3. Uluslararası İş Güvenliği Sempozyumu

3. Uluslararası İş Güvenliği Sempozyumu
3. Uluslararası İş Güvenliği Sempozyumu
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Kilci: -"Devlet olarak 'Bu dağıtım şirketlerinin hisselerini sattık ötesi bizi ilgilendirmez' deme lüksümüz yoktur. Kamu hizmetinin devamlılığını sağlamak için dağıtım şirketlerinin hayatiyetini de sağlıklı bir şekilde sürdürmemiz zorunludur" -TEDAŞ Genel Müdürü Çepni: -"Çalışanlara yeterince teçhizat ve eğitim verirsek Avrupalı meslektaşları gibi kazasız belasız çalışırlar"

ANTALYA (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci, "Devlet olarak 'Bu dağıtım şirketlerinin hisselerini sattık ötesi bizi ilgilendirmez' deme lüksümüz yoktur. Kamu hizmetinin devamlılığını sağlamak için dağıtım şirketlerinin hayatiyetini de sağlıklı bir şekilde sürdürmemiz zorunludur" dedi.

TEDAŞ Genel Müdürlüğü ile Uluslararası Sosyal Güvenlik Birliği (ISSA) tarafından Belek Turizm Merkezi'nde düzenlenen "3. Uluslararası İş Güvenliği Sempozyumu"  başladı.

Müsteşar Kilci, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, son yıllarda bireysel kullanıma bağlı teknolojilerin gelişmesi ile elektrik enerjisinin hayatın vazgeçilmez unsuru haline geldiğini ifade etti.

Üretim, iletim, dağıtım zinciri göz önünde bulundurulduğunda elektriğin hayatımıza dahil olması sürecinde bir aşamanın son derece önemli olduğunu aktaran Kilci, zincirin herhangi bir halkasında meydana gelecek aksamanın doğrudan tüketicinin refahına yansıyacağını belirtti.

Kilci, iş güvenliğinin sadece çalışanlar için değil, tüm paydaşlar için aynı derecede öncelikli öneme sahip olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu:

"Eksik iş güvenliği yüzünden çalışanlarımız maalesef hayatlarını kaybetmekte veya yaralanmaktadır. Yatırımcılar ise yatırımlarının geri dönüşünde sıkıntılar yaşamakta, mahkeme süreçleri ile zaman kaybetmekte. Ancak daha önemlisi markalarında erozyon ile yüzleşmektedir. Tüketiciler ise ihtiyacı olduğu anda elektriğe erişememekte ve refah kaybı yaşamaktadır."

İş sağlığı ve güvenliği konusunun dünyada tam anlamıyla çözülebilmiş bir konu olmadığını dile getiren Kilci, iş kazalarının bir daha meydana gelmemesi için kamu, özel sektör ve çalışanların üzerine düşen görevleri yerine getirmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

Kilci, Türkiye 'de elektrik dağıtım hizmetinin başarılı bir özelleştirme uygulamasından sonra tamamıyla özel sektör tarafından sürdürüldüğünü hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Doğrudan hayata dair bir hizmet olan bu sektörde sürekli sorunlarla karşılaşılması son derece normaldir. Bize düşen ise bu sorunlara zamanında karşılık bulmak ve çözüm geliştirmektir. Elbette çözümler sadece dağıtım şebekesinin yönetici ve çalışanlarının omuzlarına terk edilemeyecek kadar basit değildir. Çözümün tarafları ve sorumluları başta bakanlığımız olmak üzere EPDK ve ilgili dağıtım şirketleridir. Devlet olarak 'Bu dağıtım şirketlerinin hisselerini sattık ötesi bizi ilgilendirmez' deme lüksümüz yoktur. Kamu hizmetinin devamlılığını sağlamak için dağıtım şirketlerinin hayatiyetini de sağlıklı bir şekilde sürdürmemiz zorunludur. Diğer taraftan dağıtım şirketlerinin de kamusal bir hizmet sunumu yapmakta olduklarının bilincinde olmaları da son derece önemlidir."

Antalya Valisi Muammer Türker de toplumların gelişmişlik seviyesini gösteren en önemli kriterin insana verdiği değer olduğunu vurgulayarak, bir taraftan teknoloji 

gelişirken, bir taraftan da iş hayatı karmaşıklaşırken insana dair olan değerlerin ne kadar dikkate alındığının o toplumun karnesini görme açısından ciddi bir done sağladığını belirtti.

- İş kazalarında can kaybı

TEDAŞ Genel Müdürü Mükremin Çepni, elektrik sektörünün kaza riski yüksek sektörlerden biri olduğunu ifade ederek, sektör yöneticilerinin iş kazalarına çok dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Bu yılbaşından sonra yaşanan olumsuz hava şartları kar ve lodos nedeniyle birçok iş kazası meydana geldiğini dile getiren Çepni, bu kazalarda 6 can kaybının yaşandığını anlattı. Çepni, bu tür iş kazalarının tekrar yaşanmaması için çalışanların iş güvenliği konusunda eğitilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Çalışanlara yeterince teçhizat ve eğitim verirsek Avrupalı meslektaşları gibi kazasız belasız  çalışırlar" diye konuştu.

ISSA Elektrik Bölümü Genel Sekreteri Martina Hesse-Spötter de toplantının düzenlenmesinden dolayı yaşadığı mutluluğu dile getirerek, Türkiye ile çalışmayı sevdiğini ifade etti.

İlk sempozyumun Ankara 'da düzenlediğini hatırlatan Hesse-Spötter, "Sempozyumda salon sonuna kadar doluydu. Bu da iş güvenliği konusuna Türkiye'de ne kadar önem verildiğini gösteriyor" dedi.

- "İstenmeyen kazalarla karşılaşmaktayız"

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ise elektrik dağıtım şirketlerinin işletmecilik açısından çok riskli işler yaptıklarını dile getirerek, en ufak hata veya dikkatsizliğin ölümlü veya yaralamalı bir kaza ile sonuçlanabildiğini belirtti.

İş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının asıl amacının çalışanları iş kazalarından ve meslek hastalıklarından korumak, sektör açısından da işletme güvenliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Özdemir, iş sağlığı ve güvenliği konusunda işverenin, işçilerin ve devletin yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti.

Özdemir, elektrik dağıtım şirketlerinin iş sağlığı ve güvenliğine büyük önem verdiğinin altını çizerek, şöyle konuştu:

"Şirketlerimiz, kanunun kendilerinden istediği tüm yaptırımları yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Bu konuyla ilgili olarak eğitim çalışmalarına hız vermişler ve tüm çalışanlarını planlı eğitime almaktadırlar. Tüm şirketlerimizin katılımıyla ELDER bünyesinde oluşturulan İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışma Grubu, ayda bir kez düzenli olarak toplanmaktadırlar. Sahada en büyük sorunlarımızdan biri de bazı çalışanların sorumsuz hareket etmeleridir. Gerekli iş eğitimi verildiği, en iyi malzeme ve koruyucu ekipmanları temin ettiğimiz halde bile talimatlara ve kurallara uymayanların olduğu görülmektedir. Bunun sonucunda da istenmeyen kazalarla karşılaşmaktayız."

 İş sağlığı ve güvenliği konusunda ilk eğitimin iş hayatına başlamadan önce okullarda verilmesi gerektiğini dile getiren Özdemir, Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde meslek okullarında ve üniversitelerin meslek yüksek okullarında gerekli eğitimlerin verilmesi için çalışma başlattıklarını kaydetti.