Eski CHP Genel Başkanı Baykal:

Eski CHP Genel Başkanı Baykal:
Eski CHP Genel Başkanı Baykal:
- "(Başkan Türel'in Akaydın hakkındaki iddiaları) Ortada bir yolsuzluk varsa 'kapatılsın' demiyorum. Benim böyle bir şey düşünmem mümkün değil. Yetkili mercilerin gereğini yapması gerekir"

ANTALYA (AA) - Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in, eski Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ile ilgili iddiaları hakkında, "Ortada bir yolsuzluk varsa 'kapatılsın' demiyorum. Benim böyle bir şey düşünmem mümkün değil. Yetkili mercilerin gereğini yapması gerekir" dedi.

Genel seçimlerde CHP'den yeniden milletvekili adayı gösterilen Baykal, partililerle kent merkezinde esnaf ziyaretinde bulundu.

Baykal, gazetecilere yaptığı açıklamada, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Türel'in eski Büyükşehir Belediye Başkanı Akaydın ile ilgili açıklamalarına değinerek, siyasetçiler arasında siyasi suçlamalarla algı yaratmanın yaygın bir uygulama olduğunu ama Türkiye 'de artık bunun sonuna gelindiğini söyledi.

Kimin elinde ne iddiası varsa yetkili mercilere iletmesi ve gereğinin yapılmasını talep etmesi gerektiğini vurgulayan Baykal, "Hele ki iktidardaki bir partiyse başka türlü düşünmek mümkün değil. İktidardaki bir siyasi partinin muhalefetteki siyasetçiler hakkında bir iddiası ortaya atılacaksa yapılması gereken şey, derhal eldeki belgelerin, delillerin yetkili merciye devredilmesini sağlamak, iddiayı ortaya koymak, sorgulamayı talep etmektir" diye konuştu.

Siyaset zemininde bu tür konuların konuşulmasının yanlış olduğunu dile getiren Baykal, insanların herkesi tanıyıp bildiğini, karalama politikası yerine idarenin gereğini yapması gerektiğini belirtti.

Baykal, "Ortada bir yolsuzluk varsa 'kapatılsın' demiyorum. Benim böyle bir şey düşünmem mümkün değil. Yetkili mercilerin gereğini yapması gerekir" ifadesini kullandı.

Türkiye'de bu seçimin bir dönüm noktası olacağını dile getiren Baykal, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin 13 yılına damgasını vuran ana olay şudur; Türkiye'de seçim sistemi, özellikle baraj uygulaması gerçek gücünün ötesinde şişirilmiş, hormonlanmış bir iktidar tablosu oluşturmaya hizmet etmektedir. Üçte bir oy aldınız, üçte ikiye yakın bir temsil. Yani bu, bugünün olayı değil. Bu 2002'den beri yaşadığımız bir olay." 

Daha önce iyi kötü değişik siyasi anlayışların temsil edilebildiğine dikkati çeken Baykal, merkezdeki siyasetlerde çöküş yaşanınca vatandaşın temsil şansının kalmadığını, abartılı, hak edilmemiş temsiliyetin ortaya çıktığını savundu.

- "Bu bir hukuk tartışması olmaktan çıkmıştır"

Baykal, bir gazetecinin  İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin "Paralel Yapı'' soruşturmalarında tutuklu bulunan şüphelilerin tahliye edilmesine ilişkin kararı ve sonrasında yaşananlarla ilgili görüşünü sorması üzerine, Türkiye'de yargıya ilişkin kararları tek tek değerlendirmekten yorulduğunu ifade etti.

Yapılması gerekenin yargı ortamının güven verici bir noktaya getirilmesi olduğunu kaydeden Baykal, şöyle konuştu:

 "Güvenilir, tarafsız, aldığı kararlar hukuka ve kamu vicdanına uygun bir yargı sistemi oluşturulmadan bu tartışmaların önünü almak mümkün değil. Bu tartışma bir hukuk tartışması değildir. Bu bir hukuk tartışması olmaktan çıkmıştır. Zaten Ergenekon, Balyoz davaları ile hukuk tartışmaları olmaktan çıkan konular, iddialar, Türkiye siyasetinin merkezine yerleşti. Yıllarca belli bir anlayışla kamuoyu oluşturuldu, bedeller ödettirildi, tutuklamalar yapıldı, yargılamalar yapıldı, hükümler verildi, daha sonra da 'yanılmışız' denildi.  Türkiye, Genelkurmay Başkanının terör örgütü yöneticisi olarak suçlandığı, müebbete mahkum olduğu, sonra da tahliye edildiği bir sürecin içinden geliyor. Yani 'Bunu düzeltmeye çalışıyoruz, bu düzeltiliyor' iddialarının kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur. Maalesef hukuk vahim bir sorun olmaya devam ediyor."