"Turizmdeki düşüşten gıda sektörü de etkilendi"

"Turizmdeki düşüşten gıda sektörü de etkilendi"
"Turizmdeki düşüşten gıda sektörü de etkilendi"
- Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Çandır: - "Turizmdeki düşüşten doğrudan ya da dolaylı olarak gıda sektörü ciddi düzeyde etkilenmiştir" - "Türkiye'de turizm sektörü, gıda ve içecek sektöründen yılda 4-5 milyar dolarlık, tarım ve hayvancılık sektöründen ise 2 milyar dolarlık alım yapıyor. Bu rakamların büyük bölümü ise yatakların yüzde 45'inin bulunduğu Antalya'da kaydediliyor"

ANTALYA (AA) - Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, gıda sektörünün, turizmdeki düşüşten doğrudan ya da dolaylı olarak önemli düzeyde etkilendiğini bildirdi.

ATB'nin Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda konuşan Çandır, turizm sektörüne girdi sağlayan şirketlerin, yabancı turist sayısındaki azalmaya bağlı olarak ciddi bir durgunluk yaşadığını söyledi.

Turizmdeki durgunluğun gerek Avrupa pazarlarındaki daralma gerekse Rusya'daki ekonomik krizle yakından ilişkili olduğuna işaret eden Çandır, "Turizmdeki bu düşüş doğrudan ya da dolaylı olarak gıda sektörünü etkilemiştir. Yapılan araştırmalara göre turizm geliri yüzde 10 artınca tarım sektörü üretimi yüzde 3 artıyor, gıda ve içecek üretimi ise yüzde 1,1 artış gösteriyor. Ekonomide ise yüzde 2,5'lik bir canlanma yaşanıyor" dedi.

Düşüşe geçen turizm rakamları nedeniyle gıda sektörü ve turizmle bağlantılı diğer sektörlerin ciddi bir daralmanın içine girdiğini vurgulayan Çandır, " Türkiye 'de turizm sektörü, gıda ve içecek sektöründen yılda 4-5 milyar dolarlık, tarım ve hayvancılık sektöründen ise 2 milyar dolarlık alım yapıyor. Bu rakamların büyük bölümü ise yatakların yüzde 45'inin bulunduğu Antalya'da kaydediliyor. Dolayısıyla turizmdeki düşüşten en fazla Antalya'nın gıda tedarikçileri etkilenmiştir" ifadelerini kullandı.

- Büyüme rakamları

Türkiye'nin ekonomik büyüme performansıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Çandır, 1980'li yıllarda otoritelerin Türkiye'nin "enflasyonla büyüdüğünü" söylediğini, 90'lı yılların bir "kabus ve kaos dönemi" olduğunun defalarca anlatıldığını, 2000'li yılların ise büyümede "muhteşem yıllar" diye belirtildiğini söyledi.

Bugün gelinen noktada, 2003-2008 arasında bütün dünya büyüme rekorları kırarken Türkiye'nin son 35 yılın büyüme ortalamasını bile yakalayamadığını ifade eden Çandır, "Bunun kaçınılmaz sonucu olarak dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi olarak başladığımız 2000'li yıllara şimdilerde 19'uncu sıralarda devam etmekteyiz" diye konuştu.

Türkiye'nin tasarruf yapamadığını, katma değer yaratamadığını, yüzde 30 değer kaybeden Türk lirasına rağmen ihracatın artmadığını savunan Çandır, dünyadaki olumsuz ekonomik koşullara karşı direnci artırıcı tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğine dikkati çekti.

Çandır, "İçinde bulunduğumuz koşullar ve eğilimler maalesef iç açıcı bir durumda değildir. Ekonomik dinamizm ciddi bir atalet içine girmektedir. Bize hiç de yardımcı olmayacak bu atalete ve zorluklara hazırlıklı olmak zorundayız" değerlendirmesinde bulundu.