"Rusya'nın Esed hükümetiyle çıkar ilişkileri var"

"Rusya'nın Esed hükümetiyle çıkar ilişkileri var"
"Rusya'nın Esed hükümetiyle çıkar ilişkileri var"
- Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Küçükyılmaz: - "Rusya'nın gerçek anlamda sadece DAEŞ'le mücadele etmek için Suriye'de olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz, Beşşar Esed hükümetiyle girdiği birtakım çıkar ilişkileri var" - SDE Başkanı Prof. Dr. Akgün: - "Rusya, mümkünse Suriye'nin tamamını resmen Şam rejiminin kontrolü altına vermek istiyor"

ANTALYA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz, Rusya'nın gerçek anlamda sadece DAEŞ'le mücadele etmek için Suriye'de olmadığını belirterek, "Rusya'nın, Beşşar Esed hükümetiyle girdiği birtakım çıkar ilişkileri var" dedi.

Antalya'da düzenlenen 7. Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Sempozyumu'na katılan Mücahit Küçükyılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Esed rejiminin 350 binden fazla vatandaşını öldürmüş bir hükümet olduğunu belirtti.

Rusya'nın gerçek anlamda sadece DAEŞ'le mücadele etmek için Suriye'de olmadığını anlatan Küçükyılmaz, "Rusya'nın, Beşşar Esed hükümetiyle girdiği birtakım çıkar ilişkileri var" diye konuştu.

Rusya'nın şu anda Esed hükümetiyle beraber hareket ettiğini vurgulayan Küçükyılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

"O zaman bunun adına nasıl 'terörle mücadele' koyacağız? Bu, kolay izah edilebilir bir terörle mücadele yöntemi değil, ayrıca siz terörle mücadele için bölgede bulunuyorsunuz, en fazla Özgür Suriye Ordusu'na bomba yağdırıyorsunuz, en fazla Türkmenlere bomba yağdırıyorsunuz. Bunun sonucunda bir ortama, bataklığa girdiğiniz zaman, hele ki destursuz girdiğiniz zaman birtakım sonuçları olacaktır. Rusya'nın bununla da yüzleşmesi gerekiyor. Rusya, Suriye'de Afganistan'da yaşadığından, ABD'nin Vietnam'da yaşadığından farklı bir sonuca gitmiyor."

 

- "Rusya DAEŞ'le mücadele için gelmiyor"

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün de bütün dünyanın ortak düşmanı olarak gösterilen DAEŞ'le mücadele adına ABD ve Rusya'ya kadar herkesin Suriye'ye müdahil olmaya başladığını ifade etti.

Rusya'nın 30 Eylül itibarıyla Suriye'de fiili bir müdahaleye başlamasıyla durumun biraz daha farklılaştığını vurgulayan Akgün, şöyle devam etti:

"Rusya'nın bütün söylemi, özellikle Paris ve Ankara saldırıları nedeniyle ortak tehdit olarak görünen DAEŞ'le mücadele, fakat uygulamaya baktığınız zaman DAEŞ'le mücadele için gelmiyor. Daha çok Esed rejiminin kontrol etmek istediği ve Rusya'nın da kendi güvenliği açısından önemli gördüğü Doğu Akdeniz'deki çıkarlarına yönelik yani hava ve deniz üssü gibi üslerinin etrafındaki bölgeyi temizleyecek bir strateji izliyor. Nitekim, Rusya'nın son bir aydaki bombardımanına baktığınız zaman, yüzde 95'ini bizim sınırımıza yakın olan Suriye'deki ÖSO'nun mevzilerini vurduğunu ve bu çerçevede de Özgür Suriye Ordusunun bir parçası olan Türkmenlere yöneldiğini görüyorsunuz. Yüzde 5'i ancak gerçekten DAEŞ'in kontrol ettiği bölgelere yapılmış."

Prof. Dr. Akgün, "Rusya, mümkünse Suriye'nin tamamını resmen Şam rejiminin kontrolü altına vermek istiyor. Suriye'de istediği şekilde geleceğini dizayn edebileceği bir saha hakimiyeti yaratmak ve arkasından da burayı kalıcı bir üs haline getirmeyi düşünüyor" dedi.