"51. Ulusal Psikiyatri Kongresi"

"51. Ulusal Psikiyatri Kongresi"
"51. Ulusal Psikiyatri Kongresi"
- Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından bu yıl 51'incisi düzenlenen "Ulusal Psikiyatri Kongresi"nde 266 bildiri sunulacak - Derneğin Genel Sekreteri Doç. Dr. Yumru: - "Medyada intihar vakalarının tüm detaylarıyla dramatize edilerek, görsel ögeler eşliğinde sunulması intihar oranlarını artırıyor"

ANTALYA (AA) - Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından bu yıl 51'incisi düzenlenen "Ulusal Psikiyatri Kongresi", 943 bilim adamının katılımıyla başladı.

Turizm Bölgesi Belek'te bir otelde, "Bilimin Işığında" sloganıyla organize edilen kongrede, psikiyatri alanındaki gelişmeler, tanı ve tedavi yöntemleri, bağımlılık başta olmak üzere farklı konularda 266 bildiri sunulacak.

Derneğin Genel Başkanı Prof. Dr. Simavi Vahip, kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında, programın bilimsel programında 54 panel, 3 konferans, 20 kurs, 5 çalışma grubu ve çeşitli bilimsel etkinliklerin yer aldığı 106 bilimsel etkinlik gerçekleştirileceğini söyledi.

Vahip, bilim adamlarının, bölgelerinde ve kurumlarında yaptıkları araştırma sonuçlarını kongrede paylaşacağını belirtti. 

Bir gazetecinin, hava sahasını ihlal eden savaş uçağının düşürülmesinin, Rus gelinleri, ülkeye gelecek turisti nasıl etkilediği yönündeki soruyu Vahip, şöyle yanıtladı:

"Bu çok akut, çok hızlı gelişen bir durum. Ne olur diye hepimiz birtakım tahminler yapmaya çalışıyoruz. 'Paris'te yaşananlardan sonra Avrupa'da ne olur, Türk ve Müslümanlar'ın durumu ne olur ya da Müslüman ülkelerde Avrupalılar'ın durumu ne olur' gibi psikiyatrinin ve psikolojinin çok temel bir konusu var. Bölme dediğimiz ya da öteki diye adlandırabileceğiniz bir konu. Gerçekten bugünler, ötekileştirmenin en aza indirgenmesi gereken ve ötekileştirilmenin yaşanmaması için ek süre çaba sarfedilmesi gereken günlerdir. Bu tür krizleri körükleyecek şeylerden kaçınmamız gerekiyor."

- "Son 10 yılda 29 bin kişi intihar sonucu öldü"

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Yumru da son 10 yılda Türkiye'de yaklaşık 29 bin kişinin intihar sonucu yaşamını yitirdiğini, intihar edenlerin yüzde 27'sinin kadın, yüzde 73'ünün ise erkeklerden oluştuğunu söyledi.

Tüm intiharların yaklaşık yüzde 25'inin 15-24 yaş arasında gerçekleştiğine dikkati çeken Yumru, "Medyada intihar vakalarının tüm detaylarıyla dramatize edilerek, görsel ögeler eşliğinde sunulması intihar oranlarını artırıyor. Hem ülkemizde hem de dünyada, medyada intihar haberlerinin veriliş biçimine dikkat edilmediği zaman intihar girişimlerinin arttığını gösteren çok sayıda örnek bulunmaktadır" dedi. 

Derneğin Kadın ve Ruh Sağlığı Çalışma Birimi'nden Doç. Dr. Leyla Gülseren de dünyada yılda yaklaşık 800 bin kişinin intiharla öldüğünü, Türkiye'de intihar hızının Avrupa ülkelerine ve ABD'ye göre daha düşük olduğunu söyledi.

Erkeklerin intihar etme oranın kadınlara oranla 1,5 kat fazla olduğunu dile getiren Gülseren, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise kadın intiharlarının hızının büyük olduğunu belirtti.

Türkiye'de intihar riskinin erkeklerde 35 yaş üstünde arttığına dikkati çeken Gülseren, kadınlarda en riskli yaş grubunun 15-29 olduğunu ifade etti. 

Yalnız yaşamanın, işsizliğin, ekonomik sorunların intihar davranışı riskini artırdığını anlatan Gülseren, "Ekonomik kriz dönemlerinde intiharlar artar. Sosyal konumda ortaya çıkan ani değişiklikler, düşük sosyal sınıftan olma, eğitim düzeyinin düşük olması, kentte yaşama intihar riskini artırır" diye konuştu. 

Duygudurum Bozuklukları Çalışma Birimi'nden Prof. Dr. Ali Bozkurt ise intihar girişimi olan veya intihar eden tüm hastaların yaklaşık yüzde 95'inde ruhsal bozukluk tanısı olduğunu söyledi.

Tüm depresif hastaların yaklaşık üçte ikisinin intiharı düşündüğünü ve yüzde 10 ila 15'inin intihar ettiğini belirten Bozkurt, depresif hastaların yüzde 97'sinin enerji azlığından şikayet ettiğini vurguladı.

Depresyonda en iyi, en etkili tedavinin ilaç tedavisi ve psikoterapi olduğuna işaret eden Bozkurt, depresyonu olan hastaların tedavisinin birçok hedefe yönelik olduğunu, öncelikle hastanın güvenliğinin sağlanması gerektiğini kaydetti.

Derneğin medya koordinatörü Doç. Dr. Burhanettin Kaya da Suriye'deki iç çatışmaların, DAEŞ saldırılarının, Suruç ve Ankara'daki patlamaların, büyük maden kazalarının travmalara neden olduğunu dile getirdi.