Turizmde "5 milyar dolar kayıp" endişesi

Turizmde "5 milyar dolar kayıp" endişesi
Turizmde "5 milyar dolar kayıp" endişesi
- TÜROFED Başkanı Ayık: - "Yılın ilk 6 ayında rakamlar ürkütücü boyutlara ulaştı. Tahminlerimize göre turizm gelirlerimizde bu yıl 5 milyar dolar kayıp söz konusu olacak" - "Tekrar bir seçime gitmek, belli bir süre hükümetin kurulmaması demek Türkiye Cumhuriyeti'nin bir takım şeyleri ötelemesi anlamına gelir. Bu sektörü devlet koruma altına alabilir" - "Yunanistan'ın yaşadığı ekonomik kriz uzun vadede bizi de etkileyebilecek"

ANTALYA (AA) - Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı (TÜROFED) Osman Ayık, turizm gelirlerinde bu yıl 5 milyar dolar kaybın söz konusu olabileceğini bildirdi. 

Osman Ayık, federasyonun 10. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Konyaaltı ilçesindeki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin son 30 yıl içerisinde turizm gibi önemli bir sektör yarattığını söyledi. 

Türkiye'ye yaklaşık 40 milyon turist geldiğini hatırlatan Ayık, sektörün bir milyon 200 bin kişiye istihdam sağladığını anlattı. Türkiye'nin son 30 yılda 36 milyar dolar turizm geliri sağlayan dünyanın sayılı turizm ülkeleri arasında girdiğini dikkati çeken Ayık, bu başarının özel sektör ve devletin el ele vermesi sayesinde elde edildiğini vurguladı. 

Türkiye'nin turizm sektöründe her zaman kendi ayakları üzerinde durmayı başaran, krizleri iyi yöneten ve krizlerden büyüyerek çıkan bir ülke olduğuna işaret eden Ayık, "Türkiye'nin yakın çevresinde yaşanan sıkıntılar, silsile halinde Avrupa ve dünya ekonomisini de etkiledi. Bu durum insanların seyahat etme duygusuna olumsuz yansıdı" dedi. 

- Rus pazarında yüzde 30 daralma

TÜROFED Başkanı Ayık, başta Rusya olmak üzere birçok pazarda ciddi kayıplar yaşadıklarını söyledi. Rusya pazarında yüzde 30 kayıpların olduğuna işaret eden Ayık, şunları söyledi:

"Bu kaybın yıl sonuna kadar 1 milyon Rus turist kaybına ulaşabileceği tahmin ediliyor. Rusya pazarındaki durumun düzelmemesi nedeniyle ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Yılın ilk yarısında bir önceki yıla göre sadece Antalya bölgesinde yüzde 9'luk bir düşüş yaşadık. Konaklamadaki ortalama kalış süresi de 9,5 günden 8 güne indi. Yılın ilk 6 ayında rakamlar ürkütücü boyutlara ulaştı. Tahminlerimize göre turizm gelirlerimizde bu yıl 5 milyar dolar kayıp söz konusu olacak." 

Osman Ayık, Almanya ve Orta Avrupa pazarında kısmi artışlar yaşadıklarını ifade etti. 

- "İç pazar büyümeli"

Sektörün krizleri yönetme, idare etme ve çıkma anlamında birikim ve becerisinin olduğunu dile getiren Ayık, önemli olanın kısa, orta ve uzun vadede yapılacak bir takım çözüm önerilerinin masaya yatırılıp sektörün direncini artıracak destek ve teşvikleri uygulamak olduğunu belirtti. 

İç turizmi kendileri için önemli kaynaklardan biri olarak değerlendiren Ayık, iç pazarda seyahat eden misafir sayısını da artırmaları gerektiğine işaret etti. 

İç pazardaki büyümenin sektördeki sürekliliği sağlayacağını öne süren Ayık, "Turizm işletmelerinin yüzde 50'si kıyılarda bulunuyor. Kıyı bölgelerde de mevsimselliği aşmak için iç pazardaki büyümeyi sağlamamız gerekiyor. Bu sayede sektörde çalışan elemanların da 12 ay çalışarak sektöre bağlı kalmaları sağlanacaktır" diye konuştu.

- "Fiyat istikrarsızlığın önüne geçilmeli"

TÜROFED Başkanı Ayık, komşu ülkelerde yaşanan sorunlara da değindi. Türkiye'nin çevresindeki sıkıntılarla ilgili çok yakın gelecekte bir değişimin öngörülmediğine dikkati çeken Ayık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin etrafındaki olaylar bir anda son bulmayacak. Belki farklı olaylarla karşılaşılacak. Bunları öngörüp, bir takım adımlar atıp, turizmi koruma altına almamız gerekiyor. Sektörün işlerini kolaylaştıracak, direnç kazandıracak tedbirleri hızlı bir şekilde devreye sokmamız lazım. Karar mekanizmalarının içinde sektörün de yer alacağı bir örgütlenme modelinin devreye sokulması gerekiyor. Fiyat istikrarsızlığının önüne geçmemiz gerekiyor." 

Türkiye'nin 2023'te 50 milyon misafir sayısına, 50 milyar dolar gelire ulaşmayı hedeflediğini hatırlatan Ayık, bu hedefe ulaşmak için kamu ve özel sektörün eş güdüm içerisinde hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. 

Öncelikle turizm teşvik yasasının günün hedeflerine uygun felsefeyle hazırlanması gerektiğine işaret eden Ayık, kendilerinin bu hedefe ulaşacaklarına inandığını bildirdi. 

30 yıllık bir tecrübeye sahip olduklarını söyleyen Osman Ayık, kamu otoritesinin kendilerine hedeflere taşıyacak şekilde hukuksal altyapıyı sağlaması gerektiğini kaydetti. Sektör için özel uygulamaların devreye girmesi, istihdama yönelik teşviklerin uygulamaya geçmesi gerektiğini ifade eden Ayık, "Kış dönemindeki istihdamla ilgili yüklerin üzerimizden kaldırılması lazım. Yatırım planlamasının da teşviklerin de bölge seçerek yapılması gerekiyor. Örneğin Barcelona önümüzdeki belli bir dönem otel yapımını durdurdu. Böylelikle yatak arzının kontrol edileceğini düşünüyorum" dedi.

- "Seçim, bütün katmanlara mesaj verdi"

Bir gazetecinin, "Hükümet kurma sorunu var mı? Erken seçim konuşuluyor. Bunlar sektöre ne kaybettirir" şeklindeki sorusuna Osman Ayık, 7 Haziran'daki seçimin içinde çok mesajı olan bir seçim olduğunu, bu mesajların çok iyi okunması algılanması ve neticelenmesi gerektiğini belirtti. 

Türkiye'nin istikrarlı bir devlet olduğuna işaret eden Ayık, şunları söyledi:

"Tekrar bir seçime gitmek, belli bir süre hükümetin kurulmaması demek Türkiye Cumhuriyeti'nin bir takım şeyleri ötelemesi anlamına gelir. Bu sektörü devlet koruma altına alabilir. Ben şahsen sektör mensubu olarak çok karamsar bakmıyorum. Erken seçim de olabilir. Hepsi olabilir. Türkiye'nin yolunun bu saatten sonra başka tarafa değişeceğine ben şahsen inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Böyle bir şeyin olacağına çok fazla ihtimal vermiyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları seçim sonuçları itibariyle bütün katmanlara bir mesaj verdi. Siyasi aktörlerin de aslında verilen bu mesajları doğru okuması gerekiyor." 

Bir gazeteci de "Türk turizminin geçtiği bu sıkıntılı süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığı ne kadar yanınızda?" diye soru yöneltti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iş birliği içinde olduklarını söyleyen Ayık, "Sektör bugün bu noktaya geldiyse bakanlık ve özel sektörün arasındaki yakınlıkla olmuştur. Birkaç yıldır bu ilişkilerde gevşemeler, uzaklaşmalar da olmuş olabilir ama bakanlık ve sektör her zaman iç içe, aynı amaca ulaşmak için de birlikte hareket etmesi lazım. Sektörün hamisi bakanlıktır. Kolay kolay bakanlık da bu hamilikten vazgeçemez. Bakanlık vazgeçmek istese bile biz sektör olarak buna müsaade etmeyiz" diye konuştu.

- Yunanistan'daki ekonomik kriz

Gazetecilerin, Yunanistan'daki ekonomik krizi hatırlatması üzerine Ayık, kendilerinin komşu ülkenin kaybıyla büyüyecek bir sektör olmadıklarını vurguladı. 

Komşu ülke Yunanistan ile geçmiş yıllarda arada bir rekabet olduğunu ancak bugünler de Yunanistan ile rakip olmadıklarını söyleyen Osman Ayık, şu açıklamada bulundu:

"Türkiye'ye 40 milyon civarında misafir geliyor, Yunanistan'a 20 milyon civarında. Yunanistan'ın yaşadığı ekonomik kriz uzun vadede bizi de etkileyebilecek. Güneyimizde siyasi istikrarsızlık bizi nasıl etkiliyorsa batımızdaki ekonomik kargaşa da etkiler. Yunanistan Avrupa Birliği ülkesidir.  Avro Bölgesi'nden çıkmasının yaratacağı etkileri tahmin etmek kolay değil. Yunanistan'ın sistem içine dönmesi gerekiyor. Ekonomik krizden sıyrılmalarını sağlayacak formülleri üretmelerini arzu ediyoruz."