Yeni Türkiye Buluşmaları Paneli

Yeni Türkiye Buluşmaları Paneli
Yeni Türkiye Buluşmaları Paneli
- Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özipek: - "70 yıldan beri siyasette muhalefetin varlığını ve etkinliğini görüyoruz. Açıkçası istenen düzeyde değil. Türkiye'deki iktidar muhalefet ilişkisi ideal bir demokratik ülkede olması gerektiği gibi olmadı" - Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uslu: - "CHP'nin 7 Haziran seçimlerindeki tavır değişikliği AK Parti'yi bile etkiledi. AK Parti, hemen akabinde politikalarını değiştirmeye başladı"

ANTALYA (AA) - Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berat Özipek, "70 yıldan beri siyasette muhalefetin varlığını ve etkinliğini görüyoruz. Açıkçası istenen düzeyde değil. Türkiye'deki iktidar muhalefet ilişkisi ideal bir demokratik ülkede olması gerektiği gibi olmadı" dedi.

Büyükşehir Belediyesince Antalya Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Yeni Türkiye Buluşmaları Paneli"nde "Muhalefet ve Yeni Türkiye" konusu tartışıldı.

Etkinlikte konuşan Özipek, demokrasiyi en avantajlı kılan unsurun, muhalefete imkan vermesi olduğunu söyledi.

Muhalefetin önemine işaret eden Özipek, "Çok kötü ve kalitesiz bir muhalefet bile, hiç olmamasından iyidir" ifadesini kullandı. 

Özipek, muhalefet ve eleştiri ruhunun demokrasilerdeki önemini vurgulayarak, Çin ile Tayvan parlamentosu örneklerine bakmak gerektiğini kaydetti. Çin parlamentosunda bütün kararların ittifakla alındığını anlatan Özipek, Tayvan parlamentosunda ise sürekli tartışma yaşandığını dile getirdi.

Özipek, örnekler doğrultusunda bütün kararların ittifakla alındığı bir parlamento yerine konuların tartışıldığı bir parlamentoyu tercih ettiğini belirterek, "Eleştirinin ve muhalefetin olduğu parlamentoyu tercih ederim. 70 yıldan beri siyasette muhalefetin varlığını ve etkinliğini görüyoruz. Açıkçası istenen düzeyde değil. Türkiye'deki iktidar muhalefet ilişkisi ideal bir demokratik ülkede olması gerektiği gibi olmadı" dedi.

Son dönemde Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yakınlaştığını ve bunun "umut verici" olduğunu ifade eden Özipek, şunları kaydetti:

"Koalisyon görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı ama o süreçte görüşülmesi bile, önemli adımlardı. Belki ortalama bir demokraside bu durum normal olabilir ama Türkiye gibi iktidarın ve muhalefetin birbiriyle uzlaşma probleminin olduğu bir ülkede, çok büyük bir adım. İkililer arasındaki görüş alışverişinin Türkiye'de yeni bir dönemin başlangıç işareti olarak okunabileceğini düşünüyorum. Demokrasi eğitici bir süreçtir."

- "Muhalefet için demokratik siyaset yapmak zor"

Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cennet Uslu da geçmişte siyasi partilerin sonuç alıcı fonksiyonları olmadığı için gerçek anlamda siyaset yapamadıklarını savundu.

Uslu, 2002'den sonra toplumun vesayet sistemini tasfiye etmek istediğini ve AK Parti'nin bu talebi görüp siyasi ortama iyi taşıdığını belirterek, "AK Parti, işin aktörü haline geldi. Muhalefet için demokratik siyaset yapmak zor. CHP'deki en temel mesele, 'rekabetçi siyasi ortama ayak uyduramaması' diyebiliriz. Demokratik siyaset yapmaya üşeniyor" diye konuştu.

7 Haziran seçimlerinde CHP'nin demokratik politikalar üretmeye başladığını anlatan Uslu, "CHP'nin 7 Haziran seçimlerindeki tavır değişikliği AK Parti'yi bile etkiledi. AK Parti, hemen akabinde politikalarını değiştirmeye başladı" dedi.

- "Peşin yüzde 25 oy, veresiye yüzde 45 oydan daha iyidir"

Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Kartoğlu da CHP'nin yeni bir şey yapması gerektiğini dile getirerek, "Peşin yüzde 25 oy, veresiye yüzde 45 oydan daha iyidir" deyip politika üretmediklerini iddia etti.

Kartoğlu, muhalefetin hayata geçiremediği politikalar nedeniyle hep aynı oranda oy aldığını öne sürdü.

Siyaset bilimci Murat Yılmaz ise 7 Haziran seçimleri sonrasında muhalefetteki partilerin çoğunluğu elde etmelerine rağmen meşru zeminde işbirliği üretemediklerini anlattı.

Demokrasilerde iktidar partilerinin eleştirilmesinin doğal olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu konuya ilişkin basın yayın ve ifade hürriyeti söz konusudur. Bu ısrarla korunmalı ama birtakım normlardan bahsedeceksek, muhalefetin de tartışılması lazım. Muhalefetin de oyuna dahil olması ve muhalefeti de tartışmanın içine çekmek lazım" dedi.