Manyas Kuş Cenneti'nin ilk bekçisi Kızılay:

Manyas Kuş Cenneti'nin ilk bekçisi Kızılay:
Manyas Kuş Cenneti'nin ilk bekçisi Kızılay:
- "44 yıl, Kuş Cenneti'nin bekçiliğini yaptım" - "Kuş Cenneti'ni ülkemize kazandıran kişi Alman Kuş Bilimci Prof. Dr. Kurt Kosswig'tir."

BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Manyas ve Bandırma ilçeleri içinde yer alan Kuş Cenneti'nin ilk bekçisi Alı Kızılay (95), bölgenin keşfini Alman Kuş Bilimci Prof. Dr. Kurt Kosswug'in yaptığını söyledi.

44 yıl Kuş Cenneti'ne bekçilik yaptığını ifade eden Kızılay, bölgedeki kuş türünün dünyanın hiç bir yerinde bulunmadığını belirtti. Görevi sırasında yerli ve yabancı olmak üzere bir çok kuş bilimcisinin bölgede incelemeler yaptığını dile getiren Kızılay, şunları kaydetti:

"Kuş Cenneti'ni ülkemize kazandıran kişi Alman Kuş Bilimci Prof. Dr. Kurt Kosswig'tir. Kosswig ile 24-25 yıl birlikteydik. 44 yıl, Kuş Cenneti'nin bekçiliğini yaptım. Kosswig, ne zaman İstanbul, İzmir ve Ankara'ya gelse, bana uğrayarak, buradaki kuşlar hakkında bilgi alırdı. Manyas Kuş Cenneti gibi bir doğa dünyada yok. Çünkü burada, kuşların yaşamaları için çok elverişli bir ortam var. Küçük balıkların bolluğu, kuşların beslenmelerinde rahatlık sağlıyor. Kuş Gölü ile eski ismi Apolyont olan Ulubat Gölü, birbirini tamamlıyor. Kuş Gölü, kendisine yakın olan Ulubat Gölü'nden yararlanıyor. Ülkemizde bugün göllere sahip çıkılıyorsa, bu bilinci ilk veren ve öncülük yapan bilim adamı Kosswig'tir."

1924 Bandırma doğumlu Kızılay, Kosswig ile zaman zaman görüştüklerini ve Kuş Cenneti'nde bir çok anıları olduğunu aktardı. Kosswig'in Manyas Kuş Cenneti'ni nasıl keşfettiğini anlatan Kızılay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kosswig, 1938'de Hitler'in zulmünden kaçarak İstanbul'a geldi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk , Hitler'in zulmünden kaçarak, Türkiye Cumhuriyeti'ne sığınmak isteyen Kosswig'inde içinde bulunduğu bilim adamlarını, bizim üniversitelerimize davet etmişti. Kuş bilimci (Ornitolog) olan Kosswig, yanında öğrencileri ve eşiyle bir yaz günü, Güney Marmara'da kuşların göç yollarını incelerken bizim köyün yakınından geçiyordu. Sürüler durumunda kuşların göl kenarına konduğunu gördü. Otomobili durdurup incelemeye başladı. Sandalla gölün içinde dolaşarak, ağaçların üzerindeki kuşların yuvalarını ve çevreyi inceledi. Göç yolları üzerindeki kuşların yuvalarını ve çevreyi inceledi. Göç yolları üzerindeki bu yerin 'Kuş Cenneti' olduğunu ilk kez köylülere o duyurdu."

O yıllarda kendisinin gölden balık avlayarak veya göl kıyısındaki tarlalarda çalışarak geçimini sağladığını vurgulayan Kızılay, "Burası Kuş Cenneti unvanını kazanınca ilk bekçi olarak ben görevlendirildim. O yıllarda Kuş Cenneti, dünya kuş bilimi literatüründe yerini aldı. Her zaman bilim adamları ve öğrenciler gelip kuşları ve gölün yapısını incelediler. Önce gözetleme kulesi yapıldı, böylece kuşlar, dürbünle gözlenebildi" dedi.

Şu an Kuş Cenneti müzesinde doldurulmuş sergilenen hayvanların kendisi tarafından yapıldığını sözlerine ekleyen Kızılay, "16 kuşu, ayakta duracak biçimde, tek başıma doldurdum. Hazırlanan camlı vitrinlere yuvaları, yavruları ve yumurtaları ile kuru otlar, sazlar arasına koyduk. Müzeyi gezenlerin, kuşları Kuş Cenneti'ndeki yılan ve göl balıklarından seçtiklerimizi de ilaçlı su dolu kavanozlarda müze raflarına yerleştirdik. Kurt Kosswig, bana kuşlarla ilgili çok şey öğretti. Yabancı ve Türk araştırmacılara Kuş Cenneti'ni hep ben gezdirip bilgiler verirdim" diye konuştu.