Nitelikli Çıraklık ve İşbaşında Eğitimin Teşviki Konferansı

Nitelikli Çıraklık ve İşbaşında Eğitimin Teşviki Konferansı
Nitelikli Çıraklık ve İşbaşında Eğitimin Teşviki Konferansı
- TÜRK-İŞ Başkanı Genel Başkanı Atalay: - "Maalesef 13 milyon çalışanı olan ülkemizde sendikalı sayısı 1 milyon. 2015 yılında G20'ye ev sahipliği yaptığımız bu dönemde bu bize de uygun düşmüyor, ülkeyi yönetenlere de uygun düşmüyor" - "Şu anda biz bu toplantıyı yaparken akşam olduğunda benim ülkemde 3 kardeşim daha iş kazasına kurban gidecek" - B20 İstihdam Görev Gücü Koordinasyon Eş Başkanı Koç: - "Ben şahsen 6 ve 8 yaşında iki çocuk sahibi bir baba olarak çocuklarımızın geleceğinden bu gidişata baktığım zaman endişe duymamak mümkün değil diye düşünüyorum"

ANTALYA (AA) - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK- İŞ ) ve L20 Türkiye Organizasyon Komitesi Başkanı Ergün Atalay, yaklaşık 13 milyon çalışanı bulunan Türkiye'de sendikalı işçi sayısının sadece 1 milyon olduğuna dikkati çekerek, "2015 yılında G20'ye ev sahipliği yaptığımız dönemde bu bize de uygun düşmüyor, ülkeyi yönetenlere de uygun düşmüyor" dedi.

G20-OECD Nitelikli Çıraklık ve İşbaşında Eğitimin Teşviki Konferansı, Antalya'da bir otelde başladı. Konferansın açılışında konuşan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, nitelikli çıraklık ve stajyerliğin, gerek çalışırken gerek çalışma dışında kazanılan bir beceri gelişimi olduğunu ve doğrudan iş yerinde öğrenildiğini söyledi.

İşletmelerin verimliliğini sağlamak için eğitilmiş iş gücüne ihtiyaç duyduklarını kaydeden Atalay, bu nedenle işletmelerin kendilerine yarar sağlayacak, güncelleşmiş becerilerle donatılmış çalışanlar yaratmak amacıyla çıraklara yatırım yaptıklarını, çırakların da bu fırsattan yararlandığını ifade etti.

Çırakların veya stajyerlerin de çalıştıkları işletmelerde en azından uzun vadede kendilerine, insan onuruna yakışır istihdam sağlanacağı beklentisi içinde bulunduklarını anlatan Atalay, ancak uygulamalarda çoğu kez çıraklığın ucuz iş gücü olarak görüldüğünü dile getirdi.

Çıraklıkta ulusal ve uluslararası standartlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Atalay, çok az ülkede çıraklık ve stajyerliği düzenleyen mevzuat bulunduğunu, G20, L20 ve B20 gibi oluşumlara bu konuda uluslararası standart geliştirmek için çok iş düştüğünü vurguladı.

- "Çalışanların 1 milyonu sendikalı"

Türkiye'de yaklaşık 13 milyon çalışan olduğuna, buna karşılık sendikalı sayısının 1 milyon düzeyinde bulunduğuna işaret eden Ergün Atalay, "2015 yılında G20'ye ev sahipliği yaptığımız bu dönemde, bu bize de uygun düşmüyor, ülkeyi yönetenlere de uygun düşmüyor" diye konuştu.

Ülkeyi yönetenlerin, özellikle de sendikacıların bu konuda çalışma yapması gerektiğini ifade eden Atalay, şöyle konuştu:

"İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yarım asırdır kanunumuz yoktu, kanun çıktı. Kanun çıktı çıkmasına ama 2014 yılında iş kazalarında yalnız 13 Mayıs ve 28 Ekim'de 320 kardeşimiz iş cinayetine kurban gitti. Şu anda biz bu toplantıyı yaparken akşam olduğunda benim ülkemde 3 kardeşim daha iş kazasına kurban gidecek. G20'ye ev sahipliği yaptığımız bu dönemde bunun önüne geçmek durumundayız. Sorumlu ararsak sorumlu benim, sorumlu işverenler, sorumlu hükümet. Kısacası sorumlu bu ülkede yaşayan herkes. Bu meseleyi çözmeden G20 ile övünmemiz mümkün değil. Bilim adamları iş kazalarının yüzde 95'inin önlenebileceğini düşünüyor. Para kazanabilirsiniz, mal yapabilirsiniz, mülk yapabilirsiniz, hepsini devredip gidersiniz. İki gün evvel Cidde'deydim. Eski kralın resimleri gitmiş, yeni kralın resimleri gelmiş. Hiç kimse giderken hiçbir şey götürmüyor. Herkes aklını başına almak durumunda."

- B20 İstihdam Görev Gücü Koordinasyon Eş Başkanı Koç

Konferansın açılışında konuşan B20 İstihdam Gücü Koordinasyon Eş Başkanı ve işadamı Ali Koç, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünyanın çok zenginleştiğini, ülkelerin gayrisafi milli hasılalarının arttığını, borsaların değerlendiğini, hayal edilemeyecek teknolojik gelişmelerin sağlandığını, buna rağmen problemlerin artarak devam ettiğini söyledi.

Gelir dağılımı eşitsizliğinin giderek derinleştiğini, zenginin daha zenginleştiği, fakirin daha fakirleştiği bir ortamın bulunduğunu, orta sınıfın zayıfladığını anlatan Koç, bunlar gibi pek çok sürdürülemez sorun bulunduğunu ifade etti.

Çağın sorunlarının başında işsizlik, özellikle de genç işsizlik sorununun geldiğini kaydeden Koç, işsizlik sorunun insanların umutlarını yok ettiğini, hayallerini kararttığını ve bunun da beraberinde sosyal sorunlar ve ciddi gerginlikler getirdiğini vurguladı. Koç, "Ben şahsen 6 ve 8 yaşında iki çocuk sahibi bir baba olarak çocuklarımızın geleceğinden bu gidişata baktığım zaman endişe duymamak mümkün değil diye düşünüyorum" dedi.

G20 ülkelerinin bütün toplantılarında genç işsizlik sorununun ele alındığını, buna rağmen arzu edilen iyileşmelerin sağlanamadığını belirten Koç, bu sorunların ancak tüm paydaşların samimi şekilde katılımı ve işbirliğiyle çözülebileceğinin altını çizdi.

Konferansta konuşan OECD İstihdam, Çalışma ve Sosyal İşler Direktörü Stefano Scarpetta da küresel finansal krizin başlamasıyla genç işsiz sayısının arttığını söyledi.

Sorunun çözümü için işçi sendikaları ve işverenlerin bir araya gelerek, bir sinerji yakalamak zorunda olduğunu kaydeden Scarpetta, bu tür konferansların hükümetlerin, işletmelerin ve işçi sendikalarının ne yaptığını öğrenmek açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Konferans, yarın sona erecek.