Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Sempozyumu

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Sempozyumu
Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Sempozyumu
- Adalet Bakanı İpek: (2) - "Adalet hizmetlerinde devrim niteliğindeki bir değişim, yargıda zaman yönetimi için atılacak adımlarla gelecek" - "Belirli tür dava ve işlerde, ortalama görülme sürelerini belirleyeceğiz. Böylece artık vatandaşlarımız açtığı davanın yaklaşık ne zaman biteceği konusunda bir kanaat sahibi olacak - "Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk uygulamalarında belirli bir mesafe kat ettik. Önümüzdeki süreçte belli alanlarda arabuluculuğu zorunlu hale getireceğiz" - "Yargının hızlı bir işleyin kazanması amacını taşıyan sisteme ilişkin en önemli yenilik, hazırlıkları tamamlanan ve önümüzdeki yıl faaliyete geçecek olan İstinaf Mahkemeleri olacak"

ANTALYA (AA) - Adalet Bakanı Kenan İpek, adalet hizmetlerinde zaman yönetimi konusunda devrim niteliğinde adımlar atılacağını belirterek, "Belirli tür dava ve işlerde, ortalama görülme süreleri'ni belirleyeceğiz. Böylece, artık vatandaşlarımız açtığı davanın yaklaşık olarak ne zaman biteceği konusunda bir kanaat sahibi olacak" dedi.

İpek, Antalya Kundu turizm bölgesinde bir otelde, Adalet Bakanlığı, Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğinde düzenlenen, "Özel Hukuk ve Ceza Hukuku ile İdari Uyuşmazlıklar Çerçevesinde Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Sempozyumu"nun açılışında konuştu.

Adaletin hızlı ve etkin bir şekilde tecelli etmesinin herkes için büyük önem arz ettiğini söyleyen İpek, toplumda baş göstermesi kaçınılmaz olan uyuşmazlıklarda yargı mercilerinin bir "nihai çözüm" makamı olduğunu vurguladı.

Adaleti ölçülebilir bir sosyal değer haline getirmek için yargının etkin işleyişini sağlamak, bunun için gerekli politika ve programları hayata geçirmenin temel hedef olduğunu anlatan İpek, ancak en küçüğünden en büyüğüne, en basitinden en girift olanına kadar her türlü uyuşmazlığın, bir "nihai çözüm" beklentisiyle yargı mercileri önüne taşınmasının, bir başka sorunu gündeme taşıdığını dile getirdi.

Yargılama sürelerini uzatan, yargılama kalitesini düşüren bu sorunun, dünyadaki pek çok hukuk sistemi için aynı olduğunu belirten İpek, yargı mercilerinin yıldan yıla artan ve ağırlaşan iş yükünün baskısı altında bulunduğuna dikkati çekti.

Bu iş yükünün, en temel nedeninin toplumun artan adalet beklentisi olduğunu kaydeden İpek, bir taraftan adalet hizmetlerinde kapasite artırıcı önlemlerin, diğer taraftan adaletin sosyal hedefini gerçekleştirecek tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.

- Yargı Reformu Stratejisi

Yargı Reformu Stratejisi'nin bu hassasiyet temelinde şekillendiğini vurgulayan İpek, geçen nisan ayında kamuoyuna duyurulan Strateji Belgesi ile adalet hizmetlerinde hem fiziki altyapının geliştirilmesinin, ihtiyaç duyulan nitelikli personel ve yargı mensubu sayısının artırılmasının hem de geleneksel yargılamaya alternatif usulleri de içerecek biçimde, çağdaş hukuk uygulamasının sistemde yerini almasının hedeflendiğini bildirdi.

Adalet Bakanı İpek, "Bu çerçevede temel parametreler belirlenmiş, önümüzdeki beş yılın yol haritası çizilmiştir" dedi.

Yeni Yargı Reformu Stratejisi'nin iki temel düşünce üzerinde inşa edildiğini anlatan İpek, bunların yargıya intikal eden iş yükünün azaltılması ve yargılama sürelerinin kısalması olduğunu söyledi.

Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk uygulamalarında belirli bir mesafe kat ettiklerinin altını çizen İpek, önümüzdeki süreçte belli alanlarda arabuluculuğu zorunlu hale getireceklerini kaydetti.

İpek, geçen aralık ayında kanuni yürürlük kazanan İstanbul Tahkim Merkezi'nin etkinleştirilmesi gerektiğini düşündüğünü de vurguladı.

- Davaların ortalama süreleri belirlenecek

Zorunlu hakem heyetlerinin uygulama alanlarının genişletilmesinin gündemdeki bir diğer konu olduğuna değinen İpek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ceza muhakemesi ve idari yargıda alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi, var olan usullerin etkinleştirilmesi de üzerinde durduğumuz konular arasındadır. Bu çalışmalarla yargıya gelen iş yükünde büyük bir azalma olacağı düşüncesindeyim. İkinci temel hareket noktamız olan yargının hızlı işlemesinde de belli noktalara yoğunlaşmış durumdayız. Bu işin olmazsa olmazı mekan ve insandır. Gerek hakim-savcı gerekse de diğer personel alımları ile bu anlamda açıkları kapatma çabasındayız. Diğer yandan son on yıldır süren adalet sarayları yapımına devam ediyoruz. Adalet hizmetlerinde devrim niteliğindeki bir değişim, yargıda zaman yönetimi için atılacak adımlarla gelecek. Belirli tür dava ve işlerde, ortalama görülme sürelerini belirleyeceğiz. Böylece, artık vatandaşlarımız açtığı davanın yaklaşık olarak ne zaman biteceği konusunda bir kanaat sahibi olacak. Yargıyla ilgili yapılacak memnuniyet anketleri, mahkemelerin hazırlayacakları faaliyet raporları, yargı etik kuralların belirlemesi gibi çalışmalar, yargıda şeffaflık ve hesap verebilirlik hedeflerine hizmet edecek."

İpek, yargıyla vatandaş arasındaki en önemli iletişim köprüsü olan medya kurumlarıyla da ilişkileri geliştireceklerini, yargı-medya ilişkilerinde yürütülen proje ve pilot adliye uygulamalarının yurt geneline yaygınlaştırılacağını söyledi.

- İstinaf Mahkemeleri gelecek

Noterlik ve avukatlık kanunlarının, ihtiyaç ve beklentiler doğrultusunda yeniden ele alınacağını kaydeden Bakan İpek, yargının hızlı bir işleyiş kazanması amacını taşıyan sisteme ilişkin en önemli yeniliğin, hazırlıkları tamamlanan ve önümüzdeki yıl faaliyete geçecek olan "İstinaf Mahkemeleri" olacağını anlattı.

İpek, "Bu mahkemeler, yavaşlayan yargı sistemimiz için büyük bir enerji kaynağı olacak, daha hızlı ve daha etkin bir yargılama için büyük bir imkan sağlayacak" dedi.

Yargıtay'a yılda ortalama 1 milyon dosyanın intikal ettiğini, bu sayının Fransa'da 45 bin, Almanya'da 9 bin, İngiltere'de 6 bin civarında olduğunu vurgulayan İpek, istinaf kanun yolunun hayata geçmesiyle davaların yaklaşık yüzde 90'ının İstinaf Mahkemeleriyle sonuçlanacağını, yüzde 10 kadarının da yüksek yargıya gideceğini kaydetti.

Bu amaçla hazırlanan kanun düzenlemeleri hakkında bilgi veren Bakan İpek, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin etkinleştirilerek, iş yükü sorununun ortadan kaldırılmasına hizmet edecek ve günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek bir kanun tasarısı taslağı hazırlanması amacıyla çalışma grubu kurulduğunu dile getirdi.

İpek, öngörülebilir ve şeffaf bir icra ve iflas hukukunun kurulması için bir kanun tasarısı taslağı hazırlanması amacıyla oluşturulan bilim komisyonunun da özverili şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Sempozyuma, Bakan İpek'in yanı sıra, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Yargıtay Birinci Başkanı İsmail Rüştü Cirit, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yargı mensupları, bürokratlar ve akademisyenler katıldı.

(Bitti)