Çikolatadan antika eserler yapıyor

Çikolatadan antika eserler yapıyor
Çikolatadan antika eserler yapıyor
- Antalyalı Mutfak Şefi Ali Keskin'in antika objelerden esinlenerek yaptığı çikolata ürünler büyük ilgi çekiyor - Keskin: - "Çikolatada içerisinde hiçbir katkı maddesi, koruyucu madde veya içerisine, yapılan çalışmayı ayakta tutacak bir iskelet kullanmadan antika eserlerin birebir kopyasını yapıyoruz"

ANTALYA (AA) - HÜSEYİN KANBER - Antalyalı mutfak şefi Ali Keskin'in antika objelerden esinlenerek yaptığı çikolata ürünler büyük ilgi çekiyor.

Porto Bello Otel Üretim Müdürü Ali Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  İstanbul Uluslararası Güzel Sanatlar Yarışması başta olmak üzere 12 yıldır çikolata, buz, yağ ve kabak dekorasyonu ile gurme dallarında yarışmalara katıldıklarını söyledi.

İstanbul'da düzenlenen Gastronomi Festivali'nde çikolatadan yaptığı film makinesiyle altın madalya kazandıklarını anımsatan Keskin, yaptıkları çalışmalarla birçok  Avrupa dereceleri kazandıklarını kaydetti. 12 yılda 400'e yakın altın, gümüş ve bronz madalyaya layık görüldüklerini anlatan Keskin,  rutin yapılan çalışmaların ötesine geçerek çok büyük titizlik ve sabır gerektiren işler ortaya çıkardıklarını belirtti.

Uluslararası üne sahip ustaların katıldığı yarışmalarda çikolata ve yağdan objeler yaparak dikkatleri üzerlerine çektiklerini vurgulayan Keskin,  "Her yıl katıldığımız yarışmalarda çikolata ve yağ dalında farklı bir arayış içine girdik. Bugüne kadar yarışmalarda antika tarzı bir eserle katılım olmadığını gördüm.  Bu nedenle aşçı yardımcısı Engin Gürdal, Cevdet Simav ve Sercan Polat'la birlikte oldukça zor ve detay gerektiren çalışmalar yapmaya karar verdik" diye konuştu.

 En az 100-150 yıllık fonograf, radyo, gramofon, daktilo başta olmak üzere antika niteliği taşıyan ve görsellikleri olan eşyaları temin ederek bunların çikolatadan benzerlerini yaptıklarını anlatan Keskin, "Bu çalışmalarımızın  Türkiye 'de değil dünyada bir ilk olduğunu düşünüyorum. Gerçekten çok zor. Çünkü çikolatada içerisinde hiçbir katkı maddesi, koruyucu madde veya içerisine, yapılan çalışmayı ayakta tutacak bir iskelet kullanmadan antika eserlerin birebir kopyasını yapıyoruz" dedi. 

Antikacılardan sıradışı ürünleri tedarik ederek çalışmalar yaptıklarını ifade eden Keskin, geçtiğimiz aylarda İstanbul'da yapılan Uluslararası Güzel Sanatlar Yarışması'nda 1965 yılına ait  sinema makinesini çikolatadan yaptıklarını anlattı. Saf çikolatadan yapılan ve makinesinin ince şeridine varıncaya kadar hiçbir parçasında ek bir ürün kullanmadan yaptıkları bu eserin yarışmada altın madalya kazandığını vurgulayan Keskin, "Bu bize çok daha cesaret verdi. Önümüzdeki yıl yapılacak yarışmada daha zor ve detaylı olan antika ürünler tercih edeceğiz" diye konuştu.

Çalışmalara 6 ay önceden başlayarak yarışma gününe hazırlandıklarını anlatan Keskin, "Kesinlikle el yapımı olarak bir eseri ortaya çıkarıyoruz. Kalıp kullanmıyoruz. Çalışma yaptığımız sırada önümüze koyduğumuz antika eşyaya bakarak çikolatayı adeta bir heykeltıraş gibi işliyoruz" şeklide konuştu. 

Saf çikolatadan bir eseri oluştururken içerisine çöp, şiş veya onu ayakta tutacak bir metal koymadıklarını kaydeden Keskin, eserlerin herhangi bir katkı maddesi veya karışım olmadan saf çikolatadan yapıldığını, detaylar için de yumuşak çikolata kullandıklarını belirtti.

-Günün büyük bir bölümü antikacılarda geçiyor

Her yıl 15-20 eserle yarışmalara katıldıklarını belirten Keskin, çikolatadan yaptıkları eserlerde hem geçmişin nostaljisini insanlara yaşatmayı hem de kalıcı fikirlerin kalmasını amaçladığını belirtti. İnsanların 100 yıllık bir radyoyu karşısında çikolatadan işlenmiş bir şekilde gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşadığını ifade eden Keskin, "İnanılmaz tepkiler alıyoruz" dedi.

- 100 yıllık gramofon için 7 kilo çikolata

100 yıllık bir gramofon yapmak için 7 kilogram çikolata kullandıklarını da belirten Keskin, 3 kişilik bir ekiple gramofonun sadece borusunu 1-1,5 ayda yaptıklarını, eserin tam olarak ortaya çıkmasının ise  3 ayı bulduğunu söyledi.  

- Çikolata olduğunu duyan koparıp tadına bakmak istiyor

Yarışma için hazırlanan çikolatadan oluşan eserin tadına bakmak isteyenlerce koparılmasının kendisini üzdüğünü anlatan Keskin, "Aylarca uğraştığım bir eserin koparılarak yendiğini görünce oradan uzaklaşıyorum.  Tabi insanlar merak ettikleri için bunu yapıyorlar ama benim 4 ayda oluşturduğum bir eser izin versek 5  dakikada yenip tüketilebiliyor. Mesleki anlamda beni üzse de bu durum izleyici açısından oldukça keyifli bir durum" dedi. 

Sadece yarışma için ürünler tasarladıklarını da belirten Keskin, özel taleplerin çok yoğun şekilde geldiğini ancak bu taleplere cevap veremediklerini belirtti. Keskin,  kıramadığı bir arkadaşı için yaptığı bir çikolatadan heykelin 4-5 yıldır kırılmadan saklandığını da belirterek, "Özel bir fanus içinde saklıyor. Neredeyse antikadan antika çıkartmışız" diye konuştu.