"Kitap okuyarak yaşam koçu olunmaz"

"Kitap okuyarak yaşam koçu olunmaz"
"Kitap okuyarak yaşam koçu olunmaz"
- Yaşam koçu ve yaşam koçu eğitmeni Dayankaç: - "Kulaktan dolma bilgilerle yaşam koçluğu yapmasınlar. Kitap okuyarak yaşam koçu olunmaz"

ANTALYA (AA) - Yaşam koçu eğitmeni ve Kişilerin amaçlarına ulaşmaları için nörolojik programlarını keşfetmeleri ve en iyi şekilde kullanmalarını sağlamayı hedefleyen bir psikolojik terapi anlayışı olan Neuro Linguistic Programing (NPL) uzmanı Müge Dayankaç, "Kulaktan dolma bilgilerle yaşam koçluğu yapmasınlar. Kitap okuyarak yaşam koçu olunmaz" dedi.

Dayankaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada eskiden beri bilinen ve uygulanan, Türkiye 'ye ise 2000'li yıllarda gözde olan yaşam koçluğunda kişilerin potansiyellerinin keşfedildiğini söyledi.

İnsanların artan para hırsı, hayat standartlarını yükseltme çabası ve kariyer kaygıları nedeniyle çok çabuk tükendiği vurgulayan Dayankaç, bu nedenle koçluk sistemine, hatta NLP'ye ihtiyaç duyulduğu belirtti.

Potansiyelini artırmak isteyen öğrencinin, kariyerini geliştirmek isteyen yöneticilerin yanı sıra aile hayatında mutluluğa ihtiyaç duyan kişilerin de yaşam koçluğundan faydalanabildiğinin altını çizen Dayankaç, şöyle devam etti:

"İnsanlar aile ve hayatında başarılı olmak, daha çok para kazanmak istiyor fakat korkuları ve kaygıları var. Bu korkuları nereden aldı? Çocukluğundan aldı. Bilinçaltında böyle bir kayıt oluştu. Hayatında engel var. Çalışıyor, çabalıyor ama bir türlü hayatı değişmiyor. Böyle zamanlarda yaşam koçları, teknikleri doğru uygular ve doğru eğitim almışlarsa bu korku ve kaygılarla nasıl baş edeceğini öğretir. Çünkü bizde hazır yemek vermek yok. Yemeği nasıl yapılacağını öğretmek var. Korkusu, kaygısı olan, hedeflerini ulaşmak isteyen, daha mutlu, daha doyumlu bir birey olmak isteyen koçluk hizmeti alır."

- "Çok talep aldığımız için çok da koç yetişmeye başladı"

Dayankaç, Türkiye'ye geç giriş yapmasına karşın insanların yaşam koçluğunu çok yoğun şekilde kullandığına dikkati çekerek, özellikle son 3-4 yıldır bu alanda "büyük patlama" olduğunu, çok talep almaya başladıkları için çok da koç yetiştiğini kaydetti.

Yaşam koçluğunun Türkiye'de artık meslek olarak kabul gördüğünün altını çizen Dayankaç, buna karşın henüz koçluk eğitiminin üniversitelerde lisans programı olarak okutulmadığını dile getirdi.

Dayankaç, bazı yerlerin 3 günlük eğitimlerle yaşam koçları mezun ettiğini anlatarak, şöyle konuştu:

"Üç günde yaşam koçu olunmaz. '3 saat eğitim aldım, öğrenci alanında uzmanlaştım', '2 gün eğitimle sertifika aldım' gibi bir yanılgıya düşmesinler. Çünkü bizim işimiz insan. İnsana dokunuyoruz. İnsanın hayatının en özel anlarını paylaşıyoruz. Dolayısıyla kulaktan dolma bilgilerle yaşam koçluğu yapmasınlar. Kitap okuyarak yaşam koçu olunmaz. Bir defa en az altı aylık bir eğitim periyodu olmalı. Eğitimimizde Sakarya Üniversitesi tarafından oluşturulan 40 saatlik uzaktan eğitim var. Daha sonra 60 saatlik bir örgün eğitim. Ardından da 60 ila 80 saat arasında değişen bir uygulama periyodu bulunuyor. Nereden baksanız, bu da 6 ay eder. Bu dönemde büyük oranda zemin oluşturuyoruz. 1-1,5 yıllık bir sürede de pişmeye başlıyorlar. Hizmet almak isteyenler 'Kaç gün eğitim aldınız' diye sorsunlar. 6 ay, 1 yıl, 1,5 yıl gibi bir süreyse kabul ama 'İki gün eğitim aldım, sertifika aldım' diyorlarsa uzak dursunlar."

Yaşam koçu olmak isteyenlerin "Kendi hayatımı, duygularımı yönetebiliyorum. Kararlarımı kendim verebiliyorum. Egolarımdan arınabiliyorum" diyerek önce kendi hayatının koçu olması gerektiğini vurgulayan Dayankaç, ancak bu özellikleri kazananların uygulama yapmaya başlayabildiğini sözlerine ekledi.