Meme kanseriyle mücadelesinde kanarya sevgisi etkili oldu

Meme kanseriyle mücadelesinde kanarya sevgisi etkili oldu
Meme kanseriyle mücadelesinde kanarya sevgisi etkili oldu
- Bandırma'da 7 yıl önce meme kanserine yakalanan ve hastalık lenf bezlerine de sıçrayan Resmiye Ataç, azmi ve mücadelesiyle sağlığına kavuşurken bunda her gün konuştuğu, türküler söylediği kanaryalara duyduğu sevgi etkili oldu - Ataç: - "Ameliyat ve seanslar derken mücadelemiz 6 yıl sürdü. Bu mücadelede önce eşim sonra kanaryalar yanımda oldu" - Şenol Ataç: - "Eşim zorlu bir tedavi sürecini başarıyla atlattı ve bugün tamamen sağlığına kavuştu. Kanser hücrelerinden eser kalmadı" - Opr. Dr. Soylu: - "Hastamız kanarya sevgisiyle moralini yüksek tutmuş"

BALIKESİR (AA) - ZAFER AKPINAR - Balıkesir'in Bandırma ilçesinde, 7 yıl önce meme kanserine yakalanmasından sonra kanarya beslemeye başlayan Resmiye Ataç (54), hastalığıyla mücadele ederkenr kuşlarıyla ilgilenmesinin yararını gördü.

Bandırma Kuş Sevenler ve Yetiştirenler Derneği Başkanı Şenol Ataç (55), AA muhabirine yaptığı açıklamada, 7 yıl önce Eti Maden İşletmeleri Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletmesinin laboratuvar biriminden emekliye ayrıldığını belirterek, o dönem eşine meme kanseri tanısı konulduğunu söyledi.

Eşindeki kitlenin kısa sürede yayıldığını ve lenf bezlerine sıçradığını öğrendiklerini dile getiren Ataç, Bursa'da özel bir hastaneye gittiklerini ve burada kendilerine "Tedavide moral, bir uğraş ve hobi çok önemlidir" denildiğini aktardı.

Ataç, bunun üzerine evine 7 kanarya aldığını ve bir yıl sonra da dernek başkanı olduğunu anlattı.

Özel bir hastanede başlayan tedavilerinde Opr. Dr. Ruşen Ali Soylu tarafından eşinin ameliyat edildiğini, ilk olarak memedeki kitlenin, lenf bezleri ve diğer yerlerdeki kanser hücrelerinin temizlendiğini vurgulayan Ataç, şöyle konuştu:

"Sonra Bursa'daki Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi'nde tedavimiz devam etti. 8 seans kemoterapi aldı. İlaç tedavisi uygulandı. Eşim o dönem kanaryalara merak saldı. Onlarla ilgilenmeye hatta çoğaltmaya başladı. O dönemde 7 olan kanarya sayımız bugün 40'ın üzerine çıktı. Her gün iki saat kuşlarla ilgilenir, yumurtadan yavru çıkıp çıkmadığını takip eder, yavru sever, büyütür. Kanaryalar eşime büyük moral verdi, hastalığın stresini atmasını sağladı. Akşamları yürüyüşler yaptık. Beslenmeye özen gösterdik. Protein ağırlıklı gıdalar tükettik. 7 yıldır şeker, tatlı ve turşu yemiyor. Un, makarna ve beyaz ekmeği 'yok' denilecek kadar azalttı. Eşim zorlu bir tedavi sürecini başarıyla atlattı ve bugün tamamen sağlığına kavuştu. Kanser hücrelerinden eser kalmadı."

Ataç, Türkiye Kanarya ve Kafes Kuşları Federasyonu tarafından düzenlenen yarışmalara, eşinin ürettiği kanaryalarla katıldıklarını bildirdi.

Bu yarışmalardan 100'ün üzerinde ödül aldıklarına değinen Ataç, "Her ödül bir moral oldu. Eşim ahşaptan el işi kuş yuvaları da yapıyor. Bu yuvalarla da katıldığı bazı yarışmalardan hediyeler kazandı. Önceden benim kazandığım ödülleri eşim alıyor. Eşim birinci, ben üçüncü oluyorum" ifadesini kullandı.

- Kanaryalara ninni ve türkü söylüyor

Resmiye Ataç ise hastalıktan kurtulmasında moralin etkisine dikkati çekerek, bu konuda da kanaryalara çok şey borçlu olduğunu belirtti.

Kuşlarla güzel zaman geçirdiğini, onlarla ilgilenmeyi çok sevdiğini anlatan Ataç, kanaryalarına  sabah ve akşamları birer saatini ayırdığını ifade etti.

Kanaryaların yanına gelince stresini attığını, hastalığını unuttuğunu dile getiren Ataç, şunları kaydetti:

"Tümör ilk tespit edildiğinde çok üzüldük. Ne yapacağımızı şaşırdık. Ardından zorlu bir tedavi süreci başladı. Ameliyat ve seanslar derken mücadelemiz 6 yıl sürdü. Bu mücadelede önce eşim sonra kanaryalar yanımda oldu. Onların desteği bana büyük moral verdi. Ötüşünü, yavrularını, yavrunun ilk kanat çırpınışını seviyorum. Kuluçkaya yatan kanaryanın altında yumurta görünce dünyalar benim oluyor. Yuvaya bakıyorsunuz, 4-5 yavru var, seviniyorsunuz. Mutluluk veriyor. Sesimi duyunca heyecanlanıyorlar, ötmeye başlıyorlar. Eşim elini kafese sokunca korkuyorlar, bende ise daha farklı davranış sergiliyorlar. Kafeslerin bulunduğu yere girince adeta kıyamet kopuyor. Onlarla konuşuyorum, 'Hani benim kızlarım, hani benim yavrularım, çocuklarım' diyorum. Bazen de ninni, türkü söylüyorum ama dışarıdan biri geldiği zaman susuyorlar, yabancı birini görünce sessizleşiyorlar. Onlarla konuşunca onlar da bana tepki gösteriyor."

Ataç, kanarya sevgisiyle kanserle mücadelesini kazandığını söyleyerek, "Benim gibi bu hastalığa yakalananlara söylüyorum; kesinlikle umutsuzluğa kapılmasınlar. Destekle aşılmayacak zorluk yok" diye konuştu.

Doktor Soylu ise kanserle mücadelede moral ve motivasyonun büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Hastamız kanarya sevgisiyle moralini yüksek tutmuş. Bir başkası farklı yöntemlerle moral bulabilir, hastalığın yarattığı olumsuz etkileri unutabilir. Kanser hastaları için morallerini yüksek tutmak için sanatçıların verdiği konserler de bunun içindir" ifadesini kullandı.