Kızı oltayla tutuyor annesi pişirip satıyor

Kızı oltayla tutuyor annesi pişirip satıyor
Kızı oltayla tutuyor annesi pişirip satıyor
- Balıkesir'in kırsal mahallesinde 4 yıl önce balık lokantası açan anne ve kızı, yakaladıkları balıkları pişirip müşterilerine sunuyor - Kızının Çaygören Barajı'ndan tuttuğu balıkları pişiren anne, servis ettiği domates, salatalık, biber, maydanoz gibi sebzeleri de lokantanın önündeki bahçeden doğal ve taze olarak topluyor - Anne Serdengeçti: - "Baraj bize ne verirse o gün onu ikram ediyoruz. İhtiyaçtan fazlasını avlamıyoruz, bazen de yakaladığımızın üzerinde talebi karşılayamıyoruz"

BALIKESİR (AA) - SEYHAN KIRICI - Sındırgı ilçesinde yaklaşık 4 yıl önce açılan balık lokantasında annenin pişirip sattığı balıkları, kızı oltayla barajdan yakalıyor.

İlçenin kırsal mahallelerinden Çaygören'de oturan Ayşe Serdengeçti (50) ve kızı Tuba Kahveci (35), yaklaşık 4 yıl önce iki katlı evlerinin altını küçük bir balık lokantasına dönüştürdü.

Çaygören Barajı manzaralı lokantada ilk dönemlerde balıkçılardan aldıkları sazanları pişirip satan anne ve kız, bir süre sonra girdi maliyetlerini azaltma adına kendi balıklarını tutmaya başladı.

Anne Serdengeçti, AA muhabirine yaptığı açıklamada, lokantanın baraj manzaralı olmasının büyük avantaj sağladığını belirterek, günlük avladıkları balıkların tazeliği nedeniyle müşterileri tarafından çok beğenildiğini söyledi.

Balığın yakalanmasından pişirilip müşteriye sunulmasına kadar her aşamasının kendi ellerinden geçtiğini anlatan Serdengeçti, şunları kaydetti:

"Balıkları Çaygören Barajı'ndan kızım Tuba tutuyor. Kızım baraj kıyısına kamp kuruyor, genellikle de sazan yakalıyor. Sinek oltasıyla küçük farklı türlerde balıklar da avlıyor. Bazen 3 kiloluk, bazen 5 kiloluk sazan avlıyor. Balıklar, taze taze lokantaya geliyor. Bunlar porsiyonluk oluyor ve müşterisi özel oluyor. Kızıma erkek kardeşim de yardım ediyor. Günlük tüketeceğimiz balığı bu şekilde karşılıyoruz. Biz günlük 5-10 kilogram civarında balık avlıyoruz, bu da yetiyor. Bazı günler iki kilogramda kalıyoruz ve müşterimize bu kadar sunabiliyoruz. Yani baraj bize ne verirse o gün onu ikram ediyoruz. İhtiyaçtan fazlasını avlamıyoruz, bazen de yakaladığımızın üzerinde talebi karşılayamıyoruz. Olursa bazen isteyen müşterilerimize çiğ balık veriyoruz."

- Sebzeler de lokantanın önündeki bahçeden

İlçenin termal turizm bakımından hareketli olduğunu dile getiren Serdengeçti, bölgeye Türkiye 'nin her noktasından vatandaşların geldiğini belirtti.

Nadir olarak yabancıların da uğradığını anlatan Serdengeçti, "Gelen müşterilerin tamamı balığımızdan da manzaramızdan da memnun. Müşterilerimize, 'Yediğiniz balıkları gördüğünüz barajdan avlayıp getiriyoruz' deyince memnun kalıyorlar. 'Yiyin, beğenmezseniz para vermeyin' diyorum, net konuşuyorum. Bugüne kadar da 'Beğenmedim' diyen olmadı" ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda balığın yanında sunulan sebzelerin lokantanın önündeki bahçeden temin edildiğini aktaran Serdengeçti, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca bölgemizde doğa turizmi de yapılıyor. Yürüyüş, dağcılık gibi. Buraya gelen sporcular sabah kahvaltı için geliyorlar. Kahvaltıda olsun balığın yanında olsun servis ettiğimiz domates, salatalık, biber, maydanoz gibi sebzeleri lokantanın önündeki kendi bahçemizde doğal ve ilaçsız yetiştiriyoruz. Bazen müşterimize gidin kendiniz toplayın, koparın diyoruz. Çok hoşlarına gidiyor, meyve ağaçlarımız var onlardan da topluyorlar. Ayvayı sadece manavda görmüş müşterilerimiz ağaçtan toplarken çok heyecanlanıyor. Bahçemiz hemen lokantamızın önünde."

Baraj kıyısında balık avlayan Kahveci ise barajın kıyısına kamp kurarak saatlerce balıkların oltaya takılmasını beklediğini belirterek, "Günlük ortalama 5-10 kilogram arasında balık tutuyorum. Bunları annem restoranda pişirip satıyor" dedi.