"Üyelik Yolunda AB Kamuoyunun Türkiye'ye Bakışı Nasıl" Paneli

"Üyelik Yolunda AB Kamuoyunun Türkiye'ye Bakışı Nasıl" Paneli
"Üyelik Yolunda AB Kamuoyunun Türkiye'ye Bakışı Nasıl" Paneli
- AB Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Erdenir: - "Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan ya da en az destekleyen ülkelerin Türk kökenli insanların yoğun olarak yaşadığı ülkeler olduğunu görüyoruz"

ANTALYA (AA) -  Avrupa Birliği Araştırma ve Uygulama Merkezi (AKVAM) ve Avrupa Birliği Küresel Araştırmalar Derneği (ABKAD) tarafından "Üyelik Yolunda AB Kamuoyunun Türkiye 'ye Bakışı Nasıl" paneli düzenlendi.

Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu Konferans Salonu'nda yapılan panele katılan AB Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Burak Erdenir, "Türkiye-Avrupa Birliği İlişkilerinde İmaj Sorunu" konusunda sunum yaptı. 

Erdenir, Türkiye'nin AB ilişkilerine katılım süreci perspektifinden bakıldığında bir imaj sorununun bulunduğunu belirterek, bunun tek taraflı olmadığını söyledi.

Türkiye'den AB'ye giden AB'den de Türkiye'ye gelen bir imaj sorununun var olduğunu dile getiren Erdenir, "Avrupa'daki imajımızda mutlaka sorunlar var ama aynı şey Türkiye'den AB'ye giderken de geçerli" dedi.

Erdenir, uzun zamandır AB ülkelerinden Türkiye için "Fazla büyük, fazla Müslüman, fazla yoksul" diye resmi olmayan bir söylemin gerçekleştiğini ifade ederek, bu nedenle Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin yıllardır ertelendiğini kaydetti.

- "Türklerin öteki olma süreci devam ediyor"

AB tarafından Türkiye'nin bir Asya ve Müslüman ülke olduğu eleştirilerinin yapıldığını dile getiren Erdenir, şöyle devam etti:

"Türkiye'yi bu şekilde dışlamaya çalışan bir yaklaşım var. Avrupa'nın geçmişine baktığımızda sadece Türkiye öteki değil. Slavlar ve Yahudiler de ötekidir. Ne olursa olsun Avrupa'nın Hristiyan bir tarihi var. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Yahudilerin ötekiliği bir şekilde elimine olmuş. Slavların ötekiliği ise 1989'da Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra azalmış. Türklerin ise bu öteki olma süreci devam ediyor."

- "Avrupa'da yaşayan Türklerin entegrasyon sorunu var"

Erdenir, 1960'lardan itibaren Türklerin Avrupa'ya göç etmeye başladığına vurgu yaparak, Avrupa'da milyonlarca Türkün yaşadığını bildirdi. 

Avrupalı bir vatandaşın Türkiye'ye bakarken Türkiye üzerinden değil Avrupa'da yaşayan Türkler üzerinden baktığını dile getiren Erdenir, Türklerin Avrupa'da 1960'lardan bu yana ciddi bir entegrasyon sorunu yaşadığını anlattı. 

Türkiye'den Avrupa'ya giden ilk işçilerin "misafir işçi" olarak kabul edildiğini anlatan Erdenir, şöyle konuştu:

"Bu insanlara herhangi bir entegrasyon politikası tasarlanmamış. Bu vatandaşlar da ülkelerine geri dönmemiş. Avrupa'da şu anda en kalabalık üçüncü ülke vatandaşı olan ülke Türkiye. Onların bir entegrasyon sorunu var. Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan ya da en az destekleyen ülkelerin Türk kökenli insanların yoğun olarak yaşadığı ülkeler olduğunu görüyoruz. Bu ülkeler Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya ve Danimarka gibi ülkeler."

- "AB gözünden nasıl algılandığımız çok önemli"

AKVAM Müdürü Prof. Dr. Erol Esen de özelikle son dönemlerde Türk politikasındaki uygulamaların, AB cephesinden ve AB kamuoyundan iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin AB'ye katılımının bir devlet politikası olduğunu anlatan Esen, "Çok etraflı kriterlere ve dinamiklere bağlı olan bu süreçte son yıllarda AB gözünden nasıl algılandığımız çok önemli" diye konuştu.

Panele, TOBB Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Arat, İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Kentmen, İktisadi ve Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas ve Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşad Güdekli de katıldı.