CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Antalya'da:

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Antalya'da:
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Antalya'da:
- "Bakın bu seçimler normal bir seçim değil. Bu seçimlerde bir şeyi oyluyoruz, demokrasimizi, kadın-erkek eşitliğini oyluyoruz. Yoksulluğun devamı mı sıfırlanması mı, bunu oyluyoruz" - "Bizim öz güvenimiz var, kendimize güveniyoruz. Bu ülkeyi içinde bulunduğu çıkmazdan Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurtarabileceğini çok iyi biliyoruz" - "İmam Hatip okullarını kuran zaten Cumhuriyet Halk Partisi, niye kapatsın. Orada okuyan çocuklar da bizim çocuklarımız. O çocukların da kaliteli, nitelikli eğitim almasını istiyoruz"

ANTALYA (AA) -  CHP Genel Başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu , "Bakın bu seçimler normal bir seçim değil. Bu seçimlerde bir şeyi oyluyoruz, demokrasimizi, kadın-erkek eşitliğini oyluyoruz. Yoksuluğun devamı mı sıfırlanması mı, bunu oyluyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Antalya'nın Kumluca ilçesindeki Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, her dört üniversite öğrencisinden, her beş gençten birinin işsiz olduğunu, önceliklerinin başında işsizlik ve yoksuluğu bitirmenin geldiğini söyledi.

Memlekette huzur kalmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, yeni bir yapının inşa edilmesi gerektiğini savundu.

Herkesin sandığa giderek oyunu kullanması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bakın bu seçimler, normal bir seçim değil. Bu seçimlerde bir şeyi oyluyoruz, demokrasimizi oyluyoruz, kadın-erkek eşitliğini oyluyoruz. Yoksuluğun devamı mı sıfırlanması mı, bunu oyluyoruz. Köylünün, esnafın kazanması mı yoksa icra dairelerinde sürünmesi mi, bunu oyluyoruz" diye konuştu.

CHP'ye oy istediğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Bir şey var, ülke ayrıştı, arkadaşımızın, komşumuzun kimliğini, inancını sorgulamaya başladık. Ülke bölünüyor, ülkenin birleştirici gücü Cumhuriyet Halk Partisi 'dir. CHP'nin Genel Başkanı olarak söz veriyorum, başbakanlığım döneminde hiçbir vatandaşımızın kimliğini, inancını, yaşam tarzını sorgulamayacağım" diye konuştu.

"Önce Türkiye" felsefesiyle yola çıktıklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, koalisyonun saraydan müdahale olduğu için kurulamadığını savundu. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Oy kullanacak vatandaşlara şunu söylemek isterim; bir kişiye yetki verip, o kişiyi yetkisini kullanıp hükümeti kuramıyorsa ve o kişi sarayın vesayetinden kendisini kurtaramıyorsa ne kendisine ne de memleketine en ufak bir faydası olmaz. Açık ve net söylüyorum, iradesini başka birisine ipotek eden birisinden asla hayır gelmez. Eğer sen hükümet yetkilisiysen, hükümeti kuracaksan, sana görev verilmişse, senin iraden olmalı, başkasının iradesi değil. Biz onu kurtaracaktık oradan, daha rahat görev yapacaktı belki de ama müdahale ede ede bu gerçekleşmedi."

- "Bu ülkenin çimentosu CHP'dir"

"Bu ülkenin çimentosu Cumhuriyet Halk Partisi'dir" diyen Kılıçdaroğlu, ayrılık gayrılık yapmadıklarını, kendileri için vatan, millet, bayrak gibi kutsal değerler olduğunu belirtti.

Türkiye'nin bataklığa sürüklendiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, "Bizim özgüvenimiz var, kendimize güveniyoruz. Bu ülkeyi içinde bulunduğu çıkmazdan Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurtarabileceğini çok iyi biliyoruz" dedi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Mevcut hükümetin bir özeliği var. Nerede sıkışsa bir başkasını suçlu ilan ediyor. Rüşvet olayları çıktı, 'vay efendim bizi kandırdılar'. Sen çocuk musun kardeşim, ülkeyi yönetiyorsun, koskoca Türkiye'yi yönetiyorsun. Kandırdılarsa sen çocuk musun? Ergenekon, Balyoz oldu, itiraz edip, 'yanlış yapıyorsunuz, bir sürü insanı suçsuz yere hapse attınız' dedik. 'Yok efendim doğruyu yapıyoruz' dediler. Sonunda dediler ki 'orduya birileri kumpas kurdu, bizi de kandırdılar'. Sen çocuk musun? 'Çözüm Süreci' dediler, 'Bu çözüm sürecinin sonu çözümsüzlüktür' dedim. Kendisine gittim, yol haritasını verdim. Ellerimle 3,5 sayfa verdim, 'Bu sorun çözülürse bu yol haritasıyla çözülür' dedim. 'Hayır efendim siz bilmezsiniz' dediler. Sonunda da dediler ki ' PKK bizi kandırdı.' Şimdi herkes kandırıyorsa bunları iktidardan indirmek lazım, başka seçeneğimiz yok."

- "Bu kültürü bize rahmetli Ecevit verdi"

Gençlere burs vereceğini, sözlerinin hepsini yerine getireceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu kültürü rahmetli Ecevit bize verdi. Rahmetli Ecevit derdi ki 'Biz milliyetçiliği Kıbrıs'ın Beşparmak Dağları'na yazdık.' Milliyetçilik budur. Churchill'e sormuşlar 'İngiltere'nin dostu var mı?' diye. 'İngiltere'nin dostu değil, çıkarları vardır' demiş. Evet bizim de ülkemizin çıkarları vardır, biz çıkarlarımızı savunmak zorundayız" ifadesini kullandı.

- "İradeye saygı istiyoruz"

Herkesin her şeyi cumhuriyete borçlu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Başımızda bir sultan, diktatör istemiyoruz. Halkın iradesi var, iradeye saygı istiyoruz biz" dedi.

Kılıçdaroğlu, taşımalı sisteme son vereceklerini ifade ederek, "Çocuklarımıza çağdaş, uygar adam gibi eğitim vereceğiz. Biz bunu söyleyince hemen diyorlar ki 'Siz İmam Hatipleri kapatacaksınız.' Onların bilmediği ama bizim çok iyi bildiğimiz bir şey var, İmam Hatip okullarını kuran zaten Cumhuriyet Halk Partisi, niye kapatsın. Orada okuyan çocuklar da bizim çocuklarımız. O çocukların da kaliteli, nitelikli eğitim almasını istiyoruz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "İran üniversitelerinin bilimsel yayın sayısı Türkiye üniversitelerini geçti. Hepimizin oturup, düşünmesi lazım. YÖK denen bir belanın üniversitelerimizin üzerinde nasıl bir baskı aracı olduğu bilmesi lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Yurt sorununu çözeceğini, gençler için yasak olmayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, "Siz bizden daha iyi yetiştiniz, dünyayı bizden daha iyi okuyorsunuz. Bakınız siz yaptığınız esprilerle bir diktatöre diz çöktürdünüz bu ülkede. O nedenle biz gençlerimizle gurur duyuyoruz" ifadesini kullandı.

- Mitingden notlar

Seçim otobüsüyle Kumluca ilçesine gelen Kılıçdaroğlu, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile platforma çıkarak, halkı selamladı. Partililer, sık sık "Başbakan Kemal" diye slogan attı. Kılıçdaroğlu, miting alanındakilere karanfil attı.

Bu arada Kılıçdaroğlu'nu, CHP Antalya milletvekili adaylarının platformda, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın ise platformun dibinde izlemesi dikkati çekti.