Ormancılık, Meteoroloji ve Su Günü için ortak program

Ormancılık, Meteoroloji ve Su Günü için ortak program
Ormancılık, Meteoroloji ve Su Günü için ortak program
- Antalya Valisi Türker: - "Orman sınıfına girmekle beraber fiilen orman tanımına sokamayacağımız yerlerimiz var. Buraları korurken bir taraftan da ölçüyü kaçırmamak lazım"

ANTALYA (AA) - Antalya Valisi Muammer Türker, "Orman sınıfına girmekle beraber fiilen orman tanımına sokamayacağımız yerlerimiz var. Buraları korurken bir taraftan da ölçüyü kaçırmamak lazım" dedi.

Antalya Valiliği tarafından, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü, 22 Mart Dünya Su Günü ve 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü dolayısıyla bölge müdürlükleri için ortak program düzenlendi.

Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu'nda düzenlenen programa, Antalya Valisi Muammer Türker, İl Emniyet Müdür Cemil Tonbul, DSİ 13. Bölge Müdürü Turkay Özgür, Meteoroloji Bölge Müdürü Erol Aydın, Orman Bölge Müdürü Mustafa Türk ve vatandaşlar katıldı.

Vali Türker, programda yaptığı konuşmada, Türkiye 'nin doğal kaynak zengini bir ülke olmadığını, bu nedenle var olan kaynakların çok iyi kullanılması gerektiğini bildirdi. Türkiye ekonomisinin gider harcamaları içerisinde en fazla payın enerji alımlarına gittiğine değinen Türker, "Başta petrol ve doğalgaz olmak üzere çok ciddi paraları yurtdışına aktarmaktayız. Bu demektir ki bizim var olan kaynakları en iyi, en ekonomik ve çevreci şekilde kullanmamız gerekir" dedi.

Türker, devlet politikalarını oluştururken bir taraftan ekonomik gelişme, kalkınma ve refahı diğer taraftan da ekolojik dengeyi korumak gerektiğinin altını çizdi. 

Ormanla ilgili mevzuatın çok katı olduğunu vurgulayan Türker, "Bir toplumun ormanlarını koruyor olması, var olanları rehabilite etmesi ve yeni orman sahaları oluşturması gerekir. Buna çok ihtiyacımız var. Türkiye'deki orman sahalarımızı yüzde 27'lerden daha geniş alanlara yaymamız gerekiyor" dedi.

Orman alanlarıyla ilgili idareciler olarak sıkıntı yaşadıklarını da anlatan Türker, ülke genelinde orman vasfını kaybetmiş alanlara işaret ederek, şöyle konuştu:

"2B arazileriyle ilgili düzenleme yapıldı. Aslında fiili durumun hayata geçirilmesi ve hayatın gerçekleri ile örtüştürülmesi anlamına gelmekteydi. Bugün de orman sınıfına girmekle beraber fiilen orman tanımına sokamayacağımız yerlerimiz var. Buraları korurken bir taraftan da ölçüyü kaçırmamak lazım. Tarım arazilerimizi kaybediyoruz. Ormana yönelemeyince insanlar, sanayinin ihtiyacı olan, konut yapımının gerektirdiği, kamu kurumlarının hizmetlerini yürütmek üzere yapmak ve kazanmak zorunda oldukları araziyi, bu defa tarım sahalarından almaktadır. Bu da bir handikaptır."

Törende öğrenciler arasında düzenlenen resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.