Tohumu radyasyonla "rahatsız edip" verimini artırdılar

Tohumu radyasyonla "rahatsız edip" verimini artırdılar
Tohumu radyasyonla "rahatsız edip" verimini artırdılar
- Akdeniz Üniversitesi Nükleer Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezinde tohumların verimi radyasyon uygulanarak artırıldı - Nükleer Fizik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Boztosun: - "Burada gerçekleşen tek olay, tohumun birazcık rahatsız edilerek kendini değiştirmesi, daha sonra ortaya çıkan yeni bitkinin sağlıklı şekilde daha güçlü, daha dirençli olmasını beklemektir" - "Amaç, ürünlerin verimleri ve kalitesi artırılarak sağlıklı, iyi yetişmiş ürünü yakalamaktır. Bu tohumlar sağlık açısından hiçbir sıkıntıya yol açmaz"

ANTALYA (AA) - GÜLSEM ADAM - Akdeniz Üniversitesi Nükleer Fizik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Boztosun, Nükleer Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezinde doğada binlerce yılda tamamlanan tohum ıslahını, nükleer teknikler kullanarak çok kısa sürede gerçekleştirdiklerini söyledi.

Prof. Dr. Boztosun, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  dünya nüfusunun hızla arttığını, gelecek yıllarda toplumu doyurma probleminin ortaya çıkacağını belirtti.

Eski tohumların verdiği ürünlerin gelecekteki toplumu besleyecek düzeyde olmadığını dile getiren Boztosun, "Nüfus hızla artmakta, tarım alanları şehirleşmeye doğru kaymaktadır. Önceden bir birimden bir birim ürün alınırken bu, gelişen dünya nüfusu için artık yeterli değil. Bu nedenle daha verimli, hastalıklara, iklim ve çevre şartlarına dayanıklı çeşitli besinleri geliştirmek için nükleer teknolojiden yararlanarak tohum ıslahı çalışmaları yapıyoruz" dedi.

Uluslararası alanda radyasyonla tohum ıslahının bilinen bir yöntem olduğunu ifade eden Boztosun, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ve Türkiye  Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) önderliğinde çalışmalar yapıldığını, kendilerinin de üniversiteler bazında bu çalışmaları yaygınlaştırmayı hedeflediklerini vurguladı.

Boztosun, tohum ıslahının normalde doğada gerçekleştiğini kaydederek, "Doğada binlerce yılda meydana gelen bu süreci radyasyon ile çok daha kısa sürelere indiriyoruz. Elimizde yüksek enerjili bir gama ışını var. Bu gama ışını ile tohumu rahatsız ederek mutasyona uğratıyoruz ve en verimli, kaliteli ürünler elde ediyoruz" diye konuştu.

Prof. Dr. Boztosun, TAEK verilerine göre uygulanan teknikle buğday, arpa, çavdar, mercimek, soya, tütün ve nohut gibi ürünlerde verimi yaklaşık yüzde 10-20 artırmayı başardıklarını bildirdi.

- "Türkiye'deki radyasyon algısı olumsuz"

Türkiye'deki radyasyon algısının genelde olumsuz olduğuna işaret eden Boztosun, nükleer uygulamaların dünya çapında yapıldığını, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun çalışmalarına Dünya Sağlık Örgütünün izin verdiğini söyledi.

Tohuma radyasyon uygulandığı zaman  yetişen bitkide bir radyasyon kalıntısı meydana gelmediğini savunan Boztosun, şunları kaydetti:

"Burada gerçekleşen tek olay, tohumun birazcık rahatsız edilerek kendini değiştirmesi, daha sonra ortaya çıkan yeni bitkinin sağlıklı şekilde daha güçlü, daha dirençli olmasını beklemektir. Burada amaç, ürünlerin verimleri ve kalitesi artırılarak sağlıklı, iyi yetişmiş ürünü yakalamaktır. Bu tohumlar sağlık açısından hiçbir sıkıntıya yol açmaz. Doğanın birlerce yılda yaptığını biz radyasyonla çok kısa bir sürede yapıyoruz. Doğa kendi süreci içerisinde kendini ıslah etmektedir."

- "GDO ile karıştırılmamalı"

Prof. Dr. Boztosun, radyasyonla tohum ıslahı çalışmalarının genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ile karıştırılmamasını istedi.

GDO'nun gen aktarımına dayalı bir teknoloji anlamına geldiğini belirten Boztosun, kendilerinin yaptığı çalışmanın ise doğanın binlerce yılda yaptığı değişimi radyasyon ile daha kısa sürede yaparak verim elde etmek olduğunu açıkladı.

Boztosun, radyasyonla tohum ıslahının kesme çiçek, tahıl, narenciye ve fide aşılama gibi alanlarda kullanılabileceğini ifade etti. Nükleer tekniklerin Türkiye'de yaygınlaştırılmasının asıl amaçları olduğuna işaret eden Boztosun, "Türkiye nükleer teknoloji tekniklerinin nimetlerinden yeterince yararlanamamıştır. Bunun geliştirilebilmesi için araştırma geliştirme tekniklerinin desteklenmesi gerekir" dedi.