Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı:

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı:
Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı:
- "Kültür turizmi ülkemiz için büyük bir ekonomik potansiyel barındırıyor" - "Bu potansiyeli gerçek bir katkıya dönüştürmek için özel sektör, kültür operatörleri ve kamu kuruluşlarının verimli bir ortaklık içinde bulunması gerekiyor"

ANTALYA (AA) - Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, kültür turizminin Türkiye için büyük bir ekonomik potansiyel barındırdığını belirterek, "Bu potansiyeli gerçek bir katkıya dönüştürmek için özel sektör, kültür operatörleri ve kamu kuruluşlarının verimli bir ortaklık içinde bulunması gerekiyor" dedi.

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneğinin (POYD) nisan ayı toplantısına katılan Eczacıbaşı, kültür turizmi konusunda görüşlerini paylaştı.

Günün en hızlı gelişen sektörlerinden birinin turizm olduğunu ifade eden Eczacıbaşı, yarattığı istihdam, sağladığı döviz girişi, ülkeye çektiği yabancı sermaye açısından turizmin önemine işaret etti.

Turizm algısının dünya genelinde değiştiğini, yeni gelişmelere bakıldığında küresel ölçekte en hızlı büyüyen pazarlardan birinin kültür turizmi olduğunu ifade eden Eczacıbaşı, "Bunun da geçerli bir sebebi var. İnsanlar eğer farklı deneyimler yaşayacaklarsa aynı yere bir kereden fazla gidiyor. Dolayısıyla pek çok konuda gördüğümüz gibi turizmde de yaratıcı olmak gerekiyor" diye konuştu.

Küreselleşen dünyada yerel niteliklerin kendilerine avantaj kazandırdığını vurgulayan Eczacıbaşı, kültürel etkinliklere ve altyapıya yatırım yapan kentlerin de kültür turizminde öne çıktığını bildirdi.

- Guggenheim örneği

Yurt dışında Strazburg, San Sebastian, Cannes gibi yerlerin düzenlenen festivallerle büyüyen küçük kentler olduğunu kaydeden Bülent Eczacıbaşı, başka nedenlerle adı duyulmayacak bu şehirlerin, gerçekleştirilen festivallerle dünyanın dört bir yanından sanatseverlerin ilgisiyle karşılaştığını söyledi.

Kültür sanat etkinliklerinin bir şehri turizmde cazibe merkezi haline dönüştürebileceğini ifade eden Eczacıbaşı, şöyle devam etti:

"Bu konuda belki de en dikkat çekici örnek Bilbao'da (İspanya) bulunan Guggenheim Müzesi. 1981 yılında Guggenheim Vakfı'na o zamanlar turizmle hiçbir ilgisi olmayan endüstri kenti Bilbao Limanı'nda bir müze inşa edilmesi için öneride bulunuldu. Yerel yönetim binanın inşaat masraflarını ve müzenin yıllık giderlerini karşılayacak, Guggenheim Vakfı da müzenin yönetim ve içeriğini gerçekleştirecekti. Günümüzün en önemli mimarları arasında sayılan Frank Gehry tarafından tasarlanan ve yaklaşık 90 milyon dolar harcanarak inşa edilen bu yapı, 1997 yılında açıldı ve açılır açılmaz Bilbao dünyanın dört bir yanından turist akınına uğradı. Sadece ilk 3 yıl müzeyi ziyaret etmek için 4 milyona yakın turist Bilbao'ya geldi. İnşaat için harcanan para  ilk 3 yıl boyunca ziyaretçilerin oteller, restoranlar, mağazalar, ulaşım araçlarında yaptığı harcamalardan elde edilen vergilerden karşılanmıştı bile. Guggenheim Müzesi Bilbao'yu büyük bir sanat kentine dönüştürdü. Bir çok önemli mimar kente köprülere, binalara imzasını attı, büyük oteller inşa edildi. Kent her yıl yüzde 60'ı uluslararası ziyaretçi olmak üzere 1 milyon kişiyi ağırlamaya devam ediyor. Bu örnek Türkiye için de bir ilham kaynağı olmalıdır."

- "Kültür turizmi ekonomik potansiyel"

Kültürel faaliyetlerin kentin uluslararası kimlik kazanmasında rol oynadığı bir örneğin de İstanbul olduğunu kaydeden Eczacıbaşı, kentte düzenlenen müzik, tiyatro gibi festivallerin İstanbul'u bir cazibe merkezi haline dönüştürdüğünü söyledi.

Kültürel faaliyetlerin, normal koşullarda bir kere ziyaret edilecek kentin defalarca ziyaret edilmesini sağladığına değinen Eczacıbaşı, "Kültür turizmi ülkemiz için büyük bir ekonomik potansiyel barındırıyor. Bu potansiyeli gerçek bir katkıya dönüştürmek için özel sektör, kültür operatörleri ve kuruluşlarının verimli bir ortaklık içinde bulunması gerekiyor" dedi.

Kültür turizminde olanakların zorlanması gerektiğini ifade eden Eczacıbaşı, bunun için hem yerel yönetimlerin hem de merkezi idarelerin ölçülebilir hedeflerle sürdürülebilir bir biçimde yer alması gerektiğini bildirdi. 

Dünyada kültür için seyahat etmeye hazır hatırı sayılır bir kitle bulunduğunu ve bu kitlenin gün geçtikçe büyüdüğünü vurgulayan Eczacıbaşı, kültür ve sanatı destekleyen kentlerin bu ziyaretçileri kendilerine çekeceğini sözlerine ekledi.