönüyle de Malatyalı olmaktan ve Malatya'da olmaktan mutluyuz."

Özhan, üniversite eğitimi için ayrıldığı Malatya ile ilişkilerinin hiç kopmadığını da vurgu yaparak, ailesi ve akrabalarının büyük kısmının halen yaşadığı Malatya'ya milletvekili adayı olarak dönüşünü "Yeniden dönüp dolaşıp memlekete yolumuz düşecekmiş, nasipte bu varmış" sözleriyle değerlendirdi. 

-"11 Eylül sonrası yaşananlar travmatikti"

Dünya tarihinin seyrini değiştiren tarihlerden biri olarak değerlendirilen 11 Eylül 2001, Taha Özhan'ın hayatı için de "değişiklik" nedeni oldu. 

Eğitim için ABD'ye gittiği dönemin dördüncü yılı 11 Eylül'e denk gelen Özhan, o dönemde akademik dünyada yaşananlara ilişkin "80'lerde, 90'larda ABD'de olsaydık çok fazla bir şey göremeyebilirdik ama 11 Eylül 2001 sonrası Amerikan sosyal muhayyilesinin, Amerikan siyasetinin alt üst olduğu, reel ve sürreel reflekslerin ortaya çıktığı bir döneme denk geldik ve entelektüel düzeyde buna şahitlik ettik" ifadesini kullandı.

Taha Özhan, 11 Eylül'ün geleceğe dair planlarında yaptığı değişime ilişkin de şu bilgileri verdi:

"11 Eylül olduğunda ben New York'taydım, bizzat canlı gözlerle gördüm her şeyi. Sonrasında yaşananlar en az 11 Eylül kadar travmatikti özellikle oradaki Müslümanlar için. 11 Eylül olmasaydı herhalde ABD'de üniversitede kalır, orada da ders veren bir hoca olarak hayatımıza devam ederdik. Ama 11 Eylül sonrası ABD'de oluşan ortam, hem akademi hem de sosyal hayat içerisinde ABD'de kalmayı çok da cazip kılmadı, bir çok kişi gibi benim için de. 

Herhalde bu kadar erken Türkiye'ye dönmezdim ama iyi ki dönmüşüz. Sadece bu görevleri aldığımız, bugün buralarda olduğumuz için değil, memleketimize erken dönmemize vesile olduğu için dönme kararı yerinde bir kararmış."

-"Bir yerden adaymışız gibi süreçlerin içindeydik"

SETA Vakfı kurucu ekibinde yer almak üzere 2005'te Türkiye'ye dönen Özhan, başkanlığını da yaptığı SETA'da çalışırken siyasete de yakınlaştı.  

Uzun yıllar AK Parti'nin strateji ekiplerinde bulunan Özhan, Ahmet Davutoğlu'nun başbakan olmasıyla SETA'daki görevinden ayrıldı ve başdanışman olarak görev yapmaya başladı. Pratik siyasete hiçbir zaman uzak ve yabancı olmadığını, süreçlerin içinde yoğun bir şekilde görev aldığını dile getiren Özhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aday olmasak da 2005'ten bu yana yapılan bütün seçimlerde, sanki bir yerden adaymışız gibi süreçlerin içinde yer alma imkanı bulduk. Bunun ciddi bir tecrübe getirdiğini düşünüyorum. Bu tecrübenin bizatihi sahaya inerek de yeni bir öğrenme sürecine imkan sağladığını düşünüyorum. 

Hem tecrübelerimizi kullanabileceğimiz ama aynı zamanda da tecrübelerimizden çok daha fazlasını öğrenebileceğimiz, öğrencisi olacağımız bir sürecin içine girdik. İnşallah iyi bir öğrenci oluruz, tecrübelerimizden daha fazlasını, bilmediğimiz şeyleri öğrenme imkanına kavuşuruz. Bu alanda bildiklerimizin bilmediklerimizle mukayese ettiğimizde çok daha az olduğunu söyleyebilirim."

Türkçe ve İngilizce kitapları bulunan, uluslararası alanda akademik çalışmaları yayımlanan, gerek Türkçe gerekse yurt dışındaki İngilizce yayın organlarında düzenli yazı yazan Özhan, yazarlığın da "düşünceleri başı sonu belli şekilde muhkem hale getirme" konusunda kendisine katkı sağladığını söyledi.