52. Uluslararası Antalya Film Festivali

52. Uluslararası Antalya Film Festivali
52. Uluslararası Antalya Film Festivali
- Antalya Film Forum kapsamında "Film Endüstrisinde Kadın" konulu panel düzenlendi - Avrupa Kadın İletişim Ağı'ndan danışman Sonaglioni: "Kadınlar daha çok belgesel çekiyor, uzun metraj filmlerden ziyade. Bu da daha çok bütçeyle alakalı bir konu, çünkü belgesel çok daha az bütçe gerektiren tür" - ABD'li yönetmen Yedaya: "50 yıl önce biz oyumuzu bile veremiyorduk, kadın kitap yazsa bile üniversite bahçesinde çimende oturamazdı, içeriye girmesi bile yasaktı"

ANTALYA (AA) - Bu yıl 52'ncisi organize edilen Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında "Film Endüstrisinde Kadın" konulu panel düzenlendi.

Konyaaltı ilçesindeki bir otelde, Antalya Film Forum çerçevesinde gerçekleştirilen panelde, dünyada ve Türkiye'de sinema sektöründe kadın yönetmenler ve karşılaştıkları zorluklar tartışıldı.

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver moderatörlüğünde yapılan panelde, Avrupa Kadın İletişim Ağı'nda danışmanlık yapan Alessia Sonaglioni, bu alanda yaptıkları araştırmaları anlattı.

Sinema sektöründe diğer alanlara göre daha fazla kadın olduğunu düşündüğünü ancak yaptıkları araştırmada böyle olmadığını gördüğünü dile getiren Sonaglioni, sinema alanında kadınların da daha fazla eğitim alması gerektiğinin altını çizdi.

Sonaglioni, daha fazla eğitimin daha çok kadının film yapmasını sağlayacağını vurguladı.

Araştırma projelerinin olduğunu belirten Sonaglioni, "Avrupa'daki kadın yönetmenler için araştırmalarımız var. Şubat ayında bunları açıklayacağız. Film sektöründe farklı seviyeleri araştırıyoruz" dedi.

Kadın yönetmenlerin daha az destek gördüğünü savunan Sonaglioni, "Kadınlar tarafından yapılan filmlerin yayına girmemeleri daha yüksek oranda. Kadınlar daha çok belgesel çekiyor, uzun metraj filmlerden ziyade. Bu da daha çok bütçeyle alakalı bir konu, çünkü belgesel çok daha az bütçe gerektiren tür" şeklinde konuştu.

Sonaglioni, kadın yönetmenlere daha fazla destek verilmesi gerektiğini belirterek, sorunların çözümü için daha fazla araştırmalar yapacaklarını ifade etti.

- "Paranın çoğu erkek yönetmenlere gidiyor"

ABD'li film yönetmeni Keren Yedaya da İsrail'de sinema filmleri çektiğini belirterek, kadın meselelerine de değindiğini, kadın hakları için mücadele ettiğini vurguladı.

Sinemanın farklı bir alan olduğuna dikkati çeken Yedaya, paranın çoğunun erkek yönetmenlere gittiğini dile getirdi.

İnsanoğlunun var olduğu tarihi ele alan Yedaya, şunları kaydetti:

"Bütün hikayeler erkekler tarafından yazıldı, onlar tarafından anlatıldı. Bütün olayları erkek gözünden görüyoruz, binlerce yıl önce konuşulan tek dil, sanat olsun festival olsun, siyaset olsun erkeklerden öğrenilirdi, öğretilirdi. Belki son 50 yıldır kadını dinliyoruz, kadın sesinden bir şey dinliyoruz. Şimdi daha hızlı hareket edeceğiz, dünya değişiyor. 50 yıl önce biz oyumuzu bile veremiyorduk, kadın kitap yazsa bile üniversite bahçesinde çimende oturamazdı, içeriye girmesi bile yasaktı. Çok yeni bir şeylerden bahsediyoruz, bütün dünya üzerinde çok güçlü bir etki yarattı."

Erkekler tarafından yazılan tarihin içinde yaşandığını anlatan Yedaya, "Bizim de ekleyebileceğimiz güzel şeyler var. Çok taze bir konu olduğu için sesimiz yeni çıkmaya başladı" diye konuştu.

- "Kadınlar ikinci filmi çekemiyor"

Kadın yönetmenler ve filmleri üzerine yaptığı araştırmayı paylaşan moderatör Tanrıöver de toplumsal cinsiyet paradigmasının, sanat ve sinema çalışmaları alanında 1970'lerde kullanılmaya başlandığını belirtti.

Tanrıöver, Türk sinemasında kadın varlığını ve gelişimini belirlemek, son dönemde sinemada kadın yönetmenlerin çoğalmasını sağlayan etkenler, çoğalmanın koşullarını ve özelliklerini belirlemek için çalışma yaptığını kaydetti.

"Kadın yönetmen mi, yönetmen olan kadın mı?" sorularına da cevaplar aradığının altını çizen Tanrıöver, toplumsal cinsiyet meselesinin dünyanın her yerinde mevcut olduğunu vurguladı.

Tanrıöver, "Son on yılda kadın yönetmen sayısında çok ciddi bir artış var, uzun yıllar binde 6 ile başlayan kadın yönetmen oranı, son on yılda yaptığı büyük atılımlarla yüzde 8,2'ye varıyor. Bu da önceki yılların oranını artırıp, binde oranlarından yüzde oranlarına getiriyor" dedi.

Kadın yönetmenlerin son on yılda yaptığı 45 filmin, yüzde 80'inin kendi finans kaynaklarıyla yaptığını anımsatan Tanrıöver, sadece yüzde 9'unun kurumsallaşmış prodüksiyon şirketlerince yapıldığını, büyük şirketlerin yaptığı filmin oranının ise sadece yüzde 2 olduğunu söyledi.

Tanrıöver, tüm dünyada kadın yönetmenlerin birinci filminden sonra ikincisini yapmakta zorlandığını, Türkiye'de de film yapan kadın yönetmenin yüzde 80'inin sadece bir film yaptığını anlattı.