"Ulusal Su ve Sağlık Kongresi" sonuç bildirgesi yayımlandı

"Ulusal Su ve Sağlık Kongresi" sonuç bildirgesi yayımlandı
"Ulusal Su ve Sağlık Kongresi" sonuç bildirgesi yayımlandı
- Bildirgeden: - "Dünya Sağlık Örgütü, iklim değişikliğini, önümüzdeki yüzyıl için en büyük sağlık riski olarak değerlendirmiştir. İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik önlemler alınması gerekmektedir" - "İçme kullanma suları dezenfeksiyonunda klor kullanımı en etkili yoldur. Klor kullanımı sonucunda ortaya çıkan yan ürünlerin kanserojen etkisinin olmadığı, birçok uluslararası kuruluş tarafından kanıtlanmıştır"

ANTALYA (AA) - Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca düzenlenen "Uluslararası Katılımlı Ulusal Su ve Sağlık Kongresi"nin sonuç bildirgesinde, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik önlemler alınması gerektiği belirtildi.

Kurumun Çevre Sağlığı Daire Başkanlığı tarafından Karadeniz Teknik, İstanbul ve Çukurova üniversiteleri iş birliğiyle 26-30 Ekim'de Antalya'da düzenlenen kongrenin sonuç bildirgesi yayımlandı.

Bildirgede, kongrede, içme kullanma ve yüzme suları, ambalajlı sular, kaplıcalar, su ürünleri, su kirliliği, kaynakların korunması ve kalitenin izlenmesi, afetlerde su yönetimi, toplu yaşam alanlarında su, ulusal ve uluslararası su mevzuatı gibi konuların ele alındığı kaydedildi.

Ulusal ve uluslararası düzeyde binin üzerinde katılımcının yer aldığı kongrede, üç salonda eş zamanlı 26 oturum ve 3 konferans düzenlendiği ifade edilen bildirgede, panellerde 116 konuşmacının sunum yaptığına işaret edildi. Bildirgede, belediye çalışanlarına da depo temizliği ve içme kullanma suyu dezenfeksiyonu konularında eğitim verildiği belirtildi.

Dünya Sağlık Örgütünün, iklim değişikliğini, gelecek yüzyıl için en büyük sağlık riski olarak değerlendirdiği vurgulanan bildirgede, bu kapsamda iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik önlemler alınması gerektiği ifade edildi.

Bildirgede, bilimsel oturumlarda ortaya çıkan ve vurgulanan görüşler şöyle sıralandı:

"Suyun korunması önemli ve zorunludur. Merkezi ve yerel yönetimlerde suyla ilgili yönetim mekanizması yeniden ele alınmalıdır. İçme suyu ve atık su arıtım tesisleri, yeni teknolojik yaklaşımlar, amaca uygunluk, işletme yöntemleri ve finansman açısından gözden geçirilmeli, sürdürülebilir modeller geliştirilerek yerel yönetimlerce kurulması ve işletilmesi ülke geneline yaygınlaştırılmalıdır. Ülkemizin su zengini olmadığı, aksine su fakiri ülkeler arasında yer aldığı üzücü bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. İçme kullanma suları dezenfeksiyonunda klor kullanımı en etkili yoldur. Klor kullanımı sonucunda ortaya çıkan yan ürünlerin kanserojen etkisinin olmadığı, birçok uluslararası kuruluş tarafından kanıtlanmıştır ve bu ürünler organik kirliliğin azaltılmasıyla önlenebilir."

Ambalajlı suyun toplum sağlığı açısından önemine işaret edilen bildirgede, ambalajlı su üretim aşamalarında otokontrol mekanizmasının işletilmesi ve güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Güvenli su temininde şebeke sistemleri kadar bina içi yapıların da önemli olduğu ifade edilen bildirgede, bina içi su yapılarına yönelik mevzuat düzenlemelerine ihtiyaç bulunduğu belirtildi.