Engelli ailelerine "aşırı koruyuculuk" uyarısı

Engelli ailelerine "aşırı koruyuculuk" uyarısı
Engelli ailelerine "aşırı koruyuculuk" uyarısı
- Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Danışmanı Aslantekin: - "Aşırı koruyuculuk, çocukların zihinsel, ruhsal, fiziksel gelişimlerini engeller, özgüvenlerinin gelişmesini önler. Çocuklar pısırık, hiçbir şey yapamaz ve özgüvensiz olur"

BALIKESİR (AA) - Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Danışmanı Filiz Aslantekin, "aşırı ilgisizliğin", görme engelli çocukların aile ve sosyal bağlarını zayıflatabildiğini, "aşırı koruyuculuğun" ise pısırık olmalarına yol açabileceğini söyledi.

Altıeylül Vefa Derneği ve Türkiye Görme Engelliler Derneği Balıkesir Şubesi, görme engelli çocukların ailelerine yönelik eğitim semineri gerçekleştirdi.

"Görme Engelli Öğrencilere Farkındalık Yaratma" başlıklı seminerde konuşan Aslantekin, görme engellilere de sağlıklı çocuklar gibi eğitim verilmesi gerektiğini anlattı.

Yanlış bilgilerle donatılan ailelerin çocuklarına da yanlış bilgiler aşıladığını vurgulayan Filiz Aslantekin, bunun ileride düzeltilmesi zor sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Görme engellilerin yetiştirilmesinde iki önemli konuya dikkat edilmesi gerektiğine değinen Aslantekin, şöyle konuştu:

"Engelli çocukların yetiştirilmesinde benimsenmesi gereken iki temel özellik var. Birincisi, normal bir çocuğun nelere, hangi düzeyde ihtiyacı varsa, engelli çocuğun da aynı düzeyde ihtiyacı vardır. İkincisi, bir çocuk hangi yaşta, hangi becerileri öğrenebiliyorsa, görme engelli çocuklar da aynı yaşlarda aynı becerileri öğrenirler. Örneğin, geçmiş yıllarda görme engelli çocuklar için eğitim süresinin 6 yıl olması öngörülüyordu ama sonrasında normal çocuklarda 4 ya da 5 yıl ise görme engelli çocukların da aynı sürede öğrenebileceğinin farkına varılmış ve eğitim süresi değiştirilmiştir.

Aileler çocuklarına bazen çok koruyucu, bazen de aşırı ilgisiz davranıyor. Aşırı ilgisizlik herhalde kabullenmeme evresinde yaşanabiliyor. Bazı ailelerin çocuklarını reddetme gibi sorunlardan kaynaklanan ihmaller söz konusu olabilir. Bu da çocukların aile bağları ve sosyal ilişkilerinin zayıflamasına ve uyumsuz olmasına sebep olabilir. 'Aşırı koruyuculuk', çocukların zihinsel, ruhsal, fiziksel gelişimlerini engeller, özgüvenlerinin gelişmesini engeller. Çocuklar pısırık, hiçbir şey yapamaz ve özgüvensiz olur. Sonrasında kendi ayakları üzerinde duramayacak karakterde çocukların yetişmesine sebep olur."

Çocuğun, "dökersin", "elleme" ve "yapma" gibi uyarılarla kendi başına oyun oynamasının engellenmemesi gerektiğine işaret eden Filiz Aslantekin, bu durumun, onların "bağımsız hareket etme becerisinin gelişmemesine" yol açacağını da sözlerine ekledi.

Seminerde daha sonra Aslantekin, katılımcıların sorularını yanıtladı.