Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Türel:

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Türel:
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Türel:
- "CHP'nin Antalya milletvekili 4. sıra adayı Mustafa Akaydın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yapmış olduğu hukuk dışı uygulamalar iddiası ile Ağır Ceza Mahkemesinde ihaleye fesat karıştırmak ve irtikap suçlarından yargılanan bir kişidir"

ANTALYA (AA) - Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, " CHP 'nin Antalya milletvekili 4. sıra adayı Mustafa Akaydın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yapmış olduğu hukuk dışı uygulamalar iddiası ile Ağır Ceza Mahkemesinde ihaleye fesat karıştırmak ve irtikap suçlarından yargılanan bir kişidir" dedi.

Türel, AK Parti İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, siyaseti kendileri için "iftira ve yalan bataklığı" olarak görenlerle sonuna kadar mücadele etmenin, "temiz siyaset, temiz toplum" mücadelesinin bir gereği olduğunu ifade ederek, siyasetin dürüstlük, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerine oturması için elinden geleni yaptığını söyledi.

Niyetinin birilerini karalamak ya da suçlu ilan etmek olmadığını dile getiren Türel,  Türkiye demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti ise hukuk karşısında varsa bir suçun, bunun ortaya çıkartılmasının en büyük arzusu olduğunu dile getirdi.

"Bugün adaletten kaçarak suçunu örtbas etmek isteyenlerin maskesini düşürmek üzere bir aradayız" ifadesi kullanan Türel, şöyle konuştu:

"Hukuk kendi hiyerarşik düzeni içerisinde suçluyu arar, bulur ve varsa suçu cezalandırır. Ama birileri hukuk düzeninden kaçarak hesap vermekten milletvekili olarak kurtulmaya çalışıyorsa o zaman benim demokratik sorumluluğum medya aracılığı ile kamuoyunu bilgilendirmeyi gerektirirdi. İşte bugün burada bu demokratik sorumluluğu yerine getiriyorum. CHP'nin Antalya milletvekili 4. sıra adayı Mustafa Akaydın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yapmış olduğu hukuk dışı uygulamalar iddiası ile Ağır Ceza Mahkemesinde ihaleye fesat karıştırmak ve irtikap suçlarından yargılanan bir kişidir. İrtikap hile ve menfaat sağlamak demektir."

Türel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu iddiaları Türkiye Cumhuriyeti'nin savcıları tespit etmiş. Akaydın bu iddialarla Ağır ceza mahkemesinde yargılanmaktadır. İhale tarihinden tam 20 gün önce kurulmuş bir firmaya akıllı kart ihalesini verdiği ve bu ihaleye fesat, hile karıştırdığı iddiası ile yargılanmaktadır. İşin daha enteresan tarafı, Akaydın bu ihaleyi yapabilmek için mevcut kart uygulamasını iptal etmiş ve bu yüzden Sayıştay tarafından hakkında trilyonlarca lira zimmet çıkartılmıştır. Hem bir taraftan mevcut ihaleyi iptal ederek belediyeyi zarara uğrattığı için Sayıştay'ca Cumhuriyet Savcısına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş hem de bu haksız fesih nedeniyle belediyeyi yaklaşık 100 milyonluk bir zarara soktuğu için kendisine Sayıştay tarafından trilyonlarca zimmet çıkartılmıştır."

- "35 ayrı konuda sorgulandı"

Akaydın'ın sorgulandığı tek konunun bu olmadığının altını çizen Türel, mahkemeler, savcılıklar, İçişleri Bakanlığı'nın verdiği sorgulama izinleri ve ön incelemeler ile Sayıştay'ın tespit ettiği hukuksuz ödemeler dahil 35 ayrı konuda sorgulandığını ileri sürdü.

Türel, bu konuların içinde belediyenin kasasından harcadığı seçim malzemeleri ve belediye araçlarını kendi seçim kampanyasında kullanması gibi savcılıkça delilleri ile tespit edilmiş iddianameler neticesinde açılmış davalardan da ayrıca yargılandığının altını çizen Türel, şöyle devam etti:

"Akaydın'ın Büyükşehir Belediyesini önemli bir zarara uğratmakla ilgili hakkında Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bir başka konu 100. Yıl Spor Kompleksi ihalesindeki haksız tazminat konusudur. Buradaki uygulamalar neticesinde Büyükşehir Belediyesinin 277 milyon lira civarında bir tazminat yükümlülüğü ile karşı karşıya kalması ve bu bedelin 27 milyon lirasının hukuksuz ödendiği iddiasıyla İçişleri Bakanlığınca kamu zararına neden olduğundan dolayı soruşturma izni verildiğini özellikle belirtmek isterim. Tüm bu iddialara Akaydın hakkında Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/556 esas, 2015/50 sayılı kararı ile 'devlet büyüklerine hakaretten' bir yıl hapis cezasına çarptırıldığını ve bu davanında temyiz aşamasında olduğunu belirttiğimizde ortadaki tablonun ne derece vahim olduğu daha da iyi anlaşılır."

- "CHP'ye oy verecekler Akaydın'ın sorumluluğunu taşıyacaklar"

Türel, Akaydın'ın bağımsız yargı önünde bu iddiaların hesabını verdikten sonra milletvekili olması gerekirken adeta hesap vermekten kaçarcasına bu dosyalardan milletvekili zırhına girerek kurtulmaya çalıştığını savundu.

"Birileri millete hizmet etmek için mi yoksa millet adına karar veren yüce Türk yargısından kaçmak için mi milletvekili olmak istiyor? Bunu tüm çıplaklığı ile kamuoyuna anlatmamız gerekirdi" diyen Türel, amacının siyasi manipülasyon olmadığını kaydetti..

Türel,  "Akaydın yargının hesabından kaçmak için CHP'yi kullanıyor mu" sorusunun cevabının kamuoyu vicdanında en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "CHP ye oy verecek vatandaşlarımız Akaydın'ı hesap vermekten kurtardıklarının da sorumluluğunu taşıyacaklarını unutmamalıdır" diye konuştu.

- "Abdestimizden şüphemiz yok"

Akaydın'ın kendisi gibi hesap verdikten sonra Ankara'nın yolunu tutması gerektiğini belirten Türel, şu ifadeleri kullandı:

"Menderes Türel hakkındaki iddiaların hiçbiri Akaydın'da olduğu gibi Cumhuriyet Savcıları, Sayıştay veya İçişleri Bakanlığı müfettişlerince ortaya konan iddialar değildi. Menderes Türel'in hesap vermek zorunda kaldığı dosyalar Akaydın ve yandaşlarının ortaya attığı iftira dosyalarıydı. Abdestimizden şüphemiz olmadığı için o zaman Akaydın'a iftiraları ile ilgili 'hodri meydan' demiş ve köşeye sıkışınca uydurduğu dosyaların hemen hepsinin takipsizlikle sonuçlanması neticesinde milletvekilliği adaylığına başvurmuştum. Birde bu iftira dosyalarının hesabını yargıda Emine Ülker Tarhan'ın YARSAV başkanı olduğu dönemde yani 2009-2010 yıllarında verdiğimi ve hepsinin de takipsizlikle sonuçlandığını belirtmek isterim. Karar tarihlerine özellikle dikkat etmenizi rica ediyorum. Bir iki tane sonuçlanmayan dosyanın ifadelerini milletvekilliği döneminde özellikle kendi talebim üzerine gidip verdiğimi ve onlarında takipsizlikle sonuçlandığını yani milletvekilliği dokunulmazlığına hiç bir zaman sığınmadığımı özellikle belirtmek isterim."