52. Uluslararası Antalya Film Festivali

52. Uluslararası Antalya Film Festivali
52. Uluslararası Antalya Film Festivali
- Festival Direktörü Dağdeviren: - "Dünyada akredite yapılan 45 festivalden biriyiz. Festivalin adından 'Altın Portakal'ı ayırmamızın da nedeni bu" - "Dünyada hiçbir festival filmde verilen ödül şehrinin adıyla anılmıyor. Berlin Film Festivali'ne herkes gelebilir, ama Altın Ayı ödülünü almak için çalışmaları gerekiyor. Altın Portakal ismine ulaşmak da böyle olmalı. Ödül biraz daha özel olmalı"

ANTALYA (AA) - 52. Uluslararası Antalya Film Festivali Direktörü Elif Dağdeviren, daha özel hale getirmek için "Altın Portakal" ismini festivalin adından çıkardıklarını bildirdi.

Festivalin son gününde kentteki bir restoranda gazetecilerle bir araya gelen Dağdeviren, festivalin geleneklerini değiştirmeden her yıl yenilikler ekleyerek geliştirdiklerini söyledi.

Geçen yıl için iyi izler vererek festivali tamamladıklarını anlatan Dağdeviren, Antalyalıların festivale desteğinin ne kadar önemli olduğunu gördüklerini kaydetti. Festivallerin sektöre ve yapıldıkları kente hizmet vermesi gerektiğini vurgulayan Dağdeviren, "Antalyalıların salonları doldurması, festivale sarılması, sektörü alkışlaması çok önemli. Antalyalılar sahip çıkmasaydı festivalin anlamı olmazdı" dedi.

Festivalin dünyaca ünlü yıldızlar ve dünya sinemasından örneklerle uluslararası nitelik taşıdığını ifade eden Dağdeviren, şöyle konuştu:

"Antalya markasını uluslararası platformda altını çizmek istiyorsak, festivale layık konuklar getirmeli ve o konuklara layık festival yapmalıyız. Buraya gelen insanlar Antalya'nın elçisi olarak buradan ayrıldığı vakit dünyanın dört bir yanına bizi tanıtacaklar. Bu tanıtımlar ve referanslar ile her sene önemli isimler getirmek daha kolay hale gelecek. Buraya gelmeyi planlayan turistler de 'Antalya enteresan bir şehir. Festival kenti' diyerek otellerinden çıkıp kentteki sokakları dolduracaklar. Festivallerin bu şekilde kentlere büyük etkileri oluyor."

- Akredite 45 festivalden biri

Antalya ismini herkesin bilinç altına yerleştirmeleri gerektiğini belirten Dağdeviren, Uluslararası Antalya Film Festivali'nin, dünyada akredite yapılan 45 festivalden biri olduğunu söyledi.

Festivalin adından "Altın Portakal'ı ayırmalarının nedeninin de bu olduğunu ifade eden Dağdeviren, "Dünyada hiçbir festivalde verilen ödül şehrinin adıyla anılmıyor. Berlin Film Festivali'ne herkes gelebilir ama Altın Ayı ödülünü almak için çalışmaları gerekiyor. Altın Portakal ismine ulaşmak da böyle olmalı. Ödül biraz daha özel olmalı. İnsanlar gelip festivalin bir parçası olabilir ama Altın Portakal'a sahip olmak için çaba göstermeleri gerek" diye konuştu.

Dağdeviren, Antalya Film Forumu'nda sinemacılara "İçerisinde Antalya geçen filmler yapmak" şartıyla destek ödülleri verdiklerini kaydetti. Antalya markasıyla yapılacak filmlerin kentin tanıtımına büyük katkı sağlayacağını ifade eden Dağdeviren, "Geçen yıl bu ödülü alan Sarmaşık filmi dünya festivallerden 8 ödül aldı. Dünya satışı başladı. Bu yıl yarışan Rüzgarın Hatıraları filmi ise dünya sektörünün merakla beklediği bir film haline geldi. Antalya'nın çekim ve cazibe merkezi haline gelmesi için bu tür filmler çok önemli" ifadelerini kullandı.

- "Popüler filmler de festivalde yer almalı"

Halk arasında "Festivalde ödül alan filmler sinemalarda izlenmez" gibi algı oluştuğuna işaret eden Dağdeviren, "Festivallerde ödül alan filmler gişede kaybetmeye başladı. Türkan Şoray'ın filmiyle festivalin açılışını yapmamızın amacı buydu. Popüler nitelikli filmler de festivallerde gösterilmeli. Türk sineması bu kadar nitelikli filmler yapıyor ki festivallerde halkla buluşmayı, yarışmalara katılmayı hak ediyor. Mesela bu yılki Takım: Mahalle aşkına filmini kolay kolay başka festivallerde göremezsiniz. Nitelikli, popüler filmleri de seçkiye katarsak bu algı kırılır ve salonlar 'bizim de seyredeceğimiz filmler var' diye  dolar" değerlendirmesinde bulundu.