CHP Antalya Milletvekili Baykal:

CHP Antalya Milletvekili Baykal:
CHP Antalya Milletvekili Baykal:
- "Milletin içindeki duyguların hayata geçebileceği umudunu vermemiz lazım. CHP olarak görevimiz, milletin öz güvenine kavuşmasını sağlamaktır" - "(Savcı Sayan'ın AK Parti'den milletvekili adaylığı) Herkes kendi kararını kendisi alır. Siyasi tercihlerini kendisi yapar. Siyasette maalesef ideolojik ve parti kimliğine dayalı bir siyaset anlayışı özellikle son dönemde çok büyük ölçüde tahrip olmuştur"

ANTALYA (AA) - CHP  Antalya Milletvekili Deniz Baykal, "Milletin içindeki duyguların hayata geçebileceği umudunu vermemiz lazım. CHP olarak görevimiz, milletin öz güvenine kavuşmasını sağlamaktır" dedi.

Genel seçimlerde Antalya'dan yeniden milletvekili adayı gösterilen Baykal, partisinin Muratpaşa İlçe Başkanlığı ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, seçimlere en öz güvenli giren siyasi parti olduklarını savundu. 

Türkiye 'nin iktidarları seçim yoluyla değiştirmeyi başaran bir ülke olduğunu belirten Baykal, ancak son dönemde yaşanan olayların demokratik bir hükümet değişimini ciddi şekilde sıkıntıya soktuğunu iddia etti.

Türkiye'nin acı günler yaşadığını, derin hesaplaşmaların içine sürüklendiğini ifade eden Baykal, seçim yoluyla bütün acıların geride bırakılmasına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Türkiye'de adli, hukuki ve siyasi yanlışlıklar yapıldığını öne süren Baykal, şöyle konuştu:

"Genelkurmay Başkanı yargılanmış, müebbete mahkum edilmiş, yıllarca tutuklu kalmış ve yine yargı yoluyla beraat etmiştir. Yüzlerce insan bu durumdadır. Bu kadar ağır olaylar karşısında (Aldatılmışım, yanıltılmışım) diye sıyrılmak mümkün değildir. Sorgulanması, irdelenmesi lazım. Bu yanlışlıklar nasıl şekillendi ortaya çıkması lazım. O sahte delilleri kimler ortaya koymuştur, bunların aydınlanması lazım. Türkiye bu tabloyu hak etmiyor."

- "Siyasi dengeler değişti"

Baykal, ülke ekonomisinin büyük sıkıntı içinde olduğunu, bu politikalarla devam etmenin mümkün görülmediğini savunarak, gelecekte yaşanabilecek ekonomik sıkıntıların göğüslenmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye'nin kökten bir değişime ihtiyacı olduğunu öne süren Baykal, yeni, güven veren siyasi kadrolara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Sözüne güvenilir devlet adamı ihtiyacının seçimlerle sağlanacağını belirten Baykal, "Türkiye'de siyasi dengeler değişti. Cumhurbaşkanı 400 milletvekili isterken, şimdi rakamları değiştirmeye başlamıştır. Milletin 'İn, in, in' dediğini duyar gibiyim. Cumhurbaşkanı 400 diye başladı, millet 'İn, in, in' diyor. Son indiği noktaya da millet, 'İn, in' diyor gibi geliyor bana. İnecek. Bu böyle gitmez, gitmemeli. Gitmesi Türkiye'ye yakışmıyor" diye konuştu.

- "Görevimiz milletin öz güvenine kavuşmasını sağlamak"

Türkiye siyasetine yalan ve sahtekarlığın yakışmadığını ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Az buz değil. Olur olmaz konular da değil. Beyaz yalan falan da değil. Büyük yalan var Türkiye'de. Planlı yalan var. Organize işler var Türkiye'de. Organize yalanlar var. Olmaz. Buna son vereceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından bu yana nice güçlükleri göğüslemiştir. Hepsini aşmış ülkeyiz. Aşarız yine, yeter ki dürüst olalım. Yalan söylemeyelim. Aldatmaya kalkmayalım. Geldikleri gibi gidecekler. Gitmek zorundadırlar. Türkiye tıkandı. Rahatlatmak lazım. Milletin içindeki duyguların hayata geçebileceği umudunu vermemiz lazım. CHP olarak görevimiz, milletin öz güvenine kavuşmasını sağlamaktır."

Türkiye'nin hiç kimseye boyun eğmeyeceğini vurgulayan Baykal, ülkenin "kendisine tepeden bakan, esip bağıran yöneticilere değil, hizmet eden, kendisini anlayan ve sorunlarını saygıyla karşılayan yönetim anlayışına ihtiyacının olduğunu" belirtti.

- Türel'in Akaydın'a yönelik sözleri

Bir gazetecinin, "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in, eski başkan Mustafa Akaydın'a yönelik (Milletvekilliğinin dokunulmazlık zırhını kullanmak istiyor) sözleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz" sorusuna Baykal, siyasetçilerin rakipleriyle ilgili bu tür değerlendirmeler yapma anlayışını tasvip etmediğini söyledi.

İktidarın şikayet mercii olmadığını anlatan Baykal, şöyle devam etti:

"Özellikle iktidarı elinde bulunduranların böyle sözler söylemesi yanlıştır. Suçlayıp sonra da dosyanın üzerine yatma yeri değildir. Varsa bir şey, gereğini yapacaksın, yoksa da konuşmayacaksın. Bu seçim ortamında çıkıp ulu orta suçlamalar, dosya iddiaları inandırıcılığını büyük ölçüde kaybetmiş iddialardır. Daha soğukkanlı, güvenilir iddiaların ortaya konulması lazım. Bu suçlamalar Antalya siyasetine de belediye başkanına da yakışmıyor."

- Savcı Sayan'ın AK Parti'den milletvekilliği adaylığı

Baykal, bir gazetecinin Savcı Sayan'ın AK Parti 'den milletvekili adayı olmasıyla ilgili sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

"(Sağ kol, sol kol) diyorlar. Kaç kolum var bilmiyorum. Genel başkanlar, görev yaptığı il başkanları, merkez yönetim kurulu üyeleri, milletvekilleri ile hatırlanır. Bu siyaset yöntemidir. Herkes kendi kararını kendisi alır. Siyasi tercihlerini kendisi yapar. Siyasette maalesef ideolojik ve parti kimliğine dayalı bir siyaset anlayışı özellikle son dönemde çok büyük ölçüde tahrip olmuştur. Antalya özelinde de buna çok sık tanık olduk. Türkiye çapında da böylesine transferler yapılmıştır. CHP'de büyük emek vermiş, yine benim en yakın çalışma arkadaşlarımın AKP 'de bakan olarak değerlendirildiğini biliyorsunuz. Bunlar oluyor. Bunları isim etrafında vurgulamanın bir anlamı yok. Bu bildiğimiz bir olaydır. Beraber çalıştığımız arkadaşların siyasi etkinliklerini sürdürmelerinden şikayetçi olmam. Herkes demek ki bir ihtiyaca cevap veriyor."

- Başkan Uysal ile görüşmesi

Baykal, gazetecilerin Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ile yıllar sonra bir araya gelmeleriyle ilgili sorusuna ise Uysal'ın kendisini rahatsız edecek, rencide edecek, hakaret, saygısızlık niteliğinde bir söylemine tanık olmadığına dikkati çekti.

Siyasetin kendi şartları içinde ayrıştığına değinen Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben parti yönetiminden ayrılınca Antalya'da siyaset çalkalandı. Hala da tam duruldu diyemem. Bu çalkalanmanın seyri içinde herkes bir takım siyasi konumlar aldı. Ümit Uysal da Muratpaşa Belediye Başkanı oldu. Belki ben yönetimde olsaydım da olabilirdi, belki daha iyisi de olabilirdi. Bu kopukluktan dolayı siyasi bağlantı kurmak güçlük gibi duruyordu. Uysal, bu güçlüğü aştı. Sanırım eski genel başkanı, parti büyüğü olarak bana düşüyor diye beni ziyaret etmek istedi. Memnuniyet ile karşıladım. Sıcak bir görüşme yaptık. O bir krizin konusu olmadı, daima nezaketi, terbiyeyi, zarafeti ihmal etmedi. En azından benim nezdimde ya da aleni olarak ilan etmedi. Bu da devam edecektir."

Siyasette yanlış yapan kişilerin özür dilemesi gerektiğinin altını çizen Baykal, "Ben özür dilemem, ben söyledim aynı görüşüme de devam ediyorum" demenin külhanbeylik olacağını söyledi.

"Bizim siyasetimizde külhanbeylik yoktur" diyen Baykal, "Hata yapıldığı zaman yapılanın hata olduğu ortak bir kanaat olarak tespit edilmişse yanlış olduğunu itiraf etmek ve özür dilemek gerekir" ifadesini kullandı.