Genel seçimlere doğru

Genel seçimlere doğru
Genel seçimlere doğru
- Eski Avrupa Birliği Bakanı Bozkır: - "Türkiye'de siyasi, ekonomik ve demokratik istikrar kesin olarak sağlandıktan sonra Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmamızı engelleyecek hiçbir şey yok" - "Avrupa Birliği'nin bugün içine düştüğü çok büyük sıkıntıdan çıkışı ancak Türkiye'nin dahil edilmesiyle mümkün olabilir"

ANTALYA (AA) - Eski Avrupa Birliği Bakanı ve AK Parti İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Volkan Bozkır, " Türkiye 'de siyasi, ekonomik ve demokratik istikrar kesin olarak sağlandıktan sonra Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmamızı engelleyecek hiçbir şey yok" dedi.

Bozkır, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği'ni (BAİB) ziyaretinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de ekonomik rakamlara bakıldığında, geleceğe güvenle bakılacak bütün unsurların olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bu noktaya gelmesinde siyasi, ekonomik ve demokratik istikrarın önemine işaret eden Bozkır, bu üç unsurun bulunmadığı ortamlarda gelecekle ilgili planlama yapmanın zor olacağını vurguladı.

"Bozkır, şunları kaydetti:

"Uzunca bir süredir seçimlerle meşgul olan ülkemizin karar mekanizmaları, 1 Kasım'dan sonra seçimsiz birkaç yıla girmek suretiyle gelecek için öngördüğümüz hedeflere ulaşmamız mümkün olacak. Türkiye'de siyasi, ekonomik ve demokratik istikrar kesin olarak sağlandıktan sonra Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmamızı engelleyecek hiçbir şey yok. Hatta 2 trilyon alt tahmin rakamıdır. Bunu daha da yukarıda görmek mümkün olabilir diye de hesaplamalar var."

Siyasi ve demokratik istikrar sağlandığında ekonomik istikrarın sağlanmasının da mümkün olacağını ifade eden Bozkır, Türkiye'nin 2000'li yılların başında, IMF reçeteleriyle yönlendirildiğini hatırlattı. Bozkır, IMF'ye borçlar ödendikten sonra Türkiye'nin kendi kararlarını kendisinin almaya başladığını vurguladı. 

- "Türkiye, ekonomisini üçe katladı"

Bozkır, 2009'da büyük ekonomik krizinin yaşandığını, o dönemde ABD'de ayda 500 bin kişinin işini kaybettiğini anlattı.

Avrupa'da ülkelerin iflas ettiğini, ancak 'iflas etti' denilemeyen bir dönem olduğunu ifade eden Bozkır, "O dönemde doğru bir ekonomi politikasına sahip olan Türkiye, diğerlerinin yaptığı gibi yapmayarak kendi kararlarıyla ekonomisini üçe katladı" diye konuştu.

Avrupa'da yaşlanan bir nüfus olduğunu kaydeden Bozkır, Türkiye nüfusunun yüzde 40'ının 25 yaşın altında bulunduğuna işaret etti. Bozkır, Avrupa'nın nüfus yapısının geleceğe güvenle bakma imkanı tanımadığını belirterek, "Avrupa'da insanlar çalışma arzusunu tamamen kaybetmiş. Haftada 35 saat çalışan bir yapı var. Türkiye'de ortalama 51 saat çalışıyoruz. İmkan olsa bazı firmalarımızın günün 24 saatini bile yeterli saymayıp, 'Çalışayım çalışayım' dediği çok önemli bir yapıya sahibiz" dedi.

- Avrupa Birliği ile ilişkiler

Avrupa Birliği ile ilişkilerin Türkiye'nin "medeniyet projesi" olduğunu söyleyen Bozkır, bütün hükümetlerin AB'yi Türkiye'nin stratejik hedefi olarak ortaya koyduğunu anlattı.

Bozkır, Türkiye'nin çok büyük bir ülke olduğunu ve Avrupa Birliği'nde de kurulu bir düzen bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği'nin kurucuları oy birliği sisteminin yerine nitelikli oy dediğimiz bir sistemle birliği yönetirler. Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya'nın 29'ar oyu vardır. 91 oyla da herhangi bir kararı bloke edebilirsiniz. Türkiye ile ilgili en önemli sorun da burada yatıyor. Türkiye bu kurulu denklemin içinde düşünülmemiş ama Türkiye üye olmaya doğru yaklaşmış. Türkiye, Avrupa Birliği'ne üye olduğunda, 29 oyu ve 100 parlamenteri olacak. Kendileri için kurulmuş bu mekanizmanın içine birdenbire hesapta olmayan bir Türkiye'nin girmesi, hesapları bozuyor. Mümkün olduğu kadar Türkiye'yi daha ileriki bir tarihte üye yapıp, bu sistemi bozmama arzusu en önemli faktördür. Avrupa Birliği'nin, bugün içine düştüğü çok büyük sıkıntıdan çıkışı ancak Türkiye'nin dahil edilmesiyle mümkün olabilir."