G20 Liderler Zirvesi'ne doğru

G20 Liderler Zirvesi'ne doğru
G20 Liderler Zirvesi'ne doğru
- Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şahenk: - "ABD Merkez Bankası (Fed) para politikası, Çin ekonomisine yönelik endişeler, jeopolitik riskler ve emtia fiyatlarındaki düşüş global endişeleri artırdı" - Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özyeğin: - "Krediye elverişliliği, standart bir raporlama çerçevesi getirilmesini ve veri paylaşımında standart mekanizma oluşturulmasını istiyoruz" - Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Birol: - "Fosil yakıt fiyatlarını yapay olarak düşük göstermek yenilenebilir enerji kaynakları açısından son derece zorlu bir durumu beraberinde getiriyor"

ANTALYA (AA) - Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, ABD Merkez Bankası (Fed) para politikası, Çin ekonomisine yönelik endişeler, jeopolitik riskler ve emtia fiyatlarındaki düşüşün global endişeleri artırdığını belirtti.

Anadolu Ajansının (AA) ev sahibi fotoğraf sağlayıcısı olduğu G20 Liderler Zirvesi öncesi B20 toplantıları kapsamında "Antalya Sonrası B20 Gündemi" konulu panel gerçekleştirildi.

 Şahenk, küresel krizin başlamasından 7 yıl sonra global ekonomik performansın hala kriz öncesi seviyesine gelemediğini aktararak, "Oysa bu konuda çok fazla çaba var. Gelişmiş ekonomilere baktığımızda krizden hala etkilendiklerini görüyoruz. İşsizlik oranları ve kamu borçlanması çok yüksek" diye konuştu.

Şahenk, Fed para politikası, Çin ekonomisine yönelik endişeler, jeopolitik riskler ve emtia fiyatlarındaki düşüşün global endişeleri artırdığına dikkati çekti.

Altyapı yatırımlarının önemine de değinen Şahenk, "Likiditede daralma var. Bankacılık sektöründe birtakım riskler karşımıza çıkıyor. Bu noktada alternatif uzun dönem finansman kaynaklarını düşünmemiz gerekir. Emeklilik fonları, özel sektör sermayesi veya diğer kaynakları araştırmamız lazım" değerlendirmesinde bulundu.

- "Büyük şirketler iş imkanı yaratmazken KOBİ'ler bunu sağlar hale geldi"

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, istihdam yaratmada büyüme finansmanının en önemli unsurlar arasında bulunduğunu belirterek, "İstatistiklere baktığımızda 2008 yılındaki krizden sonra şirketler iş gücünü azalttı. Büyük şirketler iş imkanı yaratmazken KOBİ'ler bunu sağlar hale geldi" dedi.

 B20 Türkiye'nin, Avustralya dönem başkanlığındaki önemli tavsiyeler üzerinde çalıştığına işaret eden Özyeğin, "Krediye elverişliliği, standart bir raporlama çerçevesi getirilmesini ve veri paylaşımında standart mekanizma oluşturulmasını istiyoruz. Aynı zamanda teminatla ilgilenen kuruluşların veri depolanması konusunda da standart düzenlemeleri olması gerekiyor" yorumunu yaptı.

Özyeğin, KOBİ'ler için çok az kredi sağlayan kurum bulunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Kredi derecelendirme kuruluşlarının da KOBİ'ler için kredi elverişlilik değerlendirmeleri yapması gerekiyor. Teminat adına çok daha geniş bir varlık tanımı yapılması lazım. Bilanço ve öz sermayeye ilişkin düzenlemelerin hakkaniyetli bir şekilde yapılması şart. ABD'de Obama hükümetinin özellikle KOBİ'ler için vergi indirimi programını onaylaması çok önemli." 

Birçok ülkenin KOBİ'lere yönelik yeni düzenlemeler oluşturduğunu anlatan Özyeğin, "Bu tür çabalar devam ettirilmeli ve ülkeler seviyesinde uygulanması sağlanmalı. Bu noktada Türkiye 'uygulama' vurgusu yapıyor. Uygulama ancak bir sonraki dönem başkanın bunları sahiplenmesiyle mümkün" ifadelerini kullandı.

- "Daha az karbon ayak izi bırakacak teknolojilere ihtiyacımız var"

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol, bu yıl petrol ve gaz sektöründeki yatırımların dünyada yüzde 20 düşüş gösterdiğini belirterek, "Aynı zamanda bizler bu düşüş trendinin 2016'da da devam etmesini bekliyoruz. 30 yıldır ilk kez yatırım düşüşlerini art arda iki yıldır görüyor olacağız" dedi.

Birol, söz konusu yatırımların yapılmamasının enerji güvenliği açısından büyük önem arz ettiğini vurgulayarak, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Enerji yatırımlarını, enerji güvenliğine bağlamak Türkiye dönem başkanlığında başlatıldı ve bu şekilde devam ettirilmesi gerekiyor. İlk defa Afrika ve Afrika'daki enerji konusuna biz dikkati çektik. Afrika'da 600 milyondan fazla kişinin elektriğe erişimi yok. Yatırımlar var ancak Afrika enerjisine yapılan 3 dolarlık bir yatırımın 2 doları oradan yapılan ihracata harcanıyor. Dolayısıyla Afrika'nın enerji yatırımlarına tekrar bakılmalı."

G20'nin Saint Petersburg'dan bu yana sürekli fosil yakıtların kullanılmasına ve bunun tedrici olarak azaltılmasına vurgu yaptığını anlatan Birol, fosil yakıt fiyatlarını yapay olarak düşük göstermenin yenilenebilir enerji kaynakları açısından son derece zorlu bir durumu beraberinde getirdiğini kaydetti.

Birol, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının G20'nin önemli çıktılarından biri olacağını dile getirerek, "Yeni elektrik santrallerinin yüzde 50'si yenilenebilir olduğunu söylemiştik. İklim değişikliği hedeflerine ulaşabilmek açısından daha az karbon ayak izi bırakacak teknolojilere ihtiyacımız var. Dolayısıyla yenilenebilir enerji ve temiz kömür çok önemli" şeklinde konuştu.

Birol, "G20 ve B20 liderleri umuyorum Paris'e güçlü bir mesaj gönderir. Sadece dün yaşanan trajik olayı anladıklarına dair değil, toplantıdan somut birtakım şeyler çıkar umarım" diyerek sözlerini tamamladı.