Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceylan:

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceylan:
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceylan:
- "Tavukçuluk sektöründe ne günümüzde ne geçmişte hormon diye bir uygulama yapıldı. Yapılması da mümkün değil" - "Köy tavuğu ile çiftlik tavuğu arasında besin değeri açısından hiçbir fark yoktur"

ANTALYA (AA) - Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Ceylan, "Tavukçuluk sektöründe ne günümüzde ne geçmişte hormon diye bir uygulama yapıldı. Yapılması da mümkün değil" dedi.

Manavgat ilçesindeki bir otelde düzenlenen 3. Uluslararası Beyaz Et Kongresi'ne katılan Prof. Dr. Ceylan, gazetecilere yaptığı açıklamada, uzman olmayan kişilerin tavukçuluk sektörüne ilişkin açıklamalarının bu sektöre büyük zarar verdiğini ifade etti.

Ceylan, "Tavuğun kanser yaptığı, erken ergenliğe ve kısırlığa neden olduğu" gibi pek çok aslı olmayan açıklamalar nedeniyle bazı insanların tavuk tüketmediğini anlattı. Bilimsel temeli olmayan açıklamalardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Ceylan, "Kuş gribinden sonra en tehlikeli husus, yanlış söylemler, açıklamalar. Uzman olmayan kişilerin konuşmasına yasak getirilmeli" dedi. 

Yıllık ortalama tavuk tüketiminin ABD 'de 103 kilogram, Avrupa ülkelerinde ise 67-68 kilogram olduğunu bildiren Ceylan, Türkiye 'de ise bu rakamın 36 kilogramı geçmediğini ifade etti.

- "Hormonlu tavuk iddiaları asılsız"

Prof. Dr. Ceylan, tavukların hormonlu olduğuna yönelik de iddiaların bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bu insanların bilimin, sanayinin, teknolojinin bizi nereye getirdiğine dönüp bakması lazım. 'Hormon kullanarak şişirilmiştir' iddiaları tamamen yanlış. Tavukçuluk sektöründe ne günümüzde ne geçmişte hormon diye bir uygulama yapıldı. Yapılması da mümkün değil. Ekonomik de değil. Tamamen yalan ve gerçek dışı."

Konvansiyonel kafes ortamındaki tavuk ile köydeki tavuğun farklı beslenme nedeniyle büyüme hızlarının değişebildiğine işaret eden Ceylan, "Biz çok özel koşullarda üretiyoruz. Beslenmeleri çok özel formülasyonlarla gerçekleşiyor. Hani diyetisyene giderseniz 'şunu şu kadar yiyin, bunu bu kadar yiyin' der, siz de onu uygularsınız. Mükemmel bir beslenme yöntemini seçiyoruz. Bizde böyle ama köydeki tavukların böyle bir şansı yok" diye konuştu. 

Konvansiyonel kafes ortamındaki tavuğun 42 günde 2,6-2,8 kilograma ulaştığını vurgulayan Ceylan, rastgele bir ortamda yetişen tavuğun ise 100-150 günde büyüdüğünü söyledi.

- Protein açısından bir farkı yok

Prof. Dr. Ceylan, gıda güvenliği açısından organik tavuk üretimi ile konvansiyonel kafes ortamındaki üretim arasında hiçbir fark bulunmadığını bildirdi.

Köy tavuğu ile çiftlik tavuğu arasında besin değeri açısından hiçbir fark bulunmadığını yineleyen Ceylan, "Yumurtasının sarı olmasına da aldanmayın. Bu durum tavuğun yediği besinle alakalı. Yumurtanın sarı renkte olması protein açısından zengin olduğunu göstermiyor. Dikkat edilmesi gereken markalı ürünlerin tercih edilmesi" değerlendirmesinde bulundu.