1. Ulusal Turizm ve Mikrobiyal Gıda Güvenliği Kongresi

1. Ulusal Turizm ve Mikrobiyal Gıda Güvenliği Kongresi
1. Ulusal Turizm ve Mikrobiyal Gıda Güvenliği Kongresi
- Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akaydın: - "Avrupa'da bütün bir kıtayı dolaşıyorsunuz 12 bin çeşit bitki varken, sadece Türkiye'yi dolaştığınızda 11 bin bitki görebilirsiniz"

ANTALYA (AA) - Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Akaydın, Avrupa kıtasında 12 bin bitki çeşidi varken, Türkiye 'de 11 bin bitki görülebileceğini söyledi.

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Manavgat Meslek Yüksekokulu tarafından 1. Ulusal Turizm ve Mikrobiyal Gıda Güvenliği Kongresi düzenlendi.

Kongre Başkanı Doç. Dr. Hacer Bakır Sert, açılışta yaptığı konuşmada, dünya üzerinde kaynakların her geçen gün azaldığına dikkati çekti. Gıda güvenliğinin öneminin her geçen gün arttığına işaret eden Sert, "Özellikle bölgemizde, turizmin çok yoğun yaşandığı ve milyonlarca turistin geldiği dikkate alındığında gıda güvenliğinin neden gerekli olduğu daha iyi anlaşılır" dedi.

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Akaydın da Avrupa kıtasında 12 bin bitki çeşidi varken bu rakamın Türkiye'de 11 bin olduğunu vurgulayarak, "Avrupa'da bütün bir kıtayı dolaşıyorsunuz 12 bin çeşit bitki varken, sadece Türkiye'yi dolaştığınızda 11 bin bitki görebilirsiniz. Bunların yüzde 35'i de endemik, yani sadece Türkiye'de yetişiyor. Başka hiçbir yerde yetişmiyor" dedi. 

Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasında en büyük farklarından birinin mikroklima bölgeleri olduğunu ifade eden Akaydın, sözlerini şöyle tamamladı:

"Avrupa'da böyle mikroklima oluşan yerleri görmek mümkün değil. Mikroklima bölgeleri bizdeki bitki çeşitliliğinin artmasını sağlıyor. Bütün bunları turizmde ekoturizm olarak kullanmak gerekiyor. Ekoturizmde dikkat edilmesi gereken konuların en başında ise gen kaynaklarının korunması gelir. Ekoturizm oldukça önemli ama ülke olarak sahip olduğumuz gen kaynaklarını da mutlaka korumalıyız."

Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. İlhami Kiziroğlu da ekosistemin bozulma nedenleri arasında tarım sektörünün yüzde 60'la başı çektiğine işaret etti.

Tarım yapılabilecek alanların yüzde 60'ının tarım nedeniyle bozulma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kiziroğlu, "Her yıl kaybedilen araziler 6 ile 10 milyon hektar arasında değişiyor. İnsanoğlu elde ettiği su kaynaklarının yüzde 70'ini de tarımsal amaçla kullanıyor. Bundan dolayı sulama işini de tekniğine uygun olarak yapmak gerekiyor" diye konuştu.

Konuşmaların ardından kongreye katkı sağlayan kurum temsilcileri ve kişilere plaket verildi.