Kazdağları'ndan meyve sebzelere "anne sütü" üretiyorlar

Kazdağları'ndan meyve sebzelere "anne sütü" üretiyorlar
Kazdağları'ndan meyve sebzelere "anne sütü" üretiyorlar
- Havran'da kurulu bir firma, Kazdağları'ndan çıkardığı leonardit madeninden, "bitkilerin anne sütü" olarak nitelendirilen "humik asit" elde ediyor - Firma sahibi Erözel: - "Humik asit, bitkinin, meyve ve sebzelerin anne sütü gibidir. Bir bitkiye yapılabilecek en büyük iyilik, toprağına leonardit yani humik asit vermektir"

BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Havran ilçesinde kurulu bir firma, Kazdağları'ndan çıkardığı leonardit madeninden, bünyesinde bitkiler için önemli 60 element ve organik madde bulunan, tarımsal üretimde yüzde 200'e varan artışlar sağladığı belirtilen "humik asit" üretiyor.

Firma sahibi makine mühendisi Nezih Erözel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllardır organik gübre sektöründe fabrika kurumları yaptığını belirterek, ilk kez kendi tesisini hayata geçirdiğini ve tarım sektörü bakımından büyük önemi bulunan doğal gübre ürettiğini söyledi.

Piyasada kullanımda olan çoğunlukla ithal da gelen "humik asit"i organik yaşam formunu kaybetmeden tamamen doğal üretimini gerçekleştirdiklerini ifade eden Erözel, bu asidi "leonardit" madeninden elde ettiklerini anlattı.

Bu madenin kömürden önceki form olup 50-70 milyon yıllık bir süreçten sonra oluşan bir çeşit fosil olduğunu aktaran Erözel, şöyle konuştu:

"Jeolojik bir olay sonrası oluşan bir çeşit fosil. Bu maden, uzun yıllar alınmazsa yani birkaç milyon yıl sonra kömür haline gelir. Kömürden 15-20 milyon yıl önceki hali denilebilir. Bu maden doğadaki her bitki için sağlanabilecek en büyük besin zincirinin süpermarketidir. Bu madenden elde edilen humik asit içinde çinko, mangan, fosfor, demir hatta bor gibi 60 çok önemli element var. Organik maddeler de bulunuyor. Muz, erik, kiraz hatta Afrika'nın balta girmemiş bir ormanındaki mantarın ihtiyacı olan elementi bile bulunduruyor bünyesinde. Leonarditi Kazdağları'ndan alıyoruz. Her leonarditten humik asit olmaz. Kazdağları'ndaki damar adeta humik asit için yaratılmış gibi her özelliği bünyesinde barındırıyor."

Tamamen organik humik asitin sıvı değil poliaromatik formda olduğunu belirten Erözel, ayrıca bu asidin bitkiye zarar veren patojenleri yakalayıp zararı önlediğini dile getirdi.

Humik asitin yapabilmesi için fazla sıcaklığa maruz kalmaması gerektiğini vurgulayan Erözel, "55-60 derece arasında sıcaklıkta üretilmesi gerekir. Hiç bakteri yoksa çözelti içindeki yararlı maddeler bitkiye taşınmaz. Türkiye 'deki üretim 100-180 derece arasında yapılıyor, hatta 240 derecede suyu buharlaştırılıp toz oluyor. Bu durumda özelliğini tamamen kaybediyor. Ürettiğimiz yüzde 100 biyolojik formdadır çünkü 60 derecenin üzerinde sıcaklık uygulamıyoruz" ifadesini kullandı.

- 8,5 metrelik mısır üretildi

Humik asit uygulanan toprağın nötrleştiğini anlatan Erözel, "Toprak, humik asit uygulanmasından sonra en az 100 bin yıl önceki, doğal haline geliyor diyebiliriz. Humik asit uygulanınca yüzde 200'e varan üretim artışı oluyor, çünkü bitki kendine geliyor, adeta depara kalkıyor. Humik asit, bitkinin, meyve ve sebzelerin anne sütü gibidir. Bir bitkiye yapılabilecek en büyük iyilik, toprağına leonardit yani humik asit vermektir. Mesela kalsiyum eksikliği varsa humik asit sayesinde bitki topraktan ihtiyacı olanı alır" diye konuştu.

Bir çeşit gübre olan bu ürünün uygulandığı mısırların 8,5 metre yüksekliğe ulaştığını, 234 kilogram kabak üretildiğini ifade eden Erözel, marul üreticilerinin de çok memnun olduğunu söyledi.

Piyasada çok büyük sahtekarlık yapıldığını, özelliği taşımayan sıvıların humik asit adı altında satıldığını ileri süren Erözel, "Çiftçileri aldatmaya çalışıyorlar. Br hafta arayla iki kez uygulanıyor sezonda. Kimyasal ürünlerde çiçek dönemi öncesi diye tabirler var. Bu üründe zaman yok. Ne zaman kullanırsanız kullanın. Fazlası zarar vermeyen bir ürün. Şu anda aylık kapasitemiz 120 ton, tesis büyüyor, aylık 200 tona çıkacak" değerlendirmesinde bulundu.